- Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) yargıcı Nicolas Guillou, ABD yaptırımlarının hedefi haline gelince dijital yaşamın neredeyse tamamından dışlanan bir duruma düştü
- Süreç, İsrail Başbakanı Netanyahu ile Savunma Bakanı Gallant hakkında savaş suçu suçlamasıyla çıkarılan tutuklama emirlerinin ardından ABD Hazine Bakanlığı'nın 6 ICC yargıcı ve 3 savcıyı yaptırım listesine almasıyla başladı
- Amazon, Airbnb, PayPal gibi ABD şirketlerindeki hesapları derhal kapatıldı; Expedia üzerinden yaptığı rezervasyonlar da otomatik iptal edildi ve böylece e-ticaret hizmetlerini kullanamaz hale geldi
- Visa, Mastercard, American Express gibi ABD ödeme ağları Avrupa'da fiilen tekel konumunda olduğundan banka işlemleri ve dolar ödemeleri de engellendi
- Guillou, bu olayın ABD'nin teknoloji ve finans üzerindeki etkisini gösterdiğini söyleyerek, AB'nin dijital ve finansal egemenliğini güvence altına almasını ve engelleme tüzüğünü devreye sokmasını istedi
ABD yaptırımları ve arka planı
- ABD, Gazze Şeridi'nin yıkımıyla bağlantılı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar suçlamalarıyla İsrailli liderleri suçlayan ICC kararını kınadı
- Bunun üzerine ABD Hazine Bakanlığı, 6 ICC yargıcı ile 3 savcıyı yaptırım hedefi olarak belirledi
- Yaptırım listesine alınan Yargıç Nicolas Guillou, yaşadığı durumu “internet öncesi 1990'lara yapılan dijital bir zaman yolculuğu” olarak tanımladı
Dijital hizmetlerden dışlanma
- Guillou, Le Monde röportajında yaptırımlar sonrası ABD şirketleriyle bağlantılı tüm hesaplarının kapatıldığını açıkladı
- Amazon, Airbnb, PayPal hesapları anında kapatıldı, Expedia rezervasyonları da otomatik olarak iptal edildi
- ABD şirketlerinin dahil olduğu tüm e-ticaret işlemleri yasaklandığı için çevrimiçi alışveriş ve rezervasyon yapamaz hale geldi
- Günlük dijital faaliyetlerin büyük bölümünden dışlandığını, ABD şirketlerinin dahil olmadığı işlemleri bulmanın zor olduğunu söyledi
Finans sisteminden kesilme
- American Express, Visa, Mastercard gibi ABD'li ödeme şirketleri Avrupa'daki ödeme ağlarına hakim olduğu için ödeme sistemlerine erişimi tamamen kesildi
- Bazı ABD dışı banka hesapları da kapatıldı; dolar işlemleri ve döviz bozdurma yasağı nedeniyle finansal erişimi daha da sınırlandı
Dijital egemenlik tartışması ve Avrupa'nın yanıt verme ihtiyacı
- Bu olay, ABD teknoloji ve finans altyapısına bağımlılığın ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor
- Guillou, Avrupa'nın dijital ve finansal egemenliğini sağlamadan hukukun üstünlüğünü güvence altına almanın da zor olacağı uyarısında bulundu
- AB'nin Regulation (EC) No 2271/96, yani 'Blocking Regulation' düzenlemesini ICC için uygulaması gerektiğini savundu
- Böylece ABD gibi üçüncü ülkelerin yaptırımlarının AB içinde hukuki etki doğurmasının engellenmesi gerektiğini söyledi
- Bu düzenleme devreye girerse AB şirketleri ABD yaptırımlarına uyamaz ve ihlal durumunda tazminat sorumluluğu doğar
Avrupa'da dijital egemenlik tartışmasının bağlamı
- Son Almanya-Fransa zirvesinde de dijital egemenlik meselesi ana gündem maddelerinden biri oldu
- Guillou vakası, bu tartışmalar içinde ABD'ye bağımlı yapının pratik risklerini somut biçimde ortaya koyan bir örnek olarak anılıyor
1 yorum
Hacker News görüşleri
ABD bu tür yaptırım kozlarını (leverage) kullanmaya devam ettikçe, sonunda bu aracın etkisini yitireceği düşünülüyor
Çin’e yönelik yarı iletken yaptırımlarında olduğu gibi, başlangıçta darbe vurdu ama sonuçta Çin’in kendi yarı iletken sanayisini kurması için bir fırsata dönüştü
Sonunda AB de aynı yoldan gidecek
EUV ekipmanını kendisi üretemediği sürece, ABD’nin EUV ablukası hâlâ etkili
Çin’in Batı kamuoyu üzerinde etki operasyonları yürütmesi, teknik olarak geri kaldığının bir göstergesi gibi görünüyor
Nadir toprak elementleri gibi kritik mineraller aslında yaygın, ancak Çin bunları silahlaştırınca dünya genelinde yeni madencilik projeleri hızla arttı
Bu tür güçler sonuçta bir kez kullanıldığında yok olan bir yanılsama gibi
Belirleyici bir silah olabilecek kaldıracı kendi eliyle etkisizleştirmiş oldu
Habere göre AB, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) ile ilgili ABD yaptırımlarına karşı mevcut engelleme tüzüğünü (Regulation (EC) No 2271/96) devreye alabilir
Bu tüzük yürürlüğe girerse, AB şirketleri ABD yaptırımlarına uyamayacak ve ihlal halinde tazminat sorumluluğu doğacak
ABD ile Çin arasında baskı altında, doğuda ise Rusya’nın işgali sürüyor
Böyle bir ortamda ABD desteğini kaybetmeye yol açabilecek misilleme önlemleri riskli
Sonuçta Rusya’nın hızlı bir zafer kazanma ihtimali artar
Geçmişte İran nükleer anlaşması (JCPOA) sırasında da benzer bir yasa vardı ama kullanılmadı
Hatta AB’nin gazetecilere yaptırım uyguladığı düşünülürse, bu kez de zamana oynama stratejisini seçeceği tahmin ediliyor
İlgili haber: EU travel ban on three journalists
Orijinal haber: Le Monde makale bağlantısı
Arşiv: archive.is/TleMk
Sorunun, AB liderliğinin gerçekte anlamlı bir adım atmaması olduğu düşünülüyor
Dijital egemenlik isteniyorsa yabancı mülkiyetli bulut hizmetleri veya kapalı kaynak yazılımlar yasaklanmalı ve yerli teknolojiye geçilmeli
Ama hâlâ IBM, Microsoft gibi şirketlerle ortaklık sürüyor
Geçmişteki Safe Harbour ya da çerez düzenlemeleri gibi, somut önlem almadan sadece söylemi değiştiren bir yaklaşım söz konusu
Silah alımları gibi alanlarda değişim görülüyor ve ABD’ye duyulan güven uzun vadede aşınıyor
AB değerler belgesi: EU aims and values
Rekabet cezaları bile yalnızca ‘iş yapma maliyeti’ olarak görülüyor
Sonuçta vatandaş refahına kayıtsız bir yapı ortaya çıkıyor
ABD uzun süredir bu tür ekonomik yaptırımları silahlaştırma stratejisini geliştiriyor
Küresel şirketlerin çoğunun ABD’de varlığı ya da işlem altyapısı bulunduğu için, yaptırımları ihlal ederlerse devasa para cezalarıyla karşılaşıyorlar
Eğer gerçekten uygulanırsa, şirketler her iki taraftan da para cezası yedikleri bir durumda kalabilir
Pratikte büyük ihtimalle hiçbir şey olmayacak, ama bu durum AB-ABD pazarlarının ayrışmasının bir işareti olabilir
“Amazon, Airbnb, PayPal hesaplarımın hepsi kapatıldı ve Expedia rezervasyonum da iptal edildi” örneğini görenler, bu tür önlemlerin hukuki olup olmadığını sorguluyor
Ahlaken haksız ama hukuken yasal
İstisna yalnızca yüksek bedelli enterprise hesaplar
“Dolarla yapılan işlemlerin tamamı ABD düzenlemelerine tabidir” gerçeği yeni bir şey değil
1990’ların başında bankacılık sektöründe de bu şekilde eğitim veriliyordu
Örneğin, İsviçre’de Etiyopyalı bir silah tüccarı Rus ürünlerini dolar üzerinden alıp satarsa, ABD müdahil olabiliyordu
Kişinin tanımadığı bir kurumun sınır ötesi yargı yetkisi nedeniyle yaptırıma uğraması gerçekten rahatsız edici olurdu
Üstelik bir tarafta savaş suçları, diğer tarafta idari yaptırımlar var; bu yüzden kıyaslamak zor
(1) İsrail başbakanı ile bakanlarının Fransız bir yargıç tarafından soruşturulması mı mağduriyet
(2) yoksa yargıcın ABD yaptırımına uğraması mı
Dolayısıyla bunun basit bir ‘sınır ötesi yargı yetkisi’ benzetmesi olduğu söylenemez
Haberde yalnızca Fransız yargıç Nicolas Guillou örneğinden söz edilse de, gerçekte 6 yargıç ve 3 savcı yaptırım listesinde
Fransa dışındaki ülkelerden gelenler, kendi ülkelerinde bile kartla ödeme yapmakta ya da nakit çekmekte zorlanıyor olabilir
Bu başlıktaki atmosferin, Ofcom’un 4chan cezası tartışıldığı zamankinden belirgin biçimde farklı olduğu söyleniyor