- ABD’de Trump yönetiminin başkanlık kararnamesi nedeniyle Microsoft, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) savcısının e-posta hesabını kapattı
- Microsoft uzun süredir ICC’ye dijital hizmetler sağlıyordu ve bu adımla birlikte bu tedarik kesildi
- Trump’ın hamlesi, İsrail savaş suçları soruşturmasıyla bağlantılı ve bu arka planda uluslararası gerilimlerin artmasına yol açtı
- Microsoft’un emre derhal uyması, Avrupalı politika yapıcılar için sarsıcı oldu
- Avrupa’da, ABD’nin teknolojik üstünlüğünün müttefikler için bile risk oluşturabileceğine dair kaygılar büyüyor
Olayın özeti
- Şubat 2025’te ABD Başkanı Trump, İsrail savaş suçları soruşturmasıyla bağlantılı olarak Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (ICC) başsavcısına yönelik bir başkanlık kararnamesi yayımladı
- Bu karar uyarınca ABD şirketlerinin savcı Karim Khan’a hizmet sunması yasaklandı
- Microsoft uzun süredir ICC’ye e-posta dahil dijital hizmetler sağlıyordu
Microsoft’un adımı ve etkileri
- Kararnamenin açıklanmasının hemen ardından Microsoft merkezi (Washington eyaletindeki Redmond’da) savcının e-posta hesabını devre dışı bıraktı ve böylece meslektaşlarıyla iletişimi sınırlandı
- Bu adım, ICC’nin İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarmasının hemen ardından geldi
Avrupalı politika yapıcıların tepkisi ve kaygıları
- Microsoft’un emri hızla uygulaması, Avrupalı politika yapıcılar için şok etkisi yarattı
- Bu olayın, yalnızca bir e-posta hesabının askıya alınmasının ötesinde, uluslararası siyasi bir sinyal olduğunun farkına varıldı
- Trump yönetiminin ABD’nin teknoloji hegemonyasını müttefiklere karşı da saldırgan biçimde kullanabileceğine dair kaygılar somutlaştı
Avrupa’nın yanıt verme ihtiyacı
- Bart Groothuis (Hollanda Savunma Bakanlığı’nın eski siber güvenlik sorumlusu, mevcut Avrupa Parlamentosu üyesi), “ICC olayı bunun gerçekten yaşanabileceğini gösteriyor” dedi
- ABD’li BT şirketlerini destekleyen geçmişteki tutumunu tersine çevirerek Avrupa’nın teknolojik egemenliğini güçlendirmesi gerektiğini savundu
Sonuç
- Bu olay, ABD’li teknoloji şirketlerinin küresel etkisinin ve politika değişimlerinin, dünya genelindeki kurumların işleyişi üzerinde somut sarsıntılar yaratabileceğini öne çıkardı
- Avrupa’da dijital egemenlik ve teknolojik bağımsızlık yönündeki seslerin yükselmesine vesile oldu
1 yorum
Hacker News görüşleri
archive edilmiş makale bağlantısı paylaşılıyor
Bunun zaten bir ay önce ortaya çıkmış bir haber olduğu vurgulanıyor; ilgili geçmiş tartışmalar olarak Microsoft'un ICC başsavcısının e-posta hesabını engellediği olay ve Microsoft'un ICC engeli: dijital bağımlılığın bedeli bağlantıları tanıtılıyor
Eski Danimarkalı ve AB diplomatı, aynı zamanda eski Microsoft çalışanı Casper Klynge'nin sözleri alıntılanarak, bu olayın Avrupa'nın bağımsız bir yol izlemesi gerektiğini kanıtlayan sembolik bir vaka olduğu görüşü paylaşılıyor; Avustralyalı bir bakış açısından, Avustralya'nın da ABD'ye bağımlılığını azaltması gerektiği düşünülüyor
ABD'nin yumuşak güç varlıklarını İsrail'i savunmak için kullanmaya devam ettiği, bu hedef almanın da İsrail'in savaş suçlarını soruşturduğu için gerçekleştiği yönünde arka plan değerlendirmesi yapılıyor
Danimarka Dijitalleşme Bakanlığı'nın bu olayın ardından yakında Microsoft'tan uzaklaşma yönünde adım atacağından bahsediliyor; bunun ilk adımla sınırlı kalmayıp daha fazla ülkenin ABD'li teknoloji şirketlerinden kopmasına doğru genişlemesi umuluyor, ilgili makale bağlantısı paylaşılıyor
GitHub gibi merkezi platformlar yerine, Forgejo yol haritasında yer aldığı gibi federatif ya da gerçekten dağıtık sistemlere ihtiyaç olduğu gündeme getiriliyor; herkesin faydayı paylaşabileceği bir yön öneriliyor
Açık kaynak bir alternatif geliştirildiği ve “Microsoft Exchange benzeri platformlara karşı gizlilik odaklı, üretici bağımsız bir alternatif oluşturmayı hedefliyoruz” ifadesi paylaşılarak proje blogu tanıtılıyor
ABD'de yaşıyor olsa bile karmaşık yazılımın kendisine güvenmediğini, kaynak koddan donanıma hatta günlük cihazlara kadar her yerde zafiyet ihtimali bulunduğunu vurgulayan bir yorum aktarılıyor; “ormanda çadır kurup yaşasanız bile bir yürüyüşçü fotoğraf çekerse sonunda yine de ifşa olursunuz” şeklinde aşırı bir kaygı mizahi biçimde ifade ediliyor
Bu olayın son derece ciddi olduğu, korunması gereken hesabın onun iş hesabı olduğu ve bu vakanın Avrupa'nın ABD'den hızla bağımsızlaşmasına yol açacağı savunuluyor
Microsoft'un başkanlık kararnamesine (EO) direnmemiş ya da itiraz etmemiş olması nedeniyle çok itaatkâr ve etkisiz olduğu eleştirisi yapılıyor
ABD'deki büyük BT şirketi yöneticilerinin yedek subay olarak atanması gibi örneklerle Beyaz Saray'la bağlantılar vurgulanıyor; hukuki durumdan çok iktidar sahiplerinin iradesinin önemli olduğu bir gerçeklikten söz ediliyor
Şirketleri insanmış gibi ele alma çabasına karşı çıkılıyor; şirket davranışının sonuçta kâr maksimizasyonuna dayandığı, hükümete direnmenin maddi bir getirisi yoksa bunu yapmaları için neden bulunmadığı, şirketlerin bir kişiliği olmadığı ve bu yüzden “etkisiz” nitelemesinin uygun olmadığı belirtiliyor
EO nedeniyle ilan edilen ulusal acil durum ve bunun hukuki dayanağı olan IEEPA açıklanıyor; Microsoft'un ICC atamasına itiraz edecek hukuki ehliyete (standing) sahip olup olmadığının belirsiz olduğu, dış politika ve ulusal güvenlikte başkana tanınan geniş hiyerarşik yetkilerin bulunduğu vurgulanıyor; sonuç olarak Microsoft'un yetersiz değil, hareket alanı dar bir durumda olduğu söyleniyor
EO bir yasa olmasa da Kongre desteğinin yeterince mevcut olduğu, ABD başkanlık yetkilerinin merkezileşmesinin yeni değil uzun süreli yurttaş ilgisizliğinin sonucu olduğu belirtiliyor; resmî hukuk açıklaması bağlantısı ekleniyor
Microsoft açısından tek bir hesap meselesi için hükümetle çatışmanın pratik bir fayda sağlamayacağı yönünde gerçekçi bir bakış sunuluyor
İlgili makale bağlantısında, ABD'nin teknoloji liderliğinin uzun süredir bir güç kaynağı olduğu ancak mevcut yönetimin bu konumu kendi eliyle zayıflattığı değerlendirmesi yer alıyor
Danimarka hükümetinin kısa süre önce Linux kullanımını resmen açıkladığı haberi paylaşılıyor; temel gerekçenin egemenliği korumak olduğu belirtiliyor, makale bağlantısı ekleniyor
Avrupa'nın, Merkel'in telefonunun hacklenmesi sonrasında kendi MS Office/e-posta ikame sistemini planladığı arka plan hatırlatılıyor; veri merkezi adaylarının seçimi dâhil olmak üzere 40 milyon hesaba kadar planın somutlaştığı anımsatılıyor
AB'nin gerçek uygulama eksikliği eleştiriliyor; çok sayıda görkemli açıklama yapıldığı ama somut sonuçların sık çıkmadığı sınırlamaya dikkat çekiliyor
Avrupa kapsamının fazla geniş olduğu, hâlihazırda çeşitli ticari ya da self-hosted e-posta alternatiflerinin bulunduğu vurgulanıyor; eski bir hizmet olan GMX mail'in de hâlâ kullanışlı olduğu söyleniyor
Bu olaydan sonra Microsoft'un Avrupa satış organizasyonundaki havanın oldukça kasvetli olacağına dair esprili bir ima yapılıyor
Microsoft'un aynı şeyin tekrar yaşanmaması için çalıştığına dair aktarımlar yer alıyor; bu olayın ardından ICC ile yapılan istişare sonucunda e-posta kesintisi kararının verildiği, önemli politika değişikliklerinin zaten yürütülmekte olduğu, ayrıca yaptırım uygulanan yargıçların e-posta hesaplarının kapatılmadığı belirtiliyor; Microsoft ve diğer ABD'li şirketlerin de Avrupalı müşterilere yönelik “egemenlik çözümleri” ile veri güvenliği ve hukuki korumaları genişletme duyuruları yaptığı, Amazon ve Google'ın da Avrupalı müşteriler için benzer politika güçlendirmeleri açıkladığı anlatılıyor