- “It turns out” ifadesinin yazıda nasıl işlediği analiz ediliyor ve bu ifadenin yazara sağladığı kullanışlı retorik etki ele alınıyor
- Gündelik konuşmada ya da film özetleri anlatırken şaşkınlık veya keşif tonu vermek için doğal biçimde kullanılsa da, argümantasyonda dayanaksız iddiaları inandırıcı göstermeye yarıyor
- Paul Graham’ın yazıları örnek verilerek, bu ifadenin olgusal ve nesnel bir keşif gibi görünme sağlayan bir araç olarak kullanıldığı açıklanıyor
- Okur, bu ifadeyle tekrar tekrar karşılaşırken yazara karşı bir güven duygusu geliştiriyor; bunun sonucunda mantıksal sıçramaları da kolayca kabul edebiliyor
- Yazı, “it turns out”un tembel yazarın kestirme yolu ve aynı zamanda okurun savunmasını düşüren dilsel bir hack olduğunu savunuyor
“It turns out” ifadesinin kökeni ve kullanım bağlamı
- Yazar, 2006 civarında “it turns out” ifadesini sık kullanmaya başladığını, bunun da Paul Graham’ın denemelerini okumaya başladığı dönemle çakıştığını söylüyor
- Graham bu ifadeyi aşırı sık kullanmasa da, nasıl çalıştığını iyi anlayıp etkili biçimde kullandığı değerlendiriliyor
- Ancak bu ifade, yazarın bizzat kurması gereken mantıksal bağlantı işini üstlendiği için, onu iyi kullanmanın aslında tembellik tekniğini ustaca uygulamak anlamına geldiği belirtiliyor
Gündelik örneklerle anlamın açıklanması
- Şarküteride roast beef kalmadığını öğrenme durumu ya da bir filmdeki ters köşe sahneyi açıklama durumu gibi örneklerde “it turns out”, şaşkınlık ve keşfi ifade eden doğal bir konuşma dili unsuru olarak kullanılıyor
- Ancak tartışmacı yazıda bu ifade kullanıldığında, dayanağı olmayan bir iddiayı sanki deneysel bir bulguymuş gibi gösterme etkisi yaratıyor
- Örnek olarak, Cambridge’in dünyanın entelektüel başkenti olduğu iddiasını desteklemek için “It turned out it was way, way uptown” cümlesi alıntılanıyor
- Bu, gerçek bir argüman değil; kişisel deneyimi nesnel bir olgu gibi paketleme biçimi
Okur psikolojisi üzerindeki etkisi
- “It turns out”, bilim insanı ya da araştırmacının beklenmedik bir sonuca ulaştığında kullandığı tona benziyor
- Örnek: “E. coli tamamen dirençliydi” veya “bütün uzmanlar 10 bin saat pratik yapmıştı”
- Bu tekrar eden maruziyet sayesinde okur, bu ifadeyi olgulara dayanan tarafsız bir gözlem gibi algılamaya başlıyor ve yazarın şaşkınlığına ve nesnelliğine güveniyor
- Sonuç olarak yazar, mantıksal gerekçe sunmadan bile inanç X’ten Y’ye keskin geçişi okura kabul ettirebiliyor
Yazarlık aracı olarak işlevi
- “It turns out”, mantıksal yolu göstermeden sonuca sıçramakta kullanılan retorik bir kestirme işlevi görüyor
- Bu ifade, olgunun kendiliğinden ortaya çıkmış gibi görünmesini sağlayarak yazarın iddiaya müdahil olmadığı izlenimini veriyor
- Yazar bunu “writerly hack” olarak tanımlıyor ve Paul Graham’ın bunu etkili kullandığını düşünüyor
Matematiksel ve eleştirel bakış açısından tartışma (yorum özeti)
- Matematikçi Jason Eisner, “it turns out” ifadesinin matematikte sonucu aktarıp ayrıntılı ispatı atlayan bir ifade olarak kullanıldığını söylüyor
- Bunun tembellik değil, okurun anlamasını kolaylaştıran bir sadeleştirme olduğunu savunuyor
- Buna karşı Somers, matematik bağlamında bunun meşru olduğunu; ancak genel yazıda dürüst kullanıcıların biriktirdiği güvenin dürüst olmayan yazarlarca suistimal edilebileceğini belirtiyor
- Yani okur, “bu ifade kullanıldıysa muhtemelen doğrudur” şeklinde öğrenilmiş bir güven tepkisi geliştirebiliyor
- Başka okurlar da bu ifadenin mantıksal geçişleri bulanıklaştırmak veya otoritesi olmayan iddialara otorite görüntüsü vermek için çalışabildiğini ekliyor
Sonuç
- “It turns out”, basit bir bağlaç değil; keşif, nesnellik ve kaçınılmazlık nüanslarını yapay biçimde yükleyen bir dilsel araç
- Tekrarlı kullanım yoluyla okur bunu olgusal bir ifadenin işareti olarak algılamaya başlıyor; yazar da bunu kullanarak mantıksal ikna gücünü artırabiliyor
- Bu nedenle ifade, dürüst bir özetleme aracı olduğu kadar, tembel argümantasyonu gizlemenin de bir yolu olabiliyor
1 yorum
Hacker News görüşleri
Douglas Adams'ın esprili biçimde işaret ettiği gibi, “it turns out” ifadesi, kaynağı belirtmeden sanki yeni bir araştırma sonucunu bizzat keşfetmişsiniz gibi bir otorite hissi verebilen sihirli bir kalıp
“It turns out”un bir başka gücü de, bir gerçeğin apaçık olmadığını ima etmesi; böylece karşı tarafı utandırmadan düzeltme yapabilmenizi sağlaması
Örnek: “Güneş sarıdır.” “Öyle gibi görünüyor. Ama aslında atmosferin dışında maviye yakın beyazdır.”
2010'da HN'de paylaşıldığında bir okurun yazdığı itiraz yazısı ilginç — “As It Turns Out Is Quite Innocuous” (2010)
“It turns out” olumsuz sonuçları bildirirken de işe yarıyor
Örnek: “Mac mini'yi sıvı nitrojenle 8GHz'e kadar overclock edebilirsiniz. Ama stabil olmuyor (yanan Mac mini fotoğrafı ekli).”
2010 tarihli özgün yazı ve Paul Graham'ın yanıtını içeren bir HN dizisi var
Adam Curtis de bu ifadeyi severek kullanıyor ve bağlaçla cümle başlatan üslubuyla tanınıyor — “But this was a fantasy.”
İlgili video
Ben Rich Hickey hayranıyım; onun sık kullandığı varyasyon ise “it ends up”. Konuşma dökümü deposunda 144 kez geçiyor
Bu bir tür retorik araç gibi; sınırlı sürede bütün iddiaları kanıtlamak mümkün olmadığından, deneyimi özetleyen bir ifade olarak kullanılıyor gibi görünüyor
hbomberguy'nin “Plagiarism and You(Tube)” videosunda da bu ifadeye yönelik takıntı ele alınıyor
Kendisi “iyi inceleme yazmak zordur” diyerek, farkında olmadan sürekli ‘it turns out’ tekrar ettiğini itiraf ediyor. Yaratıcı becerinin aslında değerli bir yetenek olduğunu fark etme süreci ilginç
15 yıllık bir deneme ama hâlâ rahatsız eden bir ifade var — “Let me explain what I mean.”
Yazıda ya da videoda ille de “açıklayayım” diye önceden haber vermeye gerek yok. Hatta çoğu zaman akıĢı kesen bir araç gibi çalışıyor
Tartışmanın tipik yapısı şöyle özetlenebilir:
İddia: “It turns out it’s X!”
İtiraz: “Actually, it turns out it isn’t X!”
Sonunda dünya yeniden huzura kavuşur.
Günümüzde bu tür mem biçimindeki karşı çıkışlar en güçlü ikna araçlarından biri hâline geldi; buna karşı koymanın yolu da ancak kendi mem'inizle karşılık vermek gibi görünen hicivli bir sonuca varıyor