19 puan yazan xguru 2020-10-13 | 1 yorum | WhatsApp'ta paylaş

Bir startup'ın büyümesi için üç tür arketipe ihtiyaç vardır: Build/Sell/Scale.

Tek bir şeyi 10x daha iyi yapan birini bulmak bile zorken, bunların 2 ya da 3'ünü bir arada taşıyan biri daha da nadirdir.

Genelde bunlar, 3 veya daha fazla kişinin iyi yaptığı temel işlevlere bölünerek yürütülür.

Arketip 1: Ability to Sell - satış yapma becerisi, Steve Jobs

Bir şeyi iyi satan biri, her startup için mutlaka gereklidir.

Bu kurucu, insanların şirkete katılmasını ikna eder, ilk birkaç müşteriyi kazanır, imkânsız görünen ortaklıkları gerçekleştirir, hatta absürt denebilecek düzeyde fon toplar. Böyle bir satış yeteneği olmadan işe alım yapmak, müşteri kazanmak ve para toplamak zordur.

Arketip 2: Ability to Build - üretme becerisi. Steve Jobs ve Wozniak

Wozniak her şeyi yapabiliyordu. Donanımın kullanım alanını dramatik biçimde artırması ve ilk Mac'te benzer diğer donanımların yapamadığı şeyleri mümkün kılan tasarımlarıyla ünlüydü.

Daha sonra Product Visionary (ürünün öncüsü, Product Manager'ın başka bir adı) olan Jobs ile birlikte harika ürünleri ve teknik mükemmeliyeti yönlendirdi.

Arketip 3: Ability to Scale - ölçekleme becerisi, Tim Cook

Şirketin ileri aşamalarında birinin organizasyonu ölçeklemesi, yönetimi güçlendirmesi ve şirketi yüzlerce, binlerce kişiden on binlere büyütmesi gerekir. Bazı kurucular harika operatörlere dönüşür, ancak çoğu zaman bunu üstlenecek ya da bunu öğrenebilecek tamamlayıcı birini işe almak gerekir. Bu profesyonel yöneticiler kişilerarası konularda ustadır, ancak cesur ya da tartışmalı kararlar almak veya bir sonraki nesil inovasyona hazırlanmak onlara göre değildir. Bu, neden kararlı ve tavizsiz kurucularla birlikte çalışabildiklerini ama neden genellikle kendilerinin kurucu olmadığını da açıklar.

  • Kurucular ve arketipler

Pek çok harika kurucu 1 ve 2'ye (satış ve build) aşinadır, ancak 3'te (scale) yetkin değildir.

Kurucuların çoğunun geçmişte binlerce kişilik organizasyonlar yönetme deneyimi yoktur ve bu biraz da kendi karakterlerinden kaynaklanır.

Bazı kurucular yalnızca ürün prototipi düzeyinde bir şeyler yapmaya alışkındır ve üç arketipten hiçbirinde öne çıkmayabilir. Bu durumda gerçek potansiyellerini gösteremezler.

En büyük potansiyele sahip şirketleri, en az bir ya da iki arketipe sahip kurucular kurar.

Bazı kurucular sonunda nasıl ölçekleneceğini öğrenir ya da ölçeklemeyi iyi bilen yetenekleri işe alır.

Kurucular genelde kendilerini tamamlayan ve şirketi büyütmeye yardımcı olan kişilere yüksek değer verir.

Böyle yetkin ve deneyimli yöneticilerin başta işe alınması büyüleyici derecede iyi olabilir,

ancak daha sonra kurucu geri çekildiğinde profesyonel bir operatör CEO rolünü üstlenir (bunun ne zaman yapıldığı önemlidir).

Ama bu profesyonel yönetici CEO'lar inovasyondan veya cesur yeni ürünlerden kaçınma eğilimindedir,

bu yüzden şirket bir ölçüde korunur ama yeni bir disruption ya da böyle şirketlerin darbeleriyle zayıflar ve yıkılır.

Başarılı kurucuların yaptığı en büyük hata,

kendileri gibi birini aramak yerine,

kendilerinden farklı bir arketipe sahip kişiyi CEO'luğa terfi ettirmektir.

Hayat boyu emek vererek kurduğunuz şirketten ayrılırken, Scale tipi yerine Build & Sell tipi daha iyi olabilir.

Ya da en azından Build & Scale'i birlikte taşıyan birini bulun

1 yorum

 
xguru 2020-10-13

Her şeye rağmen, Jobs’un Tim Cook’u bir sonraki CEO olarak seçmesinin yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum.

Normalde kişisel blog yazılarını pek çevirmem ama yazarın aşağıda kendi kitabının tanıtımı(?) için yazdığı bir metin olduğu için aktarmak istedim.

High Growth Handbook : Scaling Startups From 10 to 10,000 people

https://amazon.com/High-Growth-Handbook-Elad-Gil/dp/…

Ben de startup’ın bulunduğu evreye göre uygun kişinin gerekli olduğunu düşünen taraftayım.

İlk aşamada ürünü yapan kişi, ürünü büyüten kişi, organizasyonu büyüten kişi, işi ve organizasyonu istikrara kavuşturan kişi gibi rolleri kurucunun tek başına üstlenmesi elbette güzel olurdu ama bunun gerçekleşmesi gerçekten çok zor; bu yüzden doğru zamanda iyi yöneticileri seçip yetki devrederek ilerlemek önemli gibi görünüyor.

Ancak yazarın sonda söylediği, "mümkünse kendinize benzeyen birini bulun" kısmı, benim daha önce düşündüklerimden biraz farklıydı; bu yüzden beni çeşitli açılardan düşündüren bir yazı oldu. Sanırım bu kitabı bir kez okumam gerekecek.