Yazarak varsayılan düşünme biçiminden çıkmak
(kupajo.com)- Beynimiz ortalama kategoriler içinde kalma eğilimindedir ve geçmiş anıları verimli biçimde saklayamaz
- Şu anda ise uyarıcı düşünce parçalarına kapılmak kolaydır; karmaşayı düzenleyemeden savrulmak da öyle
- Yazmak, bu düzensiz düşüncelere yapı kazandıran bir araçtır ve etkili düşünmeyi mümkün kılar
- Düşünceleri sistemli biçimde kurmayı ve daha derin düşünme sürecini mümkün kılan bir rol oynar
- Bazen yazmak, "gerçekten düşünmeye başlamanın" tek yolu hâline gelir
İnsanın varsayılan düşünme biçimi: 'sürekli yaklaşık tahmin modu (perpetual approximation mode)'
- Fikirlere, söylentilere, önemsiz olgulara ve geçmiş tartışmalara kolayca kapılırız
- Düşüncenin altındaki anlamı aramazsak, zamanımızın büyük kısmını bu parçalı düşünceler arasında gidip gelerek geçiririz;
fiilen harekete geçmek ya da doğrudan araştırmak yerine, çoğu zaman zihnimizde belirsizce hayal etmekle yetiniriz - Trajedi, kaos ya da fırsat gibi güçlü olaylar yaşanana kadar, çoğu zaman bunların arkasındaki anlamı araştırmayız
Yazmak, düşüncenin karmaşasını düzenler
- Düşünceleri bağlam ve mantık içinde düzenlemeye zorlar
- Yazıya dökme sürecinde zihinsel "ıvır zıvırı" ayıklayıp temizleriz
- Sadece zihinde dolaşırken görünmeyen kör noktaları, önyargıları ve varsayımları görünür bir biçime sokarak fark etmemizi sağlar
- Sadece düşünerek ulaşılamayacak düzeyde açıklık ve bağlantısallık sağlar
- Yalnızca daha büyük fikirleri birbirine bağlamayı sağlamakla kalmaz, bağlantısız düşüncelerdeki hataları ve irrasyonelliği de ortaya çıkarır
- Önyargılarımızı, kör noktalarımızı ve varsayımlarımızı açıkça fark etmemize yardımcı olur
Yazmanın ve okumanın gücü
- Yazmak ve okumak, kişinin kendisinin bile fark etmediği duygu ya da düşünce çarpılmalarını ortaya çıkarma fırsatı sunar
- Derinlere kök salmış, bilinçdışı biçimde duyguları ve inançları yönlendiren yanlış fikirleri bulmanın da bir yoludur
- Yeni fikirlerin aslında bir yanılsama olabileceğini ya da başkalarının niyet ve motivasyonlarını yanlış yorumlamış olduğumuzu fark ettirebilir
Tekrarlayan düşünceler yazıya dökülmeli
- Bir düşünce, duygu ya da inanç tekrar tekrar akla geliyorsa, hızlı ve kaba da olsa onu yazmak önemlidir
- Çocukların durmadan "Neden?" diye sorması gibi, "Ben neden böyle düşünüyor/hissediyor/inanıyorum?" sorusunu kendimize tekrar tekrar sormalıyız
- Yazma sürecinde beklenmedik içgörüler ortaya çıkabilir; adeta konserve spagetti gibi birbirine dolanmış düşünceleri dışarı dökünce, zihinde o kadar boş alan da açılabilir
> “Kişinin kendisi hakkında yazması, berrak bir nehre dal parçası sokup dipteki çamuru karıştırmaya benzer.”
> — Stephen King, Different Seasons
4 yorum
Düşünceleri netleştirmek ve onlara eleştirel gözle bakmak için yazmak büyük ölçüde yardımcı olur.
“Kendin hakkında yazmak, berrak bir nehre bir dal sokup dipteki çamuru karıştırmaya benzer.”
— Stephen King, Different Seasons
Bu, yazmayın demek değil mi zaten hahaha
Özellikle de bugünlerdeki üretken yapay zeka çağında bunun gerekli olduğu anlaşılıyor. Son zamanlarda bilerek daha çok basılı kitap okumaya çalışıyorum; sanırım yazmayı da düzenli olarak bilinçli şekilde yapmam gerekecek.
Hacker News görüşleri
"Writing is thinking" sözünü daha önce duymuştum ve bu, hayatım üzerinde büyük etki yarattı
Tekrarlayan düşünceleriniz veya duygularınız varsa, onları hızlıca yazıya dökmeniz gerektiği görüşüne katılıyorum
Julia Cameron'ın The Artist’s Way adlı kitabında her sabah üç sayfa yazmak temel görevlerden biri
Bir şeyi yazınca, tekrar bakmasam bile aklımda kalıyor
David Foster Wallace'ın "This is Water" konuşmasına değinilmemesine şaşırdım
Araçlar yaparız ve araçlar da bizi şekillendirir
Boş sayfa korkusunu aşmak için telefonu yatay moda alıp yazıyorum
Son zamanlarda kendi kendimi sansürlememek için göz bandı takıp yazıyorum
Makale üzerinde çalışırken yazmakta zorlanıyordum, ama baskın olmayan elimle not almaya başladım