“Korkusuz Organizasyon” kitabının özeti
(notion.so)[Psikolojik güvenlik](Psychological Safety) kavramını tanıtan bir kitabın içeriğini özetleyen bir yazı. (Korece) Psikolojik güvenlik, “üyelerin işle ilgili herhangi bir fikir ya da görüş ortaya koyduklarında veya bir hataya işaret ettiklerinde cezalandırılmayacaklarına ya da misillemeye uğramayacaklarına inandıkları örgütsel ortam” anlamına gelir. Tersinden söylersek, görüşleri açıkça dile getirmenin zor olduğu ya da çalışma arkadaşlarının veya yöneticilerin hatalarını anında işaret etmenin güç olduğu ortamlar, yalnızca organizasyonun performansını düşürmekle kalmaz, hatta büyük kazalara da yol açabilir.
Bu dersler şimdiden birçok alana yansımış durumda. Örneğin kitapta, 1977’de meydana gelen ve en ağır can kaybına yol açan havacılık kazası olan [Tenerife faciası] anlatılıyor; bu kaza, deneyimli kaptanın tek taraflı kararını yardımcı pilotun engelleyememesi nedeniyle yaşanmıştı. Ancak bu tür sorunlar yalnızca Tenerife faciasına özgü değildi. 1994’te ABD NTSB’nin (Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu) yaptığı bir araştırmaya göre, 1978 ile 1990 arasında mürettebat hatası nedeniyle meydana gelen büyük havacılık kazalarının dörtte üçü, uçağı bizzat kaptanın kullandığı sırada gerçekleşti. Kitapta bu tür sorunları doğuran atmosfer “sessizlik kıskacı” olarak adlandırılıyor.
Buna karşılık havacılık sektörü, CRM (Crew Resource Management) adlı bir programı devreye alarak kokpitte yardımcı pilot gibi alt kademedeki personelin kaptan gibi üst kademedeki personele nasıl sorun bildireceği konusunda eğitim vermeye başladı. Bu, insan hatasından kaynaklanan kaza oranını düşürmeye katkı sağladı ve bu yaklaşım havacılığın yanı sıra sağlık ve itfaiye gibi başka alanlara da uygulanmaya başladı. Bu durum, havacılık veya sağlık gibi hataların ölümcül sonuçlara kolayca yol açabildiği alanlarda, beklenmedik bir kaza yaşansa bile birbirini suçlamak yerine olay sonrası analizin titizlikle yapılmasına dayanan (Blameless Postmortem) kültürün yerleşmiş olmasıyla da ilişkili görünüyor. (https://twitter.com/john_grib/status/1185095922255982592 bağlantısına bakın) Kitapta, “Hudson Nehri mucizesi” olarak bilinen 2009 tarihli US Airways Flight 1549’un Hudson Nehri’ne acil inişi, CRM’in başarılı olduğu temsili örneklerden biri olarak gösteriliyor.
Biraz farklı bir konu olsa da, kitabın önsözünde yazarın tıbbi hata oranlarını istatistiksel olarak analiz ederken ekip çalışması iyi olan takımlarda aslında daha fazla hata görüldüğü sonucuna şaşırdığından söz ediliyor. Aslında bu, bir tür ‘hayatta kalan yanlılığı’ (Survivorship Bias) örneğiydi; ekip çalışması iyi olan takımlarda insanlar kendi yaptıkları hataları isteyerek raporlarken, iyi olmayan takımlarda hatalar mümkün olduğunca gizlendiği için dışarıdan bakıldığında bir tür yanılsama ortaya çıkıyordu. Bu tür örnekler, dışarıdan görünen sayıların her şeyi anlatmadığı yönündeki sıradan gerçeği yeniden hissettiriyor.
6 yorum
Bir kez okumam gerekecek gibi görünüyor.
Özet için teşekkürler! 👍
Aslında bu, ilgili kitabın bir özetinden çok konu üzerine biraz sohbet etme gibi. 😅
[DongA Business Review] Konuşmayan biri varsa, önce ona söz hakkı verin
https://dbr.donga.com/article/view/1201/article_no/9439
“Toplantı odasında, sınıfta, koğuşta, oturma odasında, içki sofrasında üç gündür tek kelime etmeyen biri varsa, önce ona konuşabileceği bir kanal açın. Bu, sonrasında hem organizasyonu hem de sizi kurtaran yol olabilir.”
Yakın zamanda “Javajigi” takma adıyla tanınan “Pobi” Park Jaeseong’un masasının üzerinde bu kitabı tesadüfen görmüştüm; aklıma gelince aratırken bulduğum bir yazı bu.
Az önce Park Jae-seong ile yüz yüze konuşma fırsatım oldu; kendisi, bu kitaptaki içeriğin önemli bir kısmını zaten bildiğini ya da bizzat deneyimlediğini, bu yüzden de çok büyük bir etki yaratmadığını söyledi.