- Stanford Medicine araştırmacıları, fare deneylerinde virüsler, bakteriler ve alerjenlerin tamamına karşı etkili olan yeni bir aşı geliştirdi
- Bu aşı nazal (burun içi) uygulama ile veriliyor ve aylar boyunca akciğerlerde geniş kapsamlı bağışıklık koruması sağlıyor
- Mevcut aşıların patojenlerin belirli antijenlerini taklit etmesinden farklı olarak, bağışıklık hücreleri arasındaki sinyalleri taklit ederek doğuştan gelen bağışıklık ile adaptif bağışıklığı birleştiriyor
- Deneylerde SARS-CoV-2, Staphylococcus aureus, Acinetobacter baumannii ve ev tozu akarı proteini karşısında koruyucu etki doğrulandı
- Araştırmacılar, ileride insan klinik deneyleriyle 5 ila 7 yıl içinde ticarileşme olasılığı beklediklerini ve bunun mevsimsel aşılar ile pandemi müdahalesini basitleştirebileceğini belirtti
Evrensel aşı geliştirmede ilerleme
- Stanford Medicine araştırmacıları, solunum yolu virüsleri, bakteriler ve alerjenlerin tamamına karşı etkili bir aşıyı fare deneylerinde geliştirdi
- Aşı nazal sprey formunda uygulanıyor ve akciğerlerde aylar boyunca bağışıklık korumasını sürdürüyor
- Deneylerde SARS-CoV-2 ve diğer koronavirüsler, Staphylococcus aureus, Acinetobacter baumannii ve ev tozu akarı proteini karşısında koruyucu etki gösterildi
- Araştırma, Science dergisinin 19 Şubat sayısında yayımlandı; sorumlu yazar Bali Pulendran, birinci yazar ise Haibo Zhang
Mevcut aşıların sınırları ve yeni yaklaşım
- Geleneksel aşılar, antigen specificity ilkesine dayanarak patojenlerin belirli bileşenlerini taklit eder
- Patojen mutasyona uğradığında etkileri azalır; bu yüzden her yıl yeni COVID-19 rapel dozlarına veya grip aşılarına ihtiyaç duyulur
- Yeni aşı ise patojenin bir parçasını taklit etmek yerine, enfeksiyon sırasında bağışıklık hücreleri arasındaki sinyalleri yeniden üretir
- Doğuştan gelen bağışıklık ile adaptif bağışıklığı birleştirerek kalıcı ve geniş kapsamlı bir bağışıklık yanıtı oluşturur
- Doğuştan gelen bağışıklığın hızlı ama kısa süreli, adaptif bağışıklığın ise yavaş ama uzun süreli olduğu yönündeki klasik ayrımı aşan bir yaklaşım sunar
Doğuştan gelen bağışıklığın kalıcılığı ve mekanizma
- Pulendran ekibi, 2023 tarihli bir çalışmada tüberküloz aşısının (BCG) doğuştan gelen bağışıklığı aylar boyunca sürdürdüğünü ortaya koydu
- T hücrelerinin sitokin sinyalleri aracılığıyla doğuştan gelen bağışıklık hücrelerini sürekli etkin tuttuğu doğrulandı
- Bu mekanizmaya dayanarak sentetik bir aşının (nazal sprey formunda) tasarlanabileceği öne sürüldü
- Bu çalışma, söz konusu hipotezi fiilen uygulayarak T hücresi sinyallerini taklit eden bir aşıyla uzun süreli korumayı gösterdi
GLA-3M-052-LS+OVA aşısı nasıl çalışıyor
- Aşı, T hücresi sinyallerini taklit eden bileşenler ile OVA (ovalbümin) içeriyor
- OVA, T hücrelerini akciğerlere yönlendirerek doğuştan gelen bağışıklık yanıtını haftalar ila aylar boyunca sürdürür
- Fare deneylerinde 3 dozdan sonra 3 aydan uzun süre SARS-CoV-2 enfeksiyonuna karşı koruma sağladı
- Aşılanmamış farelerde hızlı kilo kaybı, akciğer iltihabı ve ölüm görülürken, aşılanan fareler hayatta kaldı ve virüs düzeyi azaldı
- Aşı, akciğerlerdeki virüs miktarını 700 kat azalttı ve 3 gün içinde adaptif bağışıklık yanıtını tetikledi
Bakterilere ve alerjilere karşı koruyucu etki
- Aşı, Staphylococcus aureus ve Acinetobacter baumannii enfeksiyonlarına karşı da 3 ay boyunca koruma sağladı
- Ev tozu akarı proteini maruziyeti deneylerinde, aşılanmamış farelerde güçlü bir Th2 bağışıklık yanıtı ve mukus birikimi gözlenirken
- aşılanan farelerde Th2 yanıtı baskılandı ve hava yolları temiz kaldı
- Araştırmacılar bunu “çeşitli solunum yolu tehditlerine karşı evrensel aşı” olarak değerlendiriyor
Gelecek görünümü ve klinik planlar
- Araştırmacılar, Faz 1 güvenlik denemesi ile başlayarak insan deneylerini planlıyor
- Başarı durumunda, enfeksiyona maruz bırakma denemelerini de içeren daha büyük klinik çalışmalara geçilmesi hedefleniyor
- Pulendran, insanlarda da 2 doz nazal sprey uygulamasıyla koruma sağlanabileceğini belirtti
- Yeterli finansman sağlanırsa, 5 ila 7 yıl içinde ticarileşme olasılığı dile getiriliyor
- Bunun COVID-19, influenza, RSV, bakteriyel pnömoni ve alerjiler dahil tüm solunum yolu hastalıklarını tek seferde önleyen bir aşı olması bekleniyor
- Araştırmaya Emory University, UNC Chapel Hill, Utah State University ve University of Arizona da katıldı
- Çalışma NIH, Violetta L. Horton Fund, Soffer Fund ve Open Philanthropy tarafından desteklendi
Henüz yorum yok.