2 puan yazan GN⁺ 2026-03-07 | 1 yorum | WhatsApp'ta paylaş
  • Son yıllardaki rekor düzeyde yüksek sıcaklıklar, küresel ısınmanın hızlanıp hızlanmadığına dair tartışmaları tetikledi
  • Önceki analizlerde, doğal sıcaklık değişkenliği nedeniyle hızlanma %95 güven düzeyine ulaşmamıştı
  • Bu çalışma, El Niño, volkanik faaliyetler ve Güneş değişkenliği dahil üç temel doğal etkeni düzelterek analiz etti
  • Sonuç olarak, 2015 sonrası küresel ortalama sıcaklık artış hızının 1945'ten bu yana herhangi bir 10 yıllık dönemden daha hızlı olduğu görüldü
  • Bu sonuçlar, yakın dönemde küresel ısınmadaki belirgin hızlanmayı istatistiksel olarak doğrulayan önemli bir örnek niteliğinde

Araştırmanın özeti

  • Araştırma, son dönemdeki rekor sıcak yıllar arka planında küresel ısınmanın hızlanıp hızlanmadığını yeniden inceledi
    • Önceki çalışmalarda doğal değişkenlik nedeniyle hızlanmanın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı değerlendirilmişti
  • Bu analiz, El Niño, volkanik faaliyetler ve Güneş ışınımındaki değişimlerin etkisini çıkararak saf ısınma eğilimini hesapladı

Başlıca bulgular

  • Düzeltilmiş verilere göre 2015 sonrası sıcaklık artış oranı, 1945'ten sonraki tüm 10 yıllık dönemler içinde en hızlısı
  • Bu, küresel ortalama sıcaklık artışının son dönemde açık biçimde hızlandığını gösteriyor

Araştırmanın arka planı ve biçimi

  • Bu çalışma, Research Square üzerinde yayımlanmış hakem değerlendirmesinden geçmemiş (preprint) bir makale
  • Yazarlar Stefan Rahmstorf ve Grant Foster; çalışma CC BY 4.0 lisansı ile açıklandı
  • DOI, 10.21203/rs.3.rs-6079807/v1 olarak veriliyor

Diğer bilgiler

  • Yayımlanma tarihi 3 Mart 2025; görüntülenme sayısı 21.804, yorum sayısı ise 2 olarak kaydedildi
  • Ek metin içeriği veya ayrıntılı verilere PDF indirme yoluyla ulaşılabilir

1 yorum

 
GN⁺ 2026-03-07
Hacker News görüşleri
  • Artık ikiyüzlü davranmayı bırakmalıyız
    Zengin ülkelerde yaşayan insanlar yaşam tarzlarını değiştirmek istemiyor. Üstelik bu ülkeler küresel ısınmanın etkilerini daha az hissediyor ve imalattan kaynaklanan emisyonların büyük kısmı da bu zengin ülkeler etrafında toplanıyor

  • Yazarların kim olduğunu bilmeyenler için söyleyeyim, bunlar iklim bilimi alanında çok yoğun atıf alan araştırmacılar
    Grant Foster’ın yayın listesine bakınca görülebilir. Kusursuz bir itibar ölçütü değil ama en azından ‘bodrumdaki rastgele tipler’in yazdığı bir şey değil

    • İşin ironik yanı, iklim üzerindeki insan etkisine inanmayanlar çoğu zaman ‘bodrumdaki rastgele tipler’e daha fazla güvenme eğiliminde oluyor
    • Makalenin üst kısmında kırmızı harflerle “bu bir preprint’tir ve resmi hakem değerlendirmesinden geçmemiştir” yazıyor. Ben iklim bilimci değilim; bunu nasıl değerlendirmem gerektiğini merak ediyorum. Normalde doğrulanmış bir işaret ararım
  • İklim değişikliğiyle mücadele için çıkarılan yasaların ya da yapılan anlaşmaların hep çarptığı duvar, “önce ekonomi” mantığı
    Bunu çözmek için, üye ülkelerdeki şirketleri denetleyip ceza kesme yetkisine sahip, EPA (Çevre Koruma Ajansı) benzeri ulusüstü bir antlaşma kurumu kurulması öneriliyor. Üye ülkeler kuralları demokratik biçimde belirler, üye olmayan ülkelere ise kirliliği dışarıya aktarmayı önlemek için sert gümrük tarifeleri uygulanır

    • “Önce ekonomi” çerçevesi artık eskidi. Yenilenebilir enerjinin maliyeti sert biçimde düştü ve artık çoğu bölgede fosil yakıtlardan daha ucuz ya da rekabetçi. Ukrayna ve İran savaşlarının gösterdiği gibi bu aynı zamanda enerji egemenliği ve güvenlik meselesi. ABD’nin yenilenebilir karşıtı politikaları, kendini yoksullaştırmak anlamına geliyor
    • Ama ülkelerin neden böyle bir yapıyı kabul etmesi gerektiği de sorgulanabilir. Sonuçta başka ülkelerin gündemine kapılma riski var. Avrupa’nın yüksek enerji maliyetleri yüzünden ekonomik sıkıntı yaşamasının nedenlerinden biri de yüksek vergiler
    • “Ekonomi, çevrenin tamamen bağlı bir iştirakidir” sözünü alıntılamak isterim. Birçok insan bu basit gerçeği fark etmeden ‘önce ekonomi’ diyor
    • AB bazı sektörlerde karbon tarifesi uyguluyor ama bunun zamanla tüm mal ve hizmetlere yayılması gerek. Yıllara göre kademeli azaltım hedefleri belirlenmeli
    • Nobel ödüllü Nordhaus’un Climate Club modeli bu fikri daha zarif biçimde sunuyor. Karbon vergisi ve karbon tarifesini birleştiren gönüllü bir kulüp yapısı; üye ülkeler birbirlerine tarife uygulamıyor. Almanya bunu ilerletmişti ama ABD çekilince rafa kalktı. Şimdi bakınca belki de ABD’nin dışında kalması daha iyi olabilir
  • Açık konuşmak gerekirse, bunu zaten “Won’t Fix” diye kapatmış durumdayız
    “Peki ya başka teknoloji?” gibi sorular da artık çok anlamlı değil. Bundan sonra hazırlık yapmaktan başka çare yok, ama onu bile doğru dürüst yapmıyoruz

    • Diyelim ki bir şeyler yaptık, bir sonraki iktidar gelip “kömüre dönüş” diye bağırarak hepsini geri alacak. Siyasi dönemlerden kısa planlarla dünyayı değiştiremezsiniz
    • Umudu kesmeyelim diye yarı şaka yarı ciddi laflar da var. “Küresel ısınmayı nükleer kışla çözelim” türü kara mizah içeren bir taşlama
    • Sonuçta ekonomik kazanç ortaya çıkarsa düzeltirler. Ama işin ölçeğini düşününce bu pek olası görünmüyor
    • Gelecekte belki de açık dünya oyunlarındaki gibi yanımızda sığınak haritası taşıdığımız bir dönem gelecek
  • Bu makale açık erişimli. Özellikle ResearchGate bağlantısı kullanmaya gerek yok
    Asıl kaynak buradaki DOI bağlantısı

    • Bağlantıyı DOI ile değiştirdim. Şimdi daha iyi mi?
    • Konudan bağımsız ama kişisel sitenizdeki SSL sertifikasının süresi dolmuş. Görünüşe göre şubat sonunda bitmiş
    • ResearchGate’in neden ‘yedek kaynak’ gibi görüldüğünü merak ediyorum. archive.is gibi bir şey mi?
  • İnsan kaynaklı CO₂ temel neden ve bunu azaltmanın uygulanabilir yolları var

    • Elektrikli araca geçmek
    • Gazlı cihazlar yerine elektrikli indüksiyon ve ısı pompası kullanmak
    • Elektrik şebekesi temiz değilse güneş paneli kurmak
    • Çevredeki insanlara da bunu önermek
    • Ama Almanya’daki gibi elektrik gazdan 3 kat pahalıysa ısı pompası cazip gelmiyor. Sadece bireylerin iyi niyetine bel bağlamak gerçekçi değil
    • Hayvansal ürün tüketimini sıfıra indirmek de büyük etki yaratır
    • Ve tabii uçağa binmemek
    • Ama pratikte elektrikli araç ya da elektrikli cihazlara geçişin maliyeti yüksek. “O zaman araba da kullanma, evi de ısıtma, yemek de pişirme” gibi uç söylemlere katılmak zor
  • Başkalarına kirliliği azaltmalarını söylerken kendi yaşamını hiç değiştirmeden sürdürme ikiyüzlülüğü çok yaygın
    Ben uçağa binmiyorum ve yalnızca bir çocuk yaptım. Ama iki ya da daha fazla çocuk yapıp başkalarını eleştiren birini görürsem ona ikiyüzlü derim.
    İnsanların yapabileceği en tartışmalı eylemin “çocuk sahibi olmak” olduğunu söyleyen bir infografik vardı; bence bu görüşte doğruluk payı var

  • Bana göre bu ısınma ivmelenmesi gerçek ve önemli kısmı kontrol dışı
    Geçmiş modeller insan dışı (doğal) karbon salımlarını yeterince hesaba katmadı. Özellikle Arktik metan salımı büyük sorun. Okyanusların CO₂ emme kapasitesi de sıcaklık artışıyla zayıflıyor.
    Sonuçta doğrudan hava yakalama (DAC), 3-4 derecelik artışı önlemek için tek çıkış yolu olabilir. Aksi halde yüz milyonlarca insan sıcak bölgelerde yaşayamaz hale gelecek

    • Ama insan dışı emisyonlar zaten IPCC’nin ilk raporunda da geçiyordu
    • Benim karamsar görüşüm şu: yüz binlerce kişinin öldüğü olaylar yaşansa bile sistem düzeyinde değişim olmayacak
    • Stratosferik aerosol ile albedo ayarlaması daha ucuz bir geçici çözüm olabilir
    • Ağaçları kesip oksijeni az sularda depolamak da karbon yakalamanın bir yöntemi olabilir
    • Bugünkü iklim, onlarca yıl önceki emisyonların sonucu. Ayrıca atmosferdeki aerosol azalması soğutucu etkiyi düşürerek ısınmayı hızlandırdı
  • İtiraf edeyim, Paleosen-Eosen döneminin ikliminin dünya tarihindeki en yaşanabilir iklim olduğunu düşünüyorum
    Fosil yakıt kullanımını durdurma girişimleri neredeyse anlamsız görünüyor. İnsanlığın iş birliği yapıp emisyonları azaltması pratikte imkansız. Sonuçta uyum sağlamak daha gerçekçi bir yaklaşım

    • Ama o dönemin ekosistemi bugünkünden tamamen farklıydı. Şimdi insanlar, çiftlik hayvanları ve yetiştirilen ürünler dünya biyokütlesinin büyük kısmını oluşturuyor.
      Eğer iklim Paleosen düzeyine dönerse insanların ve çiftlik hayvanlarının çoğu buna uyum sağlayamaz. Buna karşılık Kanada, Sibirya ve Grönland gibi yerler yeni tarım bölgeleri olarak öne çıkabilir. Ama oradaki az nüfusun göçmenleri memnuniyetle karşılayacağı pek söylenemez
  • Son dönemdeki ısınma ivmelenmesinin deniz taşımacılığı rotalarının temizlenmesiyle bağlantılı olduğu da öne sürülüyor
    Gemi emisyonları azaltılınca deniz üstüne daha fazla doğrudan güneş ışığı ulaşıyor ve deniz suyu sıcaklığı yükseliyor deniyor. Yine de deniz taşımacılığını temizleme kararının hâlâ doğru olduğunu düşünüyorum