1 puan yazan GN⁺ 2025-07-01 | 1 yorum | WhatsApp'ta paylaş
  • Proton, Apple'ın rekabet karşıtı uygulamalarını hedef alan mevcut toplu davaya katılmak üzere ABD Kaliforniya Kuzey Bölgesi Federal Bölge Mahkemesi'ne başvuru yaptı
  • App Store politikalarının dünya genelinde hukuka aykırı ve rekabet karşıtı olduğuna dair eleştiriler sürerken, birçok ülkede düzenleyici adımlar ve yaptırımlar devam ediyor
  • Apple'ın eylemlerinin ABD antitröst yasalarını ihlal ettiğini ve gerçek politika değişikliklerine ihtiyaç olduğunu vurguluyor
  • Bu politikaların gizlilik odaklı şirketler ile demokrasi ve özgürlük üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor
  • Proton, elde edilecek tüm tazminatı kâr amacı gütmeyen kuruluşlar aracılığıyla demokrasi ve insan haklarının geliştirilmesine katkı sağlamak için kullanmayı planlıyor

Genel bakış ve davaya katılımın arka planı

  • Proton, Apple'ın rekabet karşıtı uygulamalarına karşı açılmış mevcut toplu davaya katılmak için ABD Kaliforniya Kuzey Bölgesi Federal Bölge Mahkemesi'ne belge sundu
  • Bu dava yalnızca Proton adına değil, benzer durumda olan geliştiricileri temsil eden bir grup adına yürütülüyor
  • İnternetin geleceğinde özgürlük, gizlilik ve güvenliğin korunması için bu davanın gerekli olduğunu vurguluyor

Neden şimdi dava açılıyor?

  • Apple'ın App Store politikaları uzun süredir çeşitli yargı bölgelerinde rekabet karşıtı ve hukuka aykırı olarak değerlendiriliyor
    • Avrupa Birliği'nde 500 milyon euro para cezası verildi; ABD mahkemeleri de mahkeme emirlerine uyulmaması ve rekabet karşıtı engeller oluşturulmasına dikkat çekti
    • Birleşik Krallık, Brezilya, Hollanda, Güney Kore ve diğer birçok ülkede Apple'ın uygulamalarını reforme etmeye yönelik hareketler güç kazanıyor
  • Apple'ın bu davranışlarının ABD'de antitröst yasalarının ihlali olmasına rağmen, dava açılmadığı takdirde bu sorunlu uygulamaların ABD pazarında sürmesine izin verilmesi riski bulunuyor
  • Kısa süre önce Apple'a karşı başka bir uygulama geliştirici toplu davası daha açıldı; eğer bu davada uzlaşmaya varılırsa, bunun tüm geliştiriciler için hukuken bağlayıcı etkisi olabilir
    • Bu nedenle Proton, geçmiş uygulamalar için otomatik olarak yalnızca tazminat alan taraf konumuna düşmemek ve gerçek bir App Store politika reformu sağlamak için davaya doğrudan katılıyor
  • Davanın amacı yalnızca maddi tazminat değil, aynı zamanda uygulama ekosisteminin köklü biçimde iyileştirilmesi ve piyasa rekabetinin artırılması
    • Proton tazminat alırsa, bunun tamamını demokrasi ve insan hakları kuruluşlarına bağışlamayı planlıyor
    • Bu bağışlar Proton Foundation tarafından yönetilecek ve kamu yararının her zaman öncelikli olması sağlanacak

Temel meseleler

Apple'ın yazılım dağıtım tekeline yol açtığı toplumsal sorunlar

  • Apple'ın iOS uygulama dağıtımı üzerindeki tekeli, tüketiciler, işletmeler ve toplumun geneli için çeşitli sorunlar yaratıyor
    • Tekel gücünün kötüye kullanılmaması için yasal düzenleme ihtiyacı öne çıkıyor
    • Büyük teknoloji şirketlerinin tekel gücünü kötüye kullanması, internetin geleceği ve toplumsal değerler üzerinde derin etkiler yaratıyor

App Store politikaları gizliliğe zarar veriyor

  • App Store politikaları, Meta ve Google gibi gözetim kapitalizmi iş modeline sahip şirketleri kayırıyor
    • Tüm geliştiriciler yıllık 99 dolar ücret ve uygulama içi ödemelerde %30 komisyon ödemek zorunda
  • Gizlilik odaklı şirketler abonelik modeliyle gelir elde ettiğinde bu komisyon yükü çok daha ağır oluyor ve bu da gizlilik odaklı modellerin yaygınlaşmasını engelliyor
    • Buna karşılık kişisel verileri kullanan "ücretsiz" hizmet şirketleri daha az etkileniyor
  • Apple pazarlamada gizliliği öne çıkarırken, gerçekte politikalarını rekabeti bastıracak şekilde kullanıyor
    • Bu yapısal çelişki, gözetim kapitalizminin yayılmasına doğrudan katkı sağlıyor

Apple'ın politikaları özgürlük ve demokrasiyi zedeliyor

  • App Store üzerindeki tam kontrol, iPhone kullanıcılarının uygulamalara erişimini Apple'ın doğrudan belirlemesi sonucunu doğuruyor
    • Apple bunu güvenlik gerekçesiyle savunsa da, pratikte ülkelere göre belirli uygulamaların sansürlenmesine ve kaldırılmasına uyum sağlıyor
  • Örnek olarak, GreatFire.org'un AppleCensorship raporuna göre dünya çapında popüler 100 uygulamanın 66'sı Çin App Store'unda engellenmiş durumda
    • Toplam 240 VPN uygulamasının tamamı da Çin'deki iOS kullanıcılarına sunulmuyor
    • Dünya genelindeki App Store ile karşılaştırıldığında, Çin'de uygulamaların %27'si engelli; bu oran küresel ortalamanın iki katından fazla
    • Bunların önemli bir kısmının haber, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları olması, sansür amacını açıkça gösteriyor
  • Rusya hükümetinin taleplerinde ve Hong Kong protestoları sırasında da VPN gibi belirli uygulamaların azaltılmasına aktif şekilde gidildiği belirtiliyor
  • Proton da 2020'de, App Store açıklamasındaki "sansürlenmiş web sitelerine erişim mümkün" ifadesini kaldırmadığı takdirde satışın durdurulacağı yönünde Apple'dan talep aldığını söylüyor
    • Bu durum, tekelci dağıtım yapısı altında tüm geliştiricilerin bu tür politikalara tabi olmaktan kaçamadığını gösteriyor
  • Uygulama dağıtımındaki tekelin sona ermesinin, internetin geleceğinde özgürlük ve demokrasiyi korumak için zorunlu olduğu vurgulanıyor

Kullanıcı deneyiminin kötüleşmesi

  • Apple, abonelik yönetimi ve ödeme sistemi üzerindeki kontrolüyle geliştirici-kullanıcı doğrudan ilişkisini kısıtlıyor
    • Uygulama içi ödeme dışındaki yolların anılması yasak; harici web sitesi bağlantılarına izin verilmiyor; SSS veya müşteri destek sayfalarına uygulama içinden bağlantı verilmesi de yasak
    • Örneğin Proton uygulamasında, web sitesi üzerinden ödeme yapıldığında daha iyi fiyat bilgisi kullanıcılara gösterilemiyor
    • Kullanıcıların aboneliklerini birden fazla cihazda yönetmesi de mümkün olmuyor
      • Aboneliğini web üzerinden yükselten kullanıcı bunu iOS'ta değiştiremiyor; tersi durumda da aynı sorun yaşanıyor
  • Apple hizmetleriyle rekabeti sınırlamak için üçüncü taraf uygulamalar belirli iOS özelliklerine erişemeyecek şekilde tasarlanıyor
    • Örneğin: Proton Calendar varsayılan takvim uygulaması olarak ayarlanamıyor
    • Proton Drive gibi üçüncü taraf bulut hizmetleri arka plan işlemlerinde kısıtlamalara tabi tutuluyor
  • Genel olarak bu durum, uygulama ekosisteminin kapalılığını artırıyor; kullanıcı deneyimini düşürüyor ve hizmet ücretlerinin yükselmesine yol açıyor

App Store komisyonları fiyat enflasyonuna yol açıyor

  • Apple'ın %30 komisyonu fiilen internet ticareti üzerinde yapay bir gümrük vergisi gibi işliyor ve fiyat artışına neden oluyor
    • Epic Games v. Apple dava belgelerine göre Apple bu komisyonda %78 kâr marjı elde ediyor
  • Apple'ın bu kadar yüksek komisyonları sürdürebilmesinin tek nedeni, iOS içindeki dağıtım ve ödeme üzerinde tam tekele sahip olması
  • Dağıtım ve ödeme sistemlerinde rekabet oluşursa, daha düşük maliyetli ödeme yöntemleri devreye girebilir ve bu da tüketici fiyatlarının düşmesini sağlayabilir

Bu davanın önemi

  • Proton'un talep ettiği düzenleyici değişiklikler, internet ekosisteminde gizliliğin korunmasına, demokrasinin güvence altına alınmasına ve adil bir piyasa oluşturulmasına temel katkı sunabilir
  • Mobil uygulamaların internetin temel altyapısı haline geldiği bu dönemde, App Store'da rekabetin teşvik edilmesi ve pazarın açılması her zamankinden daha önemli
  • Bu davanın yalnızca Proton için değil, pazardaki tüm uygulama geliştiricileri ve kullanıcılar için olduğu bir kez daha vurgulanıyor
  • Zor ve uzun bir mücadele beklenmesine rağmen, internetin toplumun tamamı için var olduğu inancıyla davanın sürdürüleceği belirtiliyor
  • Bu emsal kararın, tekel yerine serbest piyasa tercihinin internetin geleceğini belirlemesine katkı sağlaması umuluyor

Referans

  • Proton, Quinn Emanuel Urquhart & Sullivan LLP ile Cohen Milstein Sellers & Toll PLLC tarafından temsil ediliyor
  • İlgili dava belgelerinin tamamı Proton v. Apple davası içinde görülebilir

1 yorum

 
GN⁺ 2025-07-01
Hacker News görüşleri
  • Veri odaklı ücretsiz hizmetler sunarken kullanıcı gizliliğini ihlal eden şirketlerin App Store ödeme sistemini kullanmadığı için fiilen pek etkilenmediğine dikkat çeken bir görüş. Buna karşılık gizlilik odaklı, abonelik temelli modelde komisyon yükü daha ağır hale geliyor ve benimseme eşiği yükseliyor. Bu yapısal eşitsizliğin yalnızca dikey entegrasyon sorunu değil, tüm pazarı çarpıtan bir mekanizma olduğu vurgulanıyor
  • Apple’ın otoriter rejimlerle iş birliği yapması bir yana, iOS uygulama dağıtımı üzerindeki tekeli nedeniyle dünya çapındaki tüm geliştiricilerin sözde “çarpıtılmış politikalara” bağlı kalıp aynı sistem içinde hareket etmek zorunda kaldığı durum anlatılıyor
    • Bu tür aşırı ifadelerin daha çok Reddit tarzı olduğu ve hukuken somut bir karşılığı olmayan iddialar olduğu eleştirisi
  • Tüm geliştiriciler Safari’nin yeni IE6 haline geldiğini biliyor ama elde bir şey gelmediği için yine yerel uygulama geliştirmeye dönüldüğü gerçeği. “embrace, extend, extinguish” stratejisinin tersinden uygulanması; web standartlarını benimseyip kasıtlı olarak genişletmeyerek rekabeti azaltma yöntemi
    • Buna karşılık yeni IE6’ın aslında Chrome olduğu, ayrıca birçok web sitesinin Safari’de düzgün çalışmaması sorununa değiniliyor
  • Serbest piyasayı tehdit eden özgürlük karşıtı söylemlerin yaygın olduğuna dair bir yorum
  • Büyük teknoloji şirketleri içinde Apple’ın iMessage’ı kapalı biçimde işleterek ileri teknoloji imajı yarattığı, Android kullanıcılarını “avam” gibi gösterip grup sohbetlerinden dışlanma ve düşük görüntü kalitesi deneyimini teşvik ettiği, bunun da özellikle gençler üzerinde sosyal utanç yarattığı iddiası en ağır eleştiri olarak öne çıkıyor. AB düzenleme sinyali verir vermez Apple’ın RCS benimsemeye yönelmesi de buna örnek gösteriliyor. Pahalı donanımla birleşen çok güçlü bir lock-in ve kullanıcıların bunu fark etmesini zorlaştıran bir düzen olduğu söyleniyor. Apple’ın sosyal ağı yapay biçimde kontrol eden yapısı nihayetinde “bir seviye daha kötü bir kötülük” olarak niteleniyor
    • “Gerçekten bu kadar kötü niyetli bir şirket olabilir mi?” diye soran ve bunun abartı olduğunu düşünen tepkiler
    • Blackberry Messenger’ın da uzun süre kapalı bir mesajlaşma deneyimi sunduğunun hatırlatılması
    • Apple’ın SMS’i kötü hale getirmediği, baştan beri SMS’in kendi sınırları olduğu; Google’ın Apple dışı platformlarda mesajlaşmada tekrar tekrar başarısız olmasının daha büyük sorun olduğu görüşü
    • Avrupa’da WhatsApp’ın (Meta/Zuckerberg) baskın olduğu ve orada da bir tür üstünlük hissinin görüldüğüne dair deneyim paylaşımı
    • Apple’ın Android kullanıcı deneyimini düşünmek zorunda olmadığı, Android’in zaten daha büyük pazar olduğu ve asıl sorunun Google’ın rekabette başarısızlığı olduğu vurgusu
  • Apple’ı sevmeyen biri ama “şeytanın avukatı” rolüyle, bu kadar büyük Ar-Ge yatırımı yapıldıysa ekosistemi kontrol etme hakkı da yok mu diye soruyor. Premium donanım ve kullanımı kolay yazılımın (kusursuz kullanıcı deneyimi) Apple’ın çekiciliği olduğu, dolayısıyla kullanım şartlarını kabul etmek gerektiği ve Android gibi başka seçeneklerin zaten bulunduğu savunuluyor
    • Ekosistemin kapalı tutulmasının pazar ve toplum için zarar doğurduğu, bunun sadece bireysel özgürlük değil tüm piyasa düzeniyle ilgili bir mesele olduğu belirtiliyor. “Oy verir gibi başka ürünü seçmek” türü tüketici davranışının tek başına yeterli olmadığı söyleniyor. Apple’ın aracı olarak hem şirketleri hem müşterileri kilitlediği ve bu yüzden hukuk ile siyasetin devreye girmesi gerektiği anlatılıyor
    • Hukukun esnek biçimde evrildiği ama bugün büyük sermaye ve şirket etkisiyle son derece karmaşık bir döneme girildiği yorumu. Nihai hedefin refah, geniş güvenlik ve bireysel özgürlükten ikisini seçmek gibi olduğu; servet yoğunlaşmasını engellemek için zenginlere ve büyük şirketlere güçlü vergi ve düzenleme gerektiği savunuluyor
    • Bir şirket fazla büyüyüp tekel benzeri özellikler kazandığında piyasa kurallarının değiştiği, bununla birlikte Apple’ın yüksek kaliteli ürünleri konusundaki takdirin sürdüğü ifade ediliyor
    • Bunun basitçe tüketicinin gidip başka telefon alması tartışması değil, geliştiricinin Apple olmadan da müşteriyle doğrudan işlem yapabilme hakkı olduğu vurgulanıyor. Tekel gücünün kötüye kullanılmasını hiçbir hükümetin hoş görmeyeceği söyleniyor
    • Apple’ın tüm uygulama ödemelerinde %30 komisyon dayatması ve Apple Payments zorunluluğunun teknik bir gerekçesi olmadığı; bunun Vendor Lock-In ve Tying biçiminde rekabet karşıtı uygulama olduğu savunuluyor. 2000’lerin başındaki iTunes/iPod olayına benzer bir emsal olarak bağlantılar veriliyor (Vendor lock-in, Tying)
  • Kendi iPhone’unu, kapalı uygulama pazarı ve güvenli ödeme sistemi nedeniyle daha çok tercih ettiğini söyleyen bir görüş. Alternatif ödeme ya da uygulama mağazaları istemediğini, başka şirketlerin hukuki yollarla Apple’ın ürün tasarımını değiştirmeye çalışmasının daha da tekelci ve istenmeyen bir durum olduğunu savunuyor. iPhone’un telefon pazarında tekel olmadığı, isteyenin Android seçebileceği söyleniyor
    • Yalnızca Apple Store kullanmak istiyorsan kullanmaya devam edebilirsin; ama başkalarının seçme hakkını engellemek için bir neden yok. Asıl istenenin tüm uygulama geliştiricilerinin Apple sistemini kullanmaya zorlanması ve böylece herkesin hizmetleri istenen biçimde tüketmeye mecbur bırakılması olduğu; bunun geliştirici ve kullanıcı özgürlüğünü ortadan kaldırdığı söyleniyor
    • Bunun aslında tartışmalı bile olmadığı; Apple’ı tercih edenler için hiçbir şeyin değişmeyeceği, sadece çıkış seçeneği ekleneceği belirtiliyor. Android’de olduğu gibi daha serbest bir tercih ortamı bulunabilir deniyor
    • İsteyen kendi tercihiyle lock-in bir ekosistemde kalmaya devam edebilir
    • Bir başkası da aynı fikirde; telefonunu bilgisayar gibi kurcalamak istemediğini, önceliğinin güvenilirlik ve zararlı yazılım riskinin en aza indirilmesi olduğunu söylüyor
    • Buna karşı, bu tercihin gerçekte tam anlamıyla bir “seçim” olmadığı itirazı dile getiriliyor
  • ABD’de yasa dışı bulunmuş Apple uygulamalarını durdurmak için hâlâ dava açmak gerekmesinden duyulan rahatsızlık
    • Bunun zaten kurumsal tasarımın özü olduğu; Apple’ın “iyilik” pazarlamasına inanan HN kitlesinin yanıldığı söyleniyor. Herkesin kısa vadeli hedefinin kârı artırmak olduğu, bu yüzden sınırlar ve düzenleme gerektiği vurgulanıyor
    • Ülkeden ülkeye yasaların farklı olduğuna dikkat çekiliyor
    • Son dönemde CEO etrafındaki şirket etiği tartışmaları düşünüldüğünde bunun bir image management hamlesi olabileceğine dair şüphe de dile getiriliyor
  • Hem Apple’a hem Proton’a sıcak bakan ama App Store’un kapalı politikasının internetin “gözetim kapitalizmine” gitmesindeki temel neden olduğu iddiasını mantıksız bulan bir görüş. Başka uygulama mağazaları ya da ödeme sistemleri serbest olsa da Facebook ve Google’ın kullanıcı verilerini reklam için yine kullanacağı söyleniyor. iOS’un dünya genelinde Android’den düşük paya sahip olduğu ve hukuken de tekel eşiğine uymadığı vurgulanıyor. Platformu sağlayan şirketin onu kontrol etme hakkı olması gerektiği ve “kapalı ekosistem” tasarımının meşru sayılması gerektiği savunuluyor. Rakiplerin de sonuçta kâr amacıyla hareket ettiği, bu nedenle durumun özünün değişmediği; ayrıca bunun çoğu kullanıcı için önemli bir mesele olmadığı ileri sürülüyor
    • Buna karşılık, “Ürünü para verip alan kullanıcı artık sahibidir; ödeme yapıldıktan sonra Apple’ın kullanım biçimini sınırlamak için dayanağı kalmaz. Platform tasarımı gerekçesi aslında zorlayıcı bir piyasa müdahalesi mantığıdır” deniyor. Platformu bizzat kurup bunun karşılığını almak istiyorsa kamu desteğine başvurması, maliyeti tüketiciye dayatmaması gerektiği savunuluyor. Piyasa düzenlemesinin gerekliliği vurgulanıyor
    • “Platform sahibi şirketin serbestçe kısıtlama getirme hakkı var mı?” sorusuna, ABD federal temyiz mahkemesinin zaten “hayır” dediği bir içtihat olarak ABD v. Microsoft bağlantısı örnek veriliyor
    • Trafik büyüyüp başlı başına bir pazara dönüştüğünde düzenleme ihtiyacı doğduğu; reklam tabanlı uygulamalar, gereksiz derecede agresif “reklam kaldırma ödemesi” yapıları ve hizmet kalitesindeki bozulma gibi sorunlara işaret ediliyor. Bu kadar büyük bir kullanıcı tabanı varsa bununla birlikte sorumluluğun da geldiği, yani “güç varsa sorumluluk da vardır” anlayışı savunuluyor
    • Eğer gerçekten işlevsel alternatif uygulama mağazaları olsaydı Apple’ın %30 komisyon uygulayamayacağı; bunu ancak tekelci yapı sayesinde yapabildiği açıklanıyor
    • Google Play’in bir platform olduğu ama telefon cihazının kendisinin kısıtlanmadığı; iPhone’un ise donanım ile platformun gereksiz biçimde birbirine bağlandığı eleştirisi yapılıyor
  • “Yazılımın mülkiyeti ve kontrolü şirketin hakkıdır” görüşü. Ev sahibinin evine kimi alacağına karar vermesine benzetiliyor
    • Buna karşı, “O zaman ev sahibinin ziyaretçilerin bacağını kesmesine de izin mi verilecek?” şeklinde sert bir itiraz geliyor
    • “Satın alıp tam mülkiyet bende ise, sonrasında ne yapacağım benim özgürlüğümdür” görüşü
    • Hukuken bu mantığın kabul edilmediği ve bunun da aslında iyi olduğu yönünde bir değerlendirme