- ABD’de Trump yönetiminin yönetim tarzının artık basit otoriterliğin ötesine geçerek açık faşist özellikler gösterdiğine dikkat çekiliyor
- Şiddetin yüceltilmesi, hukuk uygulamasının siyasallaştırılması, basının bastırılması, seçim sisteminin aşındırılması gibi çok sayıda unsur klasik faşizmle örtüşüyor
- ‘Güç haktır’, lider kültü, ulus ve soy merkezli yurttaşlık anlayışı gibi unsurlar da Trump düzeninde tekrar tekrar ortaya çıkıyor
- ABD hâlâ anayasa, yargı ve basın bağımsızlığını koruyor olsa da, başkanın kendisi faşist pratikleri güçlendirmeyi sürdürüyor
- Bu gerçekliği doğru kavramak için Trump’ı faşist olarak adlandırmanın gerekli olduğu vurgulanıyor
Faşizm kavramı ve Trump yönetimindeki dönüşüm
- Başlangıçta Trump’a faşist demekte tereddüt edilmiş olsa da, son dönemde politikalar ve söylemler arasındaki benzerlikler inkâr edilemeyecek kadar büyümüş durumda
- Geçmişte Trump yönetimi aile merkezli, özelleştirilmiş bir iktidar yapısı (patrimonyal yönetim) olarak görülüyordu, ancak bunun yalnızca bir yönetim tarzı olduğu belirtiliyor
- Son dönemde ise ideolojik ve örgütsel faşizme yönelerek siyasal tahakküm ve toplumsal yeniden yapılanmayı hedefleyen bir aşamaya geçtiği ifade ediliyor
- Trump’ın sınırsız güç iddiası, aşırı sağla ittifakı, yargı sisteminin siyasallaştırılması, devlet şiddetinin gösteriye dönüştürülmesi bunun işaretleri olarak sunuluyor
Faşist özellik 1: Normların yıkımı ve şiddetin yüceltilmesi
- Trump, 2015’te başkanlık yarışına girdiği andan itibaren kamusal nezaket ve yurttaşlık erdemleriyle alay ederek siyasal tabuları yıktı
- John McCain, Carly Fiorina, Megyn Kelly ile alay etti ve göçmenleri aşağılayan söylemlerini tekrarladı
- Bu tutumun yalnızca kabalık değil, ‘cumhuriyetçi erdemlerin’ çözülmesi üzerinden bir iktidar zemini kurma girişimi olduğu yorumu yapılıyor
- Şiddet, hem bir yönetim aracı hem de propaganda aracı olarak kullanılıyor
- Trump, şiddet yanlısı eylemcileri övme, işkenceyi savunma, göstericilere ve göçmenlere ateş açılmasını dile getirme gibi çıkışları tekrarladı
- ICE’ın askerileştirilmiş operasyon videolarını öne çıkararak şiddeti ulusal kimliğin bir parçası olarak yücelttiği belirtiliyor
Faşist özellik 2: Güce tapınma ve hukukun siyasallaştırılması
- Trump ve çevresi, “dünya güç ve iktidarla yönetilir” mantığını açıkça savunuyor
- Bunun George Orwell’in sözünü ettiği ‘zorba hayranlığı (bully-worship)’ ile aynı düşünce yapısı olduğu belirtiliyor
- Kolluk kurumları siyasi rakipleri bastırma ve intikam aracı hâline geliyor
- Trump, muhaliflerinin tutuklanmasını istedi ve anayasaya saygı duyup duymadığı sorusuna “bilmiyorum” dedi
- 470’ten fazla kişi ve kurumun misilleme hedefi olduğuna dair haberler bulunduğu aktarılıyor
- Yargı bağımsızlığının çöküşü, ABD yönetimini faşizm modeline yaklaştıran temel unsur olarak gösteriliyor
Faşist özellik 3: İnsanlıktan çıkarma ve polis devleti yönelimi
- Trump, karşıtlarını “haşere (vermin)”, göçmenleri ise “çöp” ve “kanı kirleten varlıklar” olarak tanımlıyor
- Başkan Yardımcısı Vance’in, solu ‘insan olmayanlar (Unhumans)’ diye niteleyen bir kitabı desteklediği belirtiliyor
- ICE’ın yarı askerî bir yapıya dönüştüğü, yurttaşları bile yasa dışı biçimde gözaltına aldığı, şiddet içeren baskınlar düzenlediği ve yanlış beyanlar verdiği ifade ediliyor
- 2025’te personelin iki katına çıkarıldığı, bütçesinin ise diğer tüm federal kolluk kurumlarının toplamından büyük olduğu belirtiliyor
- Hükümetin çekim ve propaganda yoluyla korku iklimi oluşturduğu, tepki hâlinde toplu cezalandırma imasında bulunduğu aktarılıyor
Faşist özellik 4: Seçimlerin aşındırılması ve özel-kamusal alanın iç içe geçirilmesi
- Trump, “2026 seçimlerine gerek yok” diyerek seçimlerin meşruiyetini sarsıyor
- 2020 başkanlık seçiminden sonra bir darbe girişimi yaşandığı, ileride de iktidar devrini reddetme olasılığının bulunduğu belirtiliyor
- Devlet ile özel sektör arasındaki sınırı yok sayarak şirketleri, üniversiteleri ve medya kuruluşlarını denetim altına almaya çalıştığı ifade ediliyor
- Yasaları hiçe sayarak TikTok’un mülkiyetini doğrudan kontrol etmeye yöneldiği ve böylece devlet = liderin şahsı biçimindeki faşist ilkeyi yeniden ürettiği söyleniyor
Faşist özellik 5: Basın baskısı ve dış saldırganlık
- Trump, basını “halkın düşmanı” olarak tanımlıyor; lisans iptali, dava ve baskınlar yoluyla baskı kuruyor
- Macaristan’daki Orban tarzı medya denetim stratejisini taklit ettiği belirtiliyor
- Dış politikada ise askerî gücün kötüye kullanımı ve toprak genişletme söylemini tekrarlıyor
- Venezuela petrolünü ele geçirme, Grönland’ı alma tehdidi gibi örneklerle 1930’lar tarzı yayılmacılığı yeniden ürettiği ifade ediliyor
- Uluslararası hukuku ve ittifakları küçümseyerek devletin mutlak iradesini öne çıkardığı belirtiliyor
Faşist özellik 6: Sınır aşan dayanışma ve milliyetçilik
- Trump, insan hakları desteğini azaltırken otoriter liderlerle dayanışma kuruyor
- Sırbistan, Macaristan, Polonya, Almanya’daki aşırı sağ, Türkiye ve El Salvador gibi aktörlerle işbirliği yaptığı belirtiliyor
- Soy merkezli yurttaşlık anlayışını öne çıkararak doğumla vatandaşlığı kaldırmayı hedefliyor
- “Ataları İç Savaş’ta savaşmış olanlar”ı ‘gerçek Amerikalılar’ olarak tanımladığı aktarılıyor
- Beyaz ve Hristiyan merkezli ulusal kimliği güçlendirdiği ifade ediliyor
- Konfederasyon generallerinin adlarını geri getirme, ırkçı söylemler ve müzelerde kölelik vurgusunun silinmesi buna örnek gösteriliyor
Faşist özellik 7: Güruh seferberliği ve lider kültü
- 6 Ocak 2021 Kongre baskını, faşist tarzda milis seferberliğinin tipik örneği olarak sunuluyor
- Trump’ın “Stand back and stand by” sözüyle destekçilerine işaret verdiği ve 1.500’den fazla kişiyi affettiği belirtiliyor
- “Bunu yalnızca ben çözebilirim” söylemi ve kişisel tapınmayı besleyen sembolik kurgu sürüyor
- Kendi ahlakı ve yargısının tek sınır olduğunu savunarak lider mutlakiyetçiliğini pekiştirdiği ifade ediliyor
Faşist özellik 8: Dezenformasyon ve savaşçı siyaset
- Trump’ın günde ortalama 20 yalan beyan verdiğinin kayda geçtiği belirtiliyor
- ‘Alternative facts’ söylemini bir yönetim aracı olarak kullandığı aktarılıyor
- Gerçeği ve nesnelliği “elitlerin iktidar aracı” diye damgaladığı ifade ediliyor
- Siyasi çatışmayı ‘düşmana karşı savaş’ olarak tanımlıyor
- Michael Anton’un “Flight 93 election” mantığı ile Stephen Miller’ın “Biz fırtınayız” konuşmasında imha edici siyaset anlayışının ortaya çıktığı belirtiliyor
Faşist özellik 9: Devrim olarak yönetim
- Trump cephesi, ‘radical constitutionalism’ söylemiyle yürütmenin yetkilerini azamiye çıkarmaya çalışıyor
- Russell Vought ve Christopher Rufo gibi isimlerin bürokrasiyi yıkmayı ve üniversiteleri ‘dehşete düşürmeyi’ hedeflediği belirtiliyor
- Devlet kurumlarını kapatma, gazetecileri tutuklama, kentlerde baskınları artırma gibi adımlarla rasyonel müzakere yerine eylem merkezli devrimci bir yönetim kurduğu ifade ediliyor
ABD’nin mevcut konumu ve sonuç
- Trump’ın faşist eğilimli bir başkan olduğu, ancak ABD’nin bütün olarak faşist bir devlet olmadığı vurgulanıyor
- Yargının, basının ve eyalet yönetimlerinin bağımsızlığını koruduğu; anayasal denge mekanizmalarının hâlâ var olduğu belirtiliyor
- Buna karşın ABD’nin ‘liberal anayasa ile faşist liderin bir arada bulunduğu karma bir yapıya’ dönüştüğü ifade ediliyor
- Liberal demokrasiyi korumak için mevcut durumu doğru adlandırmak ve kavramak gerektiği savunuluyor
- Trump’ın pratiği, 21. yüzyıla özgü ‘Amerikan tipi faşizmin’ gerçek zamanlı bir gelişimi olarak tanımlanıyor
1 yorum
Hacker News görüşleri
Bu yazıyı okuyup okumamayı düşünüyorsanız, okumanız iyi olur
İçerik isabetli ve kapsamlı; siyasi bir konuyu ele alıyor ama biçimsel olarak siyasi değil
Sonuç başlıkta zaten açıkça görülüyor, ancak uygulamadaki esneklik sayesinde tersine siyasetten bağımsızmış gibi hissettiriyor
Artık geriye kalan şey, bizim nasıl tepki vereceğimiz ve bundan sonra nereye gideceğimiz üzerine konuşmak
Kendisi Bush yönetiminde konuşma yazarıydı, The Atlantic'te yazıyor ve Trump'a erken dönemde karşı çıkmıştı
Yani bağlam, bunu sadece ‘solun’ eleştirisi olarak görmeyi zorlaştırıyor
Bu yazının ilk sayfadan düşmüş olması üzücü
ABD'nin durumu kaygı verici, ama aynı zamanda onun hegemonik döneminin sonunun yaklaştığına dair bir umut da var
archive.is bağlantısı paylaşılıyor
Umberto Eco'nun kısa yazısı Il fascismo eterno tavsiye ediliyor
Faşist rejimlerin 14 özelliğini anlatan bir metin; İngilizce çevirisi Ur-Fascism The Anarchist Library'de ücretsiz okunabiliyor
Sorun sadece Trump değil
Cumhuriyetçi Parti içindeki ‘ılımlılar’ bile ahlaki bir sorun duygusuyla değil, sadece geri tepme riski konusunda endişeli görünüyor
Ted Cruz ya da Brett Kavanaugh'nun sözlerine bakınca, mağdurlara empati duymaktan çok aynı şeyin kendi başlarına gelmesinden korkuyor gibiler
MAGA çevresi ise bundan çok daha kötü durumda
Birçok kişinin gözden kaçırdığı nokta, bütün bunların seçmenlerin tercihi olması
Bu sonuç demokratik süreçlerle ortaya çıktı; şimdi bunun nasıl düzeltilebileceğini düşünmek gerekiyor
Demokrasinin kendisini eleştirmeyecekseniz, yalnızca öfke ikna edici olmaz
İdeal senaryo kapsamlı bir seçim reformu olurdu, ama bunun olasılığı düşük
Pandemi ve enflasyon da oy tercihlerini etkiledi; bir sonraki seçimde Demokratların büyük kazanma ihtimalinin yüksek olduğu düşünülüyor
Gerçek demokrasi, liderleri değiştirebilen bir yapıya bağlıdır
Trump'ın “2026'da seçim olmayabilir” diye şaka yollu konuşması çok uğursuz bir işaret
Naziler savaş sonrasında bile fikirlerini değiştirmediği için, bugünkü Cumhuriyetçi tabanın da aşırı düşünce biçiminden çıkmasının zor olduğu düşünülüyor
ICE'nin silahlı saldırısı fazla sarsıcı
Hukuk devleti olan bir ülkede kabul edilemeyecek bir şey ve mağdurların hakları tamamen çiğnendi
Yönetimin faşist şiddet uyguluyor olması yürek burkuyor
Bu, bunun basit bir kaza değil, sistematik bir niyet olabileceğini düşündürüyor
Ama daha da vahim olan, hükümetin onları koruyup yalanlarla meşrulaştırması
Bu cezasızlık kültürü şiddeti daha da büyütecek
“ABD bir zamanlar dünyanın örnek özgür demokrasisiydi” cümlesi için, bu iyimserlik şaşırtıcı bulunuyor
Bu, Amerikan medyasının ürettiği bir öz-imajdan ibaret
Köle avcıları ve devriyelerden ICE'ye uzanan tarihsel sürekliliği görmek gerekiyor
Almanya örneğinden geçmeden de, bu akışı ABD'nin kendi iç köklerinde bulmak mümkün
“Konuştuğu için birini vurmak” da faşizmdir
Ama onlar buna böyle demiyor