1. Değişikliğin her sütunu saldırı altında
(krebsonsecurity.com)Dilekçe hakkı
- Dilekçe hakkı, vatandaşların hükümete şikâyetlerini iletebilmesi veya eylem talep edebilmesi hakkıdır. Ancak Trump yönetimi bu hakkı birçok açıdan tehdit ediyor.
- Cumhuriyetçi milletvekillerine, bölgelerindeki town hall toplantılarından kaçınmaları tavsiye ediliyor; bunun nedeni, yönetimin bütçe kesintileri ve personel azaltımından etkilenen sakinlerin öfkesinden kaçınmak.
- Başkan Trump, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) taleplerini işleyen personeli işten çıkardı; oysa bu, basının ve kamuoyunun devlet kayıtlarını talep etmesi ve liderleri hesap verebilir kılması için kritik bir araç.
- Yönetim, Yemen saldırısı planlarını görüşmek için Signal kullandı; bunun, kayıt bırakmama amacı taşıdığı düşünülüyor.
- Hukuk firmalarını başkan ve yönetim aleyhine dava açmaktan caydıran adımlar atılıyor.
Toplanma özgürlüğü
- Başkan Trump, üniversitelerdeki protestoları bastırmak için federal fonları keseceği tehdidinde bulundu.
- Yönetim, yabancı öğrencilerin vatandaşlarla aynı ifade özgürlüğünden yararlanmadığını savunuyor.
- ICE, Filistin yanlısı öğrencileri tutuklamaya ve sınır dışı etmeye çalışıyor.
- Trump, protestoları bastırmak için orduyu kullanma niyetini ortaya koydu.
Basın özgürlüğü
- Başkan Trump birçok medya kuruluşuna dava açtı; bu, medyanın başkanı eleştirme veya ona meydan okuma konusunda çekingen davranmasını sağlamaya yönelik bir strateji.
- Meta, Trump’la olan davada uzlaşmaya gitti ve Facebook ile Instagram’da fact-checker’ları kaldırma kararı aldı.
- FCC, büyük yayın kuruluşlarına yönelik şikâyetleri yeniden gündeme alıyor; bu da basın özgürlüğünü tehdit eden bir adım olarak görülüyor.
İfade özgürlüğü
- Yönetim, devlet raporlarında kullanılmaması gereken kelimelerin listesini dağıtıyor.
- Birçok veri seti devlet sitelerinden kaldırıldı; bu da kamuoyunun ve araştırmacıların verilere erişmesini ve bunları kullanmasını zorlaştırıyor.
- Yönetim, belirli bakış açılarını destekleyen devlet hibelerini durdurmaya çalışıyor.
Din özgürlüğü
- Trump yönetimi, kiliseler, okullar ve hastaneler gibi yerlerde göçmenlik uygulamalarını yasaklayan politikayı geri çekti.
- Bu adım, din özgürlüğünü ihlal eden bir uygulama olarak eleştiriliyor.
- Bunun, antisemitizmi araçsallaştırarak göç karşıtı politikaları ilerletme girişimi olduğu düşünülüyor.
Trump Başkan’ın bu adımları, Macaristan Başbakanı Orban gibi otoriter liderleri taklit etme çabası olarak görülüyor. Bu durum, ABD’de basın özgürlüğü ve demokrasi için ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
1 yorum
Hacker News görüşü
"İfade özgürlüğü mutlakiyetçileri"nin mevcut yönetime verdikleri desteği yeniden düşünmelerini sağlayacak iyi bir kaynak derlemesi.
Kısa bir süre ABD’de yaşayıp çok haber dinlediğimde, kurucu babalar, denge ve denetleme mekanizmaları ve büyük Amerikan Anayasası üzerine övgüler hep aklımda kalmıştı
Bu makale, durumun ne kadar kötü olduğunu özetlediği için harika
İşçi sınıfına yönelik saldırılar, özellikle hizmet kaybı, eğitim ve gümrük tarifelerinin yol açtığı enflasyon hakkında yazılara ihtiyaç var
Her şey oldukça yanlış gidiyor
Bu makaleyi seven insanlarla paylaşırsanız, medyanın sahte haberleri ve mevcut yönetime haksız davranması yüzünden bunun haklı olduğunu söyleyecekler
Her şey Özgür Filistin protestocularıyla başladı
Yakın tarihli bir kazanım: ABD Yüksek Mahkemesi, New York Times vs. Sullivan kararına yönelik itirazı dinlemeyi reddetti
On yıllardır ABD’de yaşıyorum ve ilk kez fikrimi ifade etmekten korkuyorum
Bu ülkenin Aydınlanma ilkeleri üzerine kurulduğunu sanıyordum