2 puan yazan GN⁺ 2025-05-30 | 1 yorum | WhatsApp'ta paylaş
  • Trump başkanlığındaki küresel tarifeler, ABD ticaret mahkemesinde yasa dışı bulundu ve büyük ölçüde durduruldu; bu da Cumhuriyetçi ekonomi politikasının temel sütunlarından birine ağır darbe vurdu
  • Karar, Demokratların yönettiği eyalet yönetimleri ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin iddialarını kabul ederek, Trump’ın tarifeleri acil durum yasasını kötüye kullanarak uyguladığı sonucuna vardı
  • Bu kararın, dünya genelinde trilyonlarca dolarlık ticaret üzerinde etkili olması bekleniyor ve nihai olarak Yüksek Mahkeme değerlendirmesi ihtimali de sürüyor
  • Kararla birlikte küresel ve Çin’e yönelik tarifelerin çoğu ile fentanil bağlantılı tarifeler durdurulurken, Section 232/301 gibi bazı tarifeler etkilenmiyor
  • Mahkeme, başkanın acil durum ilanı ve tarifelere ilişkin gerekçesinin yasal yetki sınırlarını aştığını belirtirken, Demokrat eyaletler bu tarifelerin Amerikalı tüketicilere yönelik büyük bir vergi olduğunu savundu

Trump’ın küresel tarifeleri, ABD ticaret mahkemesinde yasa dışı bulundu

  • New York’taki US Court of International Trade üç yargıçlı bir heyet aracılığıyla eski Başkan Trump’ın küresel tarifelerinin büyük bölümü hakkında yasa dışı kararı verdi
  • Demokratların yönettiği eyalet yönetimleri ve küçük-orta ölçekli işletmeler koalisyonu, Trump’ın acil durum yasasını kötüye kullandığını öne sürerek dava açtı ve mahkeme bu görüşe katıldı
  • Trump bu karara karşı itiraz edebilir; dava federal temyiz mahkemesi üzerinden Yüksek Mahkemeye kadar gidebilir

Piyasa ve tarifelere etkisi

  • Trump’ın tarife emirlerinin ardından küresel piyasa oynaklığı arttı ve trilyonlarca dolarlık piyasa değeri sürekli dalgalandı
  • Mahkeme kararıyla Trump’ın küresel sabit tarifeleri ile Çin, Kanada ve Meksika’ya yönelik fentanil bağlantılı tarifeleri büyük ölçüde durduruldu
  • Ancak Section 232 (çelik, alüminyum), Section 301 (otomobiller vb.) temelindeki tarifeler bu karardan hariç tutuldu

Beyaz Saray ve yönetimin tutumu

  • Beyaz Saray sözcüsü, "Seçilmemiş bir yargıç, ülkenin ulusal acil durumlara nasıl karşılık vereceğine karar veremez" diyerek tepki gösterdi
  • Trump tarafı, "Ticaret açığı ulusal bir acil duruma yol açıyor ve bu durum ABD sanayisi ile savunma altyapısının zayıflamasına neden oluyor" diyerek tarifelerin gerekliliğini vurguladı

Acil durum yasası ve mahkemenin değerlendirmesi

  • Trump, IEEPA (International Emergency Economic Powers Act) temelinde yıllık ticaret açığının ulusal güvenlik ve ekonomi açısından "olağanüstü ve alışılmadık bir tehdit" oluşturduğunu savunarak tarifeleri uyguladı
  • Mahkeme, hem ilk başkanlık kararnamelerinin hem de misilleme yapan ülkelere yönelik ek tarifelerin başkanlık yetkisinin sınırlarını aştığına hükmetti
  • Meksika ve Kanada’ya yönelik tarifelerde ise fiilen uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantısı olmayan malların da aşırı biçimde hedef alındığı değerlendirildi

Davacı tarafın iddiaları

  • Muhafazakâr eğilimli hukuk grupları ve küçük-orta ölçekli işletmeler, Trump’ın yasayı "gerçek bir acil durum olmayan gerekçelerle" kötüye kullandığını savundu
  • Demokrat eyaletler, söz konusu tarifelerin "Amerikalı tüketicilere yönelik büyük bir vergi" olduğunu belirterek Kongre’nin yetkisinin ihlal edildiğini öne sürdü

Hukuki tartışmalar ve kararın içeriği

  • Yönetim, bunun "başkanın takdirine yargının aşırı müdahalesi" olduğunu söyleyerek karşı çıktı
  • Hükümet, davacıların kazanması halinde sınırlı bir telafi talep etti; ancak mahkeme, "yasa dışı başkanlık kararnameleri herkes için geçerlidir" diyerek kapsamlı bir karar verdi
  • Mahkeme, "sahte ulusal acil durum" iddiasının bu kararın ana meselesi olmadığı sonucuna vardı

Sonraki süreç ve siyasi arka plan

  • US Court of International Trade, federal mahkeme sistemi içinde yer alır ve ticaret-tarife uyuşmazlıklarına bakar
  • Trump itiraz ederse süreç federal temyiz mahkemesine, nihayetinde de Yüksek Mahkeme’ye kadar uzanabilir
  • Cumhuriyetçiler, başkanın misilleme tarifeleri konusundaki yetkisini genişletmeye çalışıyor; ancak Trump tarifelerinin olumsuz etkileri nedeniyle yasama iradesi zayıflamış durumda

İlgili davalar ve referans

  • Başlıca dava adları: V.O.S. Selections v. Trump, 25-cv-00066, Oregon v. Trump, 25-cv-00077 (US Court of International Trade, Manhattan)

1 yorum

 
GN⁺ 2025-05-30
Hacker News görüşleri
  • Karar metni (PDF) paylaşıldı: https://www.cit.uscourts.gov/sites/cit/files/25-66.pdf bilgi amaçlı

  • Arşiv bağlantısı paylaşıldı: https://archive.md/DMT9d kaynak bilgisi

  • Hukuk uzmanı değilim ama Trump yönetiminin neden 1930 tarihli Tariff Act'i kullanmadığını merak ediyorum. Bu yasa %50 üst sınırı koysa da, tarifeleri gerekçelendirmek için daha kolay bir dayanak gibi görünüyor. Yasanın çok eski olması dışında (neredeyse 100 yıl), başka pratik bir sorun olup olmadığını sorguluyorum.

    • Trump yönetiminin neden 1930 Tariff Act'i kullanmadığı sorusuna yanıt olarak, muhtemelen bunun hukuken kazanma şansı olmayan bir argüman olduğunu bildikleri görüşü dile getiriliyor. Karar metni, non-delegation doctrine'i (yetki devri yasağı ilkesi) ve major questions doctrine'i (önemli sorular doktrini) ele alıyor ve böyle bir yorumun anayasaya aykırı bir yetki devri sayılabileceğini vurguluyor. Nixon yönetimi dönemindeki benzer bir olaya da değiniliyor (bkz. Yoshida II). Ayrıca, böyle bir yorum geçerli kabul edilse bile, kararın 35. sayfası civarında başkanın executive order yetkisinin balance-of-payments sorunlarıyla tanımlandığı ve yalnızca ayrı, sınırlı bir yetkinin devredildiği açıklanıyor. 1974 Ticaret Yasası'nın 122. bölümü (section 122 of Trade Act of 1974) başkanın yetkisini "%15 tarife tavanı ve 150 günlük geçici uygulama" ile sınırlandırıyor; karar metni de acil yetki kullanımında yalnızca usule ilişkin sınırlı kısıtlamalara izin verildiği sonucuna varıyor. Bunun kişisel görüş değil, karar metnindeki mantığın uygulanması olduğu özellikle belirtiliyor.

    • Başkanın, "Kimseyle ticaret açığı istemiyorum" mantığını, ABD'nin ticaret ortaklarının ülkeye bir yük ya da dezavantaj dayattığı şeklinde ikna edici biçimde ortaya koyması gerektiğine dikkat çekiliyor.

    • 1930 Tariff Act, başkanın dış ilişkileri yürütme yetkisi ile Kongre'nin vergilendirme yetkisi arasındaki ikiliği yansıtıyor. 20. yüzyılın başlarına kadar tarifeler federal gelirlerin ana kaynağı olduğundan, Kongre tarifeleri kendi yetki alanındaki bir vergi olarak görüyordu; ancak aynı zamanda bunun bir dış politika aracı olarak başkanın alanına girdiğini de kabul ediyordu.

    • Uzman değilim ama Smoot-Hawley ile ilgili hüküm yalnızca yabancı bir ülke bunu sadece ABD'ye değil, diğer tüm ortaklarına da aynı şekilde uygulamıyorsa, yani ayrımcılık varsa devreye girebilir. Mesele yalnızca ABD'nin farklı muamele görmesi değil, ABD'nin üçüncü ülkelere kıyasla ayrımcılığa uğrayıp uğramadığıdır.

    • Yasanın neredeyse 100 yıllık olmasının yürürlükten düşmüş sayılması gerektiği görüşüne karşılık, Anayasa'nın da 200 yıldan daha eski olduğu hatırlatılarak bir yasanın geçerliliğinin yalnızca yaşıyla ölçülemeyeceği vurgulanıyor.

  • Şirketlerin bu karar sonrasında mahkemeden, devletin anayasaya aykırı biçimde tahsil ettiği tarifeleri geri ödemesini isteyip isteyemeyeceği merak ediliyor. Özellikle küçük işletmeler için bu tarifelerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri açısından yıkıcı olduğu düşünülüyor.

    • ABD'nin yalnızca Nisan ayında rekor düzeyde tarife geliri elde ettiğine ($16 milyar) dikkat çekiliyor. Tüketim mallarında şirketlerin, fiyatlama uyum sağlayana kadar tarife yükünü bir süre üstlenmiş olabileceği öne sürülüyor. TACO'dan da bahsediliyor.

    • Federal Tort Claims Act (FTCA) özet raporu PDF'i (https://sgp.fas.org/crs/misc/R45732.pdf) ve ABD'de sovereign immunity hakkında Vikipedi sayfası (https://en.wikipedia.org/wiki/Sovereign_immunity_in_the_United_States) kaynak olarak paylaşılıyor.

    • Gerçekte birinin tarife ödeyip ödemediğine ya da tarifeler geldikten sonra bir şeyin üç kat pahalandığına dair bir kanıt bulunamadığı söyleniyor.

  • Trump'ın tarife politikalarının yıl sonuna kadar sökülüp Kongre'ye geri döneceği tahmin ediliyor. Kongre'nin bunu alaycı bir tavırla tartışacağı, mahkemelerin de bunu parça parça geri sökme hızına bakılırsa gerçek değişimin çok yavaş olacağı öngörülüyor. Sonuçta devlet yavaş işler, ama işler yine de ilerler deniyor.

  • Bu kararın şaşırtıcı olmadığı belirtiliyor. ABD hükümet sisteminin zaten tek bir kişinin kral gibi davranmasını engellemek için tasarlandığı düşünülüyor; asıl şaşırtıcı olanın bunun bu kadar uzun sürmesi olduğu söyleniyor.

    • ABD bu amacı gerçekten hatırlasaydı iş kültürü çok daha farklı olurdu şeklinde ironik bir yorum yapılıyor. Mahkemelerin halkın yararı için hareket etmesini beklemenin bile artık zor olduğu hissi dile getiriliyor.

    • Kongre'nin aslında bir kral istiyormuş izlenimi verdiği söyleniyor.

    • ABD hükümet yapısının gerçek "amacının" tek bir kişinin krallaşmasını önlemek değil; seçilmiş yasama organı (Kongre), seçilmiş yürütme organı (başkan) ve seçimlerden bağımsız yargı arasında bir güç karışımı kurmak olduğu vurgulanıyor. Federalist 70 argümanına atıf yapılıyor (https://avalon.law.yale.edu/18th_century/fed70.asp); ayrıca Antik Roma diktatörleri örneğiyle yürütmenin güçlü olmasının neden gerekli görüldüğü açıklanıyor. Başkanın güçlü yetkilerle dış politika yürütebildiği ama yasama ve yargı yetkilerini de kendinde toplayamadığı bir yapı olduğu anlatılıyor. Tarifelerin genel politika mı yoksa dış politika aracı mı sayıldığına göre Kongre ile başkanın yetki alanlarının değiştiği görüşü sunuluyor.

    • Fren ve denge sisteminin olumlu bir kurum olduğu ve bu tür adımların daha da artmasının umulduğu belirtiliyor.

    • Son dönemdeki çeşitli olaylara bakınca bu fren ve denge mekanizmasının gerçekten işe yarayıp yaramadığı konusunda kuşku duyulduğu izlenimi aktarılıyor.

  • 70 yıllık bir yasanın ana dayanak haline geldiği her durumda acil durum yetkilerinin kullanımı o kadar kolaylaşıyor ki, kimsenin bundan gönüllü olarak vazgeçmeyeceği hissi oluşuyor. Kamuoyu ve tartışmalardan bağımsız olarak ticaret politikasının sonunda yine başkan merkezli döndüğü eleştirisi yapılıyor. Bu kararın pratikte neyi değiştireceği ise insanların takip adımlarına ne kadar dikkat edeceğine bağlı gibi görünüyor.

    • Dayanak yasanın 90 yıllık olduğuna dair ek bir not düşülüyor.
  • Ticaret Mahkemesi'ndeki V.O.S. Selections, Inc. vs Trump davasının durumu ile ilk derece ve temyiz süreci bağlantıları paylaşıldı Ticaret Mahkemesi dava bağlantısı Temyiz mahkemesi dava bağlantısı

  • Tarifeler hukuka aykırıysa daha önce ödenenlerin geri alınabileceği ileri sürülüyor. Özellikle küçük işletmelerin ödediği tarifelerin iadesinin faydalı olacağı düşünülüyor. Kongre'nin mevcut bütçe tasarısı görüşmelerinde bu tarife gelirlerini hesaba kattıysa, şimdi bu gelir ortadan kalkacağı için buna harcama kesintileri ya da daha küçük vergi indirimleriyle mi karşılık verileceği merak ediliyor.

    • İdeal olarak en doğrusu bu tarifelerin hiç ödenmemiş olması olurdu, ancak bugünden bakınca geri ödeme yapılıp yapılmayacağı konusunda şüphe duyuluyor.

    • Bu karar kesinleşirse (nihayetinde Yüksek Mahkeme'ye kadar gitmesi mümkün), ABD'li şirketlerin — tarifeleri doğrudan ya da dolaylı ödeyenlerin — devlete karşı geri ödeme davaları açmasının beklendiği söyleniyor.

  • Artık bu kararın kendisinin ne kadar etkili olacağı konusunda şüphe var. Mevcut yönetimin de kendi yasasını kendi yazıyor gibi davrandığı, kimsenin de gerçekten fren koymadığı ve bunun otoriter ülkelerde görülen durumlara benzediği ifade ediliyor.

    • Böyle bir ortamda beyin göçünün sürmeye devam edeceği yönünde bir yakınma dile getiriliyor.