Boeing’de güvenlik kültürü eksikliği: FAA raporu
- FAA, Boeing’de güvenlik kültüründe kusurlar olduğunu belirten 50 sayfalık bir rapor yayımladı.
- Uzman paneli, Boeing’in güvenlik kültüründe eksikler tespit etti ve çalışanların büyük bölümünün güvenlik sorunlarını bildirmeye ilişkin temel farkındalık konusunda yeterli düzeyde yetkin olmadığını belirtti.
- Panel, Boeing içinde tutarlı ve açık güvenlik bildirim kanalları ya da prosedürleri bulamadı; ayrıca çalışanların farklı bildirim sistemlerini nasıl kullanmaları gerektiğini ve hangi durumda hangi sistemi kullanacaklarını anlamadıklarını saptadı.
Boeing’den eylem planı talebi
- Raporda, Boeing’in daha önce Organization Designation Authorization (ODA) ve Safety Management System (SMS) uygulamaları için bir yol haritası sunduğu, ancak bu yol haritasında açıklanan değişiklikleri hâlâ tamamlamadığı sonucuna varıldı.
- Raporda, Boeing’in her bir tavsiyeyi ele almak için “kilometre taşı odaklı” bir yaklaşım içeren bir eylem planı geliştirmesi ve sonuçları FAA ile paylaşması tavsiye edildi.
GN⁺ görüşü
- Bu rapor, havacılık güvenliğinin önemini ve büyük uçak üreticilerindeki güvenlik kültürünün sürekli denetlenmesi gerekliliğini vurguluyor. Boeing gibi şirketlerdeki güvenlik kültürü eksiklikleri hava yolculuğunun güvenliğini doğrudan etkileyebileceği için, bu tür raporlar sektör genelinde farkındalık yaratmada önemli rol oynuyor.
- FAA raporu, Boeing’in güvenlik yönetim sistemini güçlendirmesi ve iç bildirim prosedürlerini netleştirmesi gerektiğine işaret ederek, diğer uçak üreticilerine de benzer sorunları önceden önleme ve iyileştirme fırsatı sunuyor.
- Boeing’in güvenlik kültürünü iyileştirmeye yönelik eylem planı, sektör standardı belirleyebilir ve diğer uçak üreticilerinin güvenlik yönetim sistemlerini güçlendirmesinde başvurulabilecek iyi bir uygulama örneği olabilir.
- Bu yaklaşım benimsenirken çalışan eğitimi ve güvenlik kültürüne sürekli yatırım yapılması gerekir; bu da uzun vadede güvenliğin artmasına ve maliyetlerin düşmesine katkı sağlayabilir.
- Boeing gibi büyük uçak üreticilerinin güvenlik kültürünü güçlendirerek elde edebileceği kazanımlar arasında hava yolculuğu güvenliğinin artması ve marka güveninin güçlenmesi yer alırken, dezavantajlar kısa vadeli maliyet artışı ve kurumsal değişime yönelik direncin aşılması gerekliliğidir.
1 yorum
Hacker News görüşleri
Raporda tespit edilen eksikler, 'adil kültür (Just Culture)' ve 'raporlama kültürü (Reporting Culture)' ile ilgili.
Boeing liderlerinin kendi çıkarlarını en üst düzeye çıkarırken maliyeti şirkete, ekonomiye ve ABD vergi mükelleflerine yüklediğine dair eleştiriler var. Bu davranışların suç teşkil eder gibi göründüğünü söyleyen bir görüş de dile getiriliyor.
1997'de McDonnell Douglas ile birleşmeden sonra güvenlik kültürünün bozulmaya başladığı yönündeki yaygın kanıyı doğrular gibi göründüğüne dair bir yorum var.
Şirketin raporlama istememesi nedeniyle, karmaşık raporlama sistemleri kurulmuş ve çalışanlar bunları nasıl kullanacaklarını bilmiyor olabilir şüphesi dile getiriliyor.
20 yıl önce ABD'de Big Three (Ford, GM, Chrysler) dışında başka otomobil üreticileri olmayacağı düşünülürdü; ancak bugün Tesla ve başka şirketler var. Buradan hareketle, 20 yıl sonra Boeing'e alternatif olabilecek bir ABD şirketi olup olmayacağı soruluyor.
Güvenlik olayları ekibinin insan kaynakları departmanıyla hiçbir bağlantısının olmaması gerektiği öneriliyor. Bu ekip çalışanları işten çıkaramamalı veya performans değerlendirmelerini etkileyememeli; sadece güvenlikle ilgili sorunları kaydetme ve soruşturma görevi üstlenmeli.
Boeing'in asıl sorununun MCAS tasarım felaketi ile sorunlu door plug olayının münferit vakalar olmaması, daha geniş bir problemin belirtileri olması olduğu belirtiliyor. Hâlihazırda uçan uçaklarda hangi gizli kusurların bulunabileceği ve bunların gelecekte ne tür sorunlara yol açabileceği konusunda endişe ifade ediliyor.
Boeing'de güvenlik politikaları veya prosedürleri olmadığı değil, kimsenin bunlardan haberdar olmaması nedeniyle hiçbir şeyin rapor edilmediği ya da düzeltilmediği söyleniyor. Airbus ve Embraer'de durumun nasıl olduğu da merak ediliyor.
MBA mezunlarının güvenlik kültürüne bir dolar değeri biçmekte zorlandığı belirtiliyor. Ağ güvenliği alanında benzer deneyimler yaşamış birinin görüşü de buna ekleniyor.
Şirket liderliğinin güvenlik uygulamalarını pervasızca aşındırması durumunda bireysel cezai sorumluluğun olup olmadığı soruluyor. Ölümlere yol açan üst düzey yöneticilerin kasıtlı kötü davranışlarının yargılanmasının, kültürü yeniden düzeltmeye yardımcı olabileceği görüşü paylaşılıyor.