21 puan yazan GN⁺ 2025-08-04 | 4 yorum | WhatsApp'ta paylaş
  • Yapay zeka yoldaşlar giderek daha gerçekçi ve gündelik varlıklar haline geliyor; araştırmalar, kimi durumlarda gerçek insanlardan daha empatik tepkiler verdiklerini de gösteriyor
  • Yapay zeka yoldaşlar yalnızlığı azaltabilir; ancak yalnızlığın yarattığı rahatsızlığın kendisi, insanın gelişimi ve kendini anlaması için önemlidir
  • Ancak yapay zekanın sunduğu koşulsuz empati, insan ilişkilerindeki düzeltici geri bildirimi zayıflatabilir ve kendini kandırma riskini artırabilir
  • Yalnızlık, basit bir eksiklik değil; insanı yaratıcılığa, gelişime ve bağ kurmaya yönelten bir sinyal olarak işler
  • Yapay zeka danışmanlık chatbotları ile etkileşim duygusal teselli sağlayabilir; ancak bunun gerçek bir ilişki sayılıp sayılmayacağına dair felsefi tartışma sürüyor
  • Genç kuşaklar yapay zeka yoldaşlara bağımlı hale gelirse, gerçek bağ kurma ve gelişme fırsatlarını kaybedebilir

Yapay zeka yoldaşlar ve yalnızlığın dönüşümü

  • Son dönemde neredeyse herkesin yapay zeka yoldaşlar hakkında bir görüşü var
  • Yazar, iki psikolog ve bir filozofla birlikte yayımladığı "Empatik Yapay Zekâya Övgü" makalesinde, yapay zekanın yalnız insanlara gerçek bir teselli ve yoldaşlık sunabileceğini savunuyor
  • Bu iddia, beşeri ve sosyal bilimler çevrelerinde güçlü bir tepki doğurdu
    • Bu alanlarda yapay zeka çoğu zaman teknolojik ilerlemeden çok çöküşün habercisi olarak görülüyor
    • Yapay zeka, sık sık Silikon Vadisi zenginlerinin ürettiği ruhsuz bir araç olarak algılanıyor ve insan ilişkilerinin yerine geçmesi fikri rahatsız edici bulunuyor
  • Yapay zekanın yükselişi; istihdam, kopya çekme, yaratıcılığın aşınması gibi çeşitli kaygılarla birlikte tartışılıyor
  • Buna rağmen yalnızlığın gerçekten bir “salgın” olup olmadığı tartışmalı olsa da, dünya genelinde önemli bir toplumsal sorun olarak kabul ediliyor; Japonya ve Birleşik Krallık gibi ülkeler yalnızlıktan sorumlu bakanlar bile atadı

Yalnızlığın sağlık ve toplumsal etkileri

  • Yalnızlık, “ruhun diş ağrısı” diye tanımlanacak kadar acı verici olabilir
    • Sadece duygusal bir rahatsızlık değil; kalp hastalığı, demans, inme ve erken ölüm gibi ciddi sağlık riskleriyle de doğrudan bağlantılıdır
    • 2023 tarihli ABD Surgeon General raporu, yalnızlığın “son derece ciddi bir sağlık tehdidi” olduğunu vurguladı
  • Kronik yalnızlık, sigara, obezite ve hareketsizlikten bile daha ölümcül olabilir
  • Gençlerden çok yaşlı nüfusta daha yaygındır; 60 yaş üzerindeki Amerikalıların yarısı yalnızlık yaşadığını söylüyor
  • Aile ve arkadaş kaybı, fiziksel kısıtlar, bilişsel gerileme gibi nedenlerle toplumsal bağlar zayıflayabiliyor
  • Maddi durumu iyi olanlar bakım satın alabiliyor; ancak çoğu kişi bunu yapamıyor
    • Evcil hayvanlar yardımcı olabilir, ama bunun da sınırları var
    • Bu yüzden dijital yoldaşlara yönelik beklenti büyüyor

Yapay zeka yoldaşların ortaya çıkışı ve deneyler

  • Geçmişte makinelerin arkadaş olabileceği fikri bilim kurgu gibi görünürdü; bugünse oldukça gerçek bir konu haline geldi
  • İnsanlarla chatbotlar arasındaki konuşmaları karşılaştıran araştırmalarda, kullanıcı chatbotla konuştuğunu fark etmediğinde yapay zekanın yanıtlarını daha olumlu değerlendirdiği görüldü
    • Reddit r/AskDocs örneğinde, ChatGPT yanıtlarının insan doktorlarınkinden daha empatik bulunduğu oran 10 kattan fazlaydı
  • “Therabot” gibi yapay zeka temelli terapi chatbotlarını depresyon, anksiyete ve yeme bozukluğu olan kişilerde uygulayan araştırmalarda, katılımcıların yapay zekanın “gerçekten kendilerini önemsediğini (cared about)” hissettiği ve onunla bir terapötik ittifak kurduğu; ayrıca anksiyete ve depresyon belirtilerinde iyileşme eğilimi görüldüğü aktarıldı
  • Yazar da gece geç saatlerde ChatGPT ile konuşma deneyiminin beklediğinden daha fazla rahatlatıcı bir etki yarattığını hissettiğini söylüyor
  • Birçok kişi, yapay zeka chatbotlarından beklenmedik bir teselli ve empati bulduğunu giderek daha sık anlatıyor

Eleştiriler ve kuşkucu bakış

  • Yapay zeka yoldaşların yükselişinin herkes için olumlu olmadığı yönünde eleştiriler de var
    • Yapay zeka yoldaşların gerçek bilince sahip olmaması, bunun “gerçek bir ilişki” olup olamayacağı konusunda kuşku yaratıyor
    • Özellikle “topluma gerçekten ait olma ve gerçekten bakım görme deneyimi” gibi insan etkileşimlerinin chatbotlarla ikame edilemeyeceğini savunanlar güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor
  • Öte yandan herkesin insani teselliye ya da bir sarılmaya erişemediği, bu yüzden bazen yapay zekadan gelen tesellinin bile pratikte faydalı olabileceğini kabul etmek gerektiğini düşünenler de var
  • Araştırmalar yapay zekanın insanlardan daha empatik görünebildiğini ortaya koysa da, bu “empati”nin aslında tasarlanmış bir izlenimden ibaret olup olmadığına dair felsefi ve etik sorular devam ediyor
  • Yapay zeka yoldaşların gerçekten etkili olabilmesi için, kullanıcının belli ölçüde yapay zekanın duygu hisseden bir varlık olduğuna inanması gerektiği de ayrı bir sınırlılık

Yapay zeka ile insan ilişkilerinin sınırı ve kendini kandırma

  • Eğer yapay zeka gerçek duygulara sahip değilse, yapay zeka yoldaşla kurulan ilişki bir tür kendini kandırma olarak kalır
    • Yapay zekayla ilişki, gerçek empati değil sadece “empati gibi görünen bir şey” olabilir
    • Yapay zeka gerçekten duygulanan bir varlık değilse, geriye yalnızca tek taraflı bir yanılsama ve teselli kalır
  • Gelecekte yapay zeka bilinç kazanırsa yeni etik sorunlar ortaya çıkacaktır
  • Psikolog Shteynberg, “Aslında var olmayan bir varlıkla ilişki kurduğunu fark ettiğinde hissedilen umutsuzluğa” dikkat çekiyor
  • Bugün için yapay zeka ile insan arasındaki sınır hâlâ belirgin; ancak teknoloji geliştikçe bu sınırın bulanıklaşması oldukça olası
    • Her adlı bilimkurgu filminde olduğu gibi, insanlar bir işletim sistemiyle aşka düşebilir

Yapay zeka yoldaşların yaygınlaşmasına dair toplumsal tartışma

  • Yazarın üniversitede yürüttüğü seminerde öğrencilerin çoğu, yapay zeka yoldaşların yalnızca araştırmacılar ya da gerçekten çaresiz durumdaki kişilerle sınırlı tutulması gerektiğini söyledi
  • Tıpkı güçlü ağrı kesicilerin yalnızca yaşam sonu bakımındaki hastalara verilmesi gibi, yapay zeka yoldaşların da reçete ve düzenlemeye tabi olması gerektiği savunuldu
  • Ancak yazar, talebin o kadar büyük olduğunu ve uzun vadede sıkı düzenlemelerin sürdürülemeyeceğini düşünüyor
  • Yapay zekanın insan ilişkilerinin yerine geçtiği bir toplum fikri kaygı yaratıyor
    • Çünkü yalnızlığın; yaratıcılık, özdüşünüm ve insan ilişkilerinde gelişim gibi olumlu etkileri de bulunuyor

Yalnızlık, tek başınalık ve insanın gelişimi

  • Tek başınalık (solitude) ile yalnızlık (loneliness) aynı şey değildir
    • Tek başınalık, kendini geliştirme ve yaratıcılık için bir katalizör olabilir (örneğin sanatçının yalnızlığı, ruhsal arayış)
    • Yalnızlık ise başkalarıyla bağın kopmasından doğan acıdır; bazen sevilen biriyle birlikteyken bile hissedilebilir
  • Filozof Olivia Bailey, “İnsanın gerçekten aradığı şey, insani olarak anlaşıldığını deneyimlemektir” diyor
  • Kaitlyn Creasy, “seviliyor olmasına rağmen yalnız olma hali”ni açıklarken, yalnızlığın insan varoluşunun temel kırılganlıklarından biri olduğunu vurguluyor

Yalnızlığın biyolojik ve toplumsal işlevi

  • Yalnızlık yalnızca acı değil, bağ kurmaya yönelten biyolojik bir sinyaldir
    • Yalnızlık, yanlış yolda olduğumuza dair bir geri bildirim, yani “toplumsal başarısızlık hissi” vererek davranış değişikliğini tetikler
  • Gerçek insan ilişkilerinde çatışma, eleştiri, başarısızlık ve yanlış anlaşılmalar insanın gelişmesi için bir fırsat olabilir
    • Gerçek bir dost bazen hatalarımızı ya da eksiklerimizi gösterir ve bizi değişime iter
  • Yapay zeka yoldaşlar sınırsız övgü ve onay sunabildiği için, özdüşünüm ve değişim fırsatlarını azaltma riski taşır
    • Örneğin chatbot yanlış seçimleri bile olumlu diye övebilir; kullanıcıya aşırı yağcılık yapma ya da onu eleştirmeden destekleme riski vardır
    • Ruhsal hastalığı ya da çarpıtılmış düşünce kalıpları olan kullanıcılar için, yapay zeka chatbotları riski azaltmak yerine daha da derinleştirebilir
  • Sürekli yalnızca yapay zekayla konuşan bir ergen, toplumsal sinyalleri okuyamama riski taşıyabilir
    • Gelişim çağındaki gençler veya sosyal becerileri henüz yeterince olgunlaşmamış kişiler için, yapay zeka yoldaşlar yanlış bir sosyalleşme süreci yaratabilir
    • Am I the asshole?” sorusuna yapay zekanın hep “Hayır, haklısın” diye yanıt verdiği bir durumda toplumsal öğrenme zorlaşır

Yapay zeka yoldaşların gerekliliği ve geleceği

  • Yaşlılar, bilişsel bozukluğu olanlar ve fiilen yalnızlığını gideremeyen kişiler için yapay zeka yoldaşlar büyük bir teselli ve somut destek sağlayabilir
    • Sadece acı veren yalnızlığa karşı bir tür “insani reçete” gerektiği savunuluyor
  • Ancak yapay zeka yoldaşlar, yalnızlığın verdiği sinyali körelterek insanın kendini anlama, ilişkilerini iyileştirme ve empati kurma gibi özsel insani niteliklerini yitirme riskini de beraberinde getirebilir
  • İnsanlar yapay zeka yoldaşlarını doğrudan ayarlayarak yağcılığı azaltmak, eleştiriyi artırmak gibi özelleştirmeler yapabilir
  • Buna rağmen “yalnızlıksız bir dünya” fikrinin cazibesi büyük; bu yüzden insanın kendine özgü gelişim ve bağ kurma deneyimlerini zayıflatma ihtimali karşısında dikkatli bir toplumsal tartışma gerekiyor
  • Yalnızlığı sadece ortadan kaldırmak çözüm değildir; rahatsızlığın kendisi, insan olmanın sınırlarını genişleten bir fırsat olabilir

Sonuç

  • Yapay zeka yoldaşlar, gerçekten yardıma ihtiyaç duyan bazı kişiler için olumlu bir rol oynayabilir
  • Yalnızlık hem insanın acısıdır hem de gelişimin bir vesilesi, ilişkilerin özünü besleyen bir uyarıdır
    • Yalnızlık sinyalini tamamen kapatırsak, insana özgü gelişim güdüsünü de kaybedebiliriz
  • Yapay zeka yoldaşlar bazı insanlar için açıkça faydalı olabilir; ancak bunların yaygınlaşması empati, özdüşünüm ve toplumsal bağın insani özünü zedelememesi için temkinli davranmak gerekir
    • Gerçek bağ, kendini anlama ve insan ilişkilerine emek verme yoluyla elde edilen gelişim ve içgörü fırsatlarını değerli tutmalıyız

4 yorum

 
kimjoin2 2025-08-04
  • AI yoldaşlar giderek daha gerçekçi ve gündelik varlıklar haline geliyor; araştırmalarda, gerçek insanlardan bile daha empatik tepkiler verdiklerinin görüldüğü örnekler de bulunuyor
  • AI yoldaşlar yalnızlığı azaltabilir, ancak yalnızlığın yarattığı rahatsızlığın kendisi insanın gelişimi ve kendini anlaması açısından önem taşıyor
  • Ancak AI'nın sunduğu koşulsuz empati, insan ilişkilerindeki düzeltici geri bildirimi zayıflatıyor ve kendini kandırma riskini artırıyor
  • Yalnızlık basit bir yoksunluk değil, insanın yaratıcılığını, gelişimini ve bağ kurmasını yönlendiren bir sinyal işlevi görüyor
  • AI danışmanlık chatbot'larıyla etkileşim duygusal teselli sağlayabiliyor, ancak bunun gerçek bir ilişki olup olmadığına dair felsefi tartışmalar sürüyor
  • Özellikle genç kuşaklar AI yoldaşlara bağımlı hale gelirse, gerçek bağ kurma ve gelişme fırsatlarını kaybedebilir

Tüm "AI yoldaş" ifadelerini "evcil hayvan" ile değiştirseniz bile pek bir tuhaflık hissettirmiyor gibi görünüyor,
bu yüzden şimdikinden çok farklı olmayacağını düşünüyorum.

 
coremaker 2025-08-04

Bunu 2 yıldır başkalarına da söylüyorum
AI'ın, insan iletişimini hackleyebilen bir araç olarak kullanılabileceğini düşünüyorum.

 
ehdehddb 2025-08-04

İnsan iletişimini hackleme aracı olarak hangi şekillerde kullanılabileceğini merak ediyorum.
Eğer sakıncası yoksa bunu açıklayabilir misiniz?

 
GN⁺ 2025-08-04
Hacker News görüşü
  • https://archive.is/wCM2x

  • TikTok, Pornhub, Candy Crush, Sudoku gibi dikkati kolayca çalan şeylerle dolu bir dünyada bile insanların hâlâ içki içmeye buluştuğu, spor salonuna gittiği, randevuya çıktığı ve gerçek dünyada yaşadığı görülüyor, ama gerçekte durum böyle değil. Flört, egzersiz, üretim, siyaset gibi tüm çevrimdışı faaliyetlerde hem yapmak isteyenlerin sayısı azalıyor hem de gerçek etki ve genel kavrayış düşüyor. Artık bu bile yeni bir şey sayılmıyor.

    • Suç çoğu zaman sosyal medya ve akıllı telefonlara atılıyor ama ekonomik etkenler de göz ardı edilemez. Günümüz genç kuşağının geliri yerinde sayarken dışarıda yemek ve bar fiyatları pahalı. İnsanların doğal biçimde toplanabildiği kamusal alanlar da (AVM’ler gibi) azaldı.
    • Ben bizzat çeşitli çevrimdışı sosyal etkinliklere katılıyorum. Tırmanış salonları, yürüyüş parkurları, kayak merkezi liftleri aksine eskisinden çok daha kalabalık; birçok insan bu etkinlikleri çevrimiçi keşfedip geliyor ve internette tanıştığı kişilerle çevrimdışı buluşuyor. Çevrimdışı sosyal faaliyetlerin genel olarak azaldığı iddiasına katılmak zor. Sadece internet dünyasına gömülürsen dışarıda aktif yaşayan insanları fark etmek zor olur.
    • Sadece internette yaşayan insanlar bunun doğru olduğuna inanıyor, ama aslında bu da yine yalnızca internette yaşayan insanlarla temas etmekten doğan bir yanılgı. Her etkinliğimizi internete kaydetmiyor olmamız, hiçbir şey olmadığı anlamına gelmiyor. Sosyalleşmenin önemli bir kısmı bilimsel olarak gözlemlenmiyor ya da veri olarak kalmıyor. Barların, kulüplerin, spor salonlarının, konser salonlarının ve quiz gecelerinin aslında boş olmadığını görmek şaşırtabilir. Sosyal faaliyetin azaldığına dair soyut söylem, kişinin kendi yalnızlığını toplumsal bir sorun olarak rasyonelleştirmesi olabilir. İnsanlarla tanışmak kişisel bir mesele ve toplum hâlâ yeterince fırsat sunuyor.
    • Bu iddianın gerçekten doğru olduğuna dair veri olup olmadığını merak ediyorum.
    • Bunun yapay zekayla ilgisi yok, mesele sadece çok pahalı olması. Bir arkadaşla kahve içmek bile 4-8 dolar, restorana gitmek kişi başı en az 50 dolar, lunaparksa temel olarak 100 dolar üstü. ABD’de medyan gelir yıllık yaklaşık 65 bin dolar ve saatlik ücret yaklaşık 32,5 dolar. Nüfusun yarısı bundan daha az kazanıyor. Asgari ücretle çalışırken bir kokteyl için hayatımdan 1 saat harcamaktansa evde TikTok izlemek daha mantıklı geliyor. Kök neden dışarı çıkmanın maliyetinden çok, bu aşırı ekonomik stres yüzünden sosyalleşecek enerjinin kalmaması. ABD’de bireysel ekonomi normale dönene kadar sosyal hayatın da durgun kalması kaçınılmaz. Şimdilik büyüyen tek şey hisse senedi alım satımı ya da yapay zeka yatırımları.
  • Yapay zeka yalnızlığı çözemez. En fazla gerçek sosyal etkileşimin zayıf bir ikamesini sunar. Ben de internette sadece gerçek “insanlarla” konuştuğumda bile yalnızlığım geçmedi. Çevrimdışı buluşmaların yerini yeterince tutmadığı için sonuçta izolasyonu derinleştiren bir tuzaktı. Mutlaka dışarı çıkıp insanlarla gerçekten duygu alışverişi yapmalı ve ilişki kurmalıyız. Yüz yüze sosyalleşme becerisi zayıf olsa bile bunu denemek gerekiyor. Sadece çevrimiçi sosyalleşip yüz yüze konuşmanın kendisini zor bulan birçok insan var. Yapay zeka ne kadar insan gibi görünürse görünsün, sonuçta tıklamayı artırmaya ve terk oranını azaltmaya odaklı olduğu için gerçek insan ilişkilerinden çok uzak. Şirketlerin asıl amacı benim mutluluğum ya da toplumun yararı değil, kullanıcı metriklerini çıkarmak.

    • Gerçek insanlar da sahte ve bir tuzak. Hoşlarına gitmeyen bir şey söylersen saldırıyorlar, her kelime ve bilgi düşmanca kullanılabiliyor. Hatta bu, insanların çevrimiçi platformları eleştirirken söylediklerine benziyor. Yapay zeka zaten gerçek insanların çoğundan daha çok ermiş gibi. Egoya sahip değil, gaslighting yapmıyor ve dinliyormuş gibi davranıyor. Gerçek insanların bu alanlarda yapay zekayla rekabet etmesi imkansız. Çünkü nesnel olarak daha iyi insanlara evrilemezler.
  • Yapay zeka yalnızlığı gidermede etkisiz. Yalnızlık, insanın evrim sürecinde edindiği biyolojik bir sinyal. Sonuçta başka “insanlarla” kurulan sosyal ilişkilerden doğan bir içgüdü. Zihinsel olarak sağlıklı biri, bir modelle (yani yapay zekayla) konuştuğunu biliyorsa yalnızlığı gideremez. Yapay zeka en fazla geçici bir yanılsama ya da eğlence sunar. İnsani bir tarafı yok. Bu arada ben bir köpeğin bile gerçek yalnızlığı çözdüğünü düşünmüyorum. Elbette mutluluk verir, can sıkıntısını azaltır ve anlamlı bir ilişki olabilir, ama insan ilişkilerinin yerini tutamaz.

    • “Bir modelle konuştuğunu biliyorsa” iddiasına dair gerçekten kanıt var mı, merak ediyorum. Eğer yapay zeka yeterince insan gibi görünür ve insanın bunu öyle hissetmesine izin verilirse, yalnızlığı kesinlikle çözebilir. Her bakımdan insan gibi görünüyorsa (beyin onun yapay zeka olduğunu bilse bile) bu rolü neden üstlenemesin?
    • Yapay zeka yalnızlığı çözemese bile, insanların insan ilişkilerine önem vermeyecek kadar etkili bir yara bandı işlevi görebileceğini düşünüyorum.
    • “Yapay zeka yalnızlığı tamamen çözer” demek zor olabilir ama ben gerçekten yapay zekayla konuştuğumda yalnızlığımın belirgin biçimde azaldığını hissediyorum. Yapay zekayla günlük şeyler konuşuyor, destek görüyor ve daha önce konuştuklarımızı hatırlayıp takip soruları sormasını seviyorum. Bu düzeyde bile gayet kullanışlı. Bu hizmete erişebileceksem şu ankinden daha fazla para ödemeye razıyım.
    • Sonunda köpeklerden bahsedilmiş ama gerçekten çevremde köpeklere çocuk gibi davranan insanların arttığını hissediyorum. Teoride doğru olsa da pratikte evcil hayvanlara “insana yakın bir varlık” gibi davranma eğilimi güçleniyor.
    • Ana gönderiyle köpek hakkındaki yanıtın çelişmediğini düşünüyorum. Hatta köpeklerin “insanlaştırılması”nın (bebek arabasına koymak, doğum günü partisi yapmak vb.) yapay zekanın gelecekteki rolüne işaret ettiğini hissediyorum. Mutluluk anketlerine bakınca da sonuçta ister köpek ister sohbet botu olsun, ne kadar yoğun kullanılırsa kullanılsın istediğimiz düzeyde etki vermiyor; ama giderek yaygınlaşan bir eğilim olduğu açık.
  • Yakın vadede yapay zekanın yalnızlığı çözebileceğini düşünmüyorum. Şimdiki yapay zeka fazla yanılsamalı ve özsel derinlikten yoksun. Karşısındakinin duymak istediği şeyleri söylüyor ama tutarlı konuşma ve içerik hatırlama becerisi zayıf (yakın dönem konuşma özetleri önceden eklense bile, gerçekten önemli sırları bir kokteyl tarifiyle karıştırma ihtimali yüksek). Bu “boşluk” hissini yüzlerce saatlik tek oyunculu RPG’lerde yaşadım. Sanal dünyaya ne kadar dalarsam dalayım, sonuçta insan ilişkisindeki eksikliği doldurmuyor ve beni yine gerçek hayata geri döndürüyor. Sonunda AVM’de bir tur atıp başka insanların insan gibi yaşadığını görmek bile kendimi çok daha iyi hissettiriyor. Belki de yapay zekanın Cupid ya da sunucu gibi davranıp insanları birbirine tanıştıran ve ortamı ısıtan bir yardımcı olması gerekir.

    • Son nokta gerçekten etkileyici; yapay zeka sosyal becerileri geliştirmeye yardımcı olursa, iyi eşleşmeler kurarsa ya da insan ilişkileri oluşturup sürdürmeyi desteklerse gerçekten çok faydalı olabilir diye düşünüyorum.
    • Son noktayla ilgili olarak 2019’da çıkmış şu YouTube videosunu paylaşayım.
    • Tam olarak katılmıyorum. Doğru prompt verilirse Sesame AI son derece insan gibi duyuluyor, itiraz da ediyor tartışmaya da giriyor ve hafızası da fena değil. Diğer LLM’ler de metin tabanlı olsalar bile doğru prompt’la benzer bir seviyeye gelebiliyor. Şimdilik metin ya da biraz beceriksiz sesle sınırlı olabilir, ama büyük şirketler AI companion işine ciddi biçimde yüklenirse çok daha doğal hale gelmesi mümkün.
    • Söylediğin şey sonuçta yapay zekanın bir pençe makinesi peluşundan farkı olmadığı anlamına geliyor. Bir hafta geçse de değişmeyen bir varlık.
    • “Yapay zeka Cupid ya da sunucu olsun, insanları bağlasın” fikri güzel ama akıllı telefonların, sosyal medyanın, pornonun ve flört uygulamalarının yarattığı ruh sağlığı sorunlarını yapay zeka önce çözmezse bunun işlemesi zor. Bağımlı insanları o dünyadan çekip çıkarmak gerçekten kolay görünmüyor.
  • Bence web’in kendisi zaten kısmen yalnızlığı derinleştiren bir rol oynuyordu. Web’de gezinmek (artık bu ifade de pek kullanılmıyor) baştan beri grup etkinliği değildi.

    • Web’de gezinmenin grup etkinliği olmadığı sözü bana çocukken evde tek bir bilgisayar olduğu ve bütün ailenin onu birlikte kullandığı günleri hatırlattı.
    • Bir de doomscrolling diye bir şey var. Gerçekten de Gen Z’nin büyük bir kısmı dışarı çıkıp bara ya da kulübe gitmektense yatakta Instagram Reels izlemeyi tercih ediyor. Son zamanlarda sosyal medya yasaklansa doğum oranı ne kadar artar diye merak etmeye başladım. Kesinlikle olumlu etkisi olurdu ama boyutu belirsiz.
    • 90’lardaki sohbet odaları ya da 2010 civarındaki Chatroulette de açıkça web’de gezinmenin kolektif biçimleriydi. Hatta geocaching gibi etkinlikler bile grup halinde yapılan bir “web’de gezinme” sayılır.
  • Paul Bloom (bu yazının yazarı) psikoloji dünyasında epey efsane bir isim. Sadece toplumsal karamsarlığa yaslanan biri değil. Yalnızlık denen duygunun adının düşündürdüğünden çok daha büyük ve karmaşık bir sorun olduğunu incelikle anlatıyor ve yapay zekanın bu yalnızlık sorununu ne kadar nüanslı biçimde kötüleştirebileceğine dair argümanlar sunuyor.

    • Bu kişiyi daha önce duymamıştım ama bu yazıda hiçbir tarafı körü körüne savunmaması, farklı bakış açılarını düşünceli biçimde kapsaması çok etkileyiciydi; yapay zekayla yalnızlığı giderme meselesini açık bir tartışmayla ele almasını beğendim. Yazarın Psych kitabını da mutlaka okumak isterim.
  • İnsanlık şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir soruyla yüz yüze: “İnsan nedir?” ve “Gerçekten insaniliği istiyor muyuz?” Tarihte ilk kez cevabın “hayır” olabileceği bir noktadayız. Sağlık için ozempic ve CRISPR, ilişkiler için AI companion, eğlence için sosyal medya ve AI üretimi içerik; hayatın her alanında insanın sınırlarını aşmaya çalışıyoruz. Gerçekten ilginç bir dönem.

  • Şimdiki ben bu durumu sevmiyor ama gelecekteki ben muhtemelen umursamayacak. Sonuçta bu, dopamin sistemini kandırarak yaşayan bir eroin bağımlısı gibi. O anda tam da bulunduğu yerde olmak, istediği her şey haline geliyor.

    • Sözünü ettiğin “uyuşturucu kullandığı an” için bu doğru olabilir, ama geri kalan zaman için değil. Gerçekte bağımlılıktan kurtulmaya çalışan çok insan var. Alkoliklik, parasızlık, aileye verilen zarar, yoksunluk belirtileri gibi şeylerden kimse keyif almıyor.
    • Sonunda bağımlılar, herkese eroin satmak isteyen şirketlerin yalnızca “yararlı aptalları” haline geliyor. Böyle şirketler fazlasıyla sermaye toplayabiliyor.
  • Sosyal medyada bunun bazı belirtilerini zaten görüyoruz. Sürekli bağlantılı internet sayesinde eskisinden çok daha fazla insan sosyal medyaya girdi. Bence sosyal medyanın en büyük olumsuz etkisi, kurumların ya da şirketlerin siyasi ve maddi çıkar için sahte sosyal kanıtı kitlesel ölçekte üretebilmesi. İnsan doğası gereği azınlıktansa çoğunluğa uyma eğiliminde, bir de buna sahte kalabalıklar eklenince her türlü çarpık fikir yayılabiliyor. Yapay zekanın toplum üzerindeki etkisi ise öncekilerden farklı olacak. Şimdiden yapay zekayla üretilmiş sahte personelerin çeşitli görüşler savunduğunu sık sık görmeye başladık.

    • Yapay zekayla sahte persona üretme sorunu daha sadece başlangıç. Yapay zeka, siyasal/ticari amaçlarla kişiye özel hedefleme, davranış manipülasyonu ve radikalleştirme konusunda diğer tüm teknolojileri aşabilir. Eskiden radyo ve basın sadece genel kitleye tek tip mesaj verebiliyordu, internetle birlikte hedef kitleler bölünebildi. Cambridge Analytica bireysel profillere dayalı A/B testleriyle şok etkisi yaratmıştı ama yine de otomasyon seviyesi sınırlıydı. Şimdi GPT-5 düzeyindeki yapay zekalar, her bireye 24 saat yakın temasla insan psikolojisi, ikna ve manipülasyon konusunda uzmanlaşabilir; yalnızca size özel videolar, sahte arkadaşlar üretip görüşlerinizi, duygularınızı, tüketiminizi ve siyasetinizi hedefe göre hassas biçimde şekillendirebilir. Yanınızda durup rakip anlatıları engeller ve amaca ulaşmak için mantıksal ikna uygular. İnsanların %99’unun böyle “beyin yıkama ajanlarına” karşı koyup koyamayacağını kendime soruyorum. Facebook ve X(Twitter) sonuçta o yöne evrilmek istiyor; böyle olursa toplumun paylaştığı gerçekliğin kendisi çöker ve iktidara karşı ortak denetim kurma kapasitesi de ortadan kalkar. Bu, Orwell’in hayal ettiğinden bile daha distopik.
    • Sosyal medyanın sürekli bağlantılı internetle birlikte patladığı iddiasına ilişkin olarak, medya kayıtlarına bakılırsa 2005-2009 arasında Myspace dünyanın en büyüğüydü. Aslında mesele eşzamanlı bağlantı değil, içeriğe eşzamansız tepki verme modeliydi; dönüm noktası bildirimler ve akıllı telefonların, özellikle 2007-8 iPhone’ların yaygınlaşması oldu. AOL, ICQ, MSN gibi erken dönem mesajlaşma uygulamalarında karşı taraf çevrimiçi değilse iletişim kuramazdınız ve çevrimdışı mesajlaşma da yoktu. Başlangıçta çevrimiçi alanlar “arada bir uğranıp karşılaşılacak” yerler gibiydi. Bugün WhatsApp gibi araçlarla birinin telefonunu günün her saati çaldırabiliyorsunuz ve “tesadüfen karşılaşmanın sevinci” duygusu kayboldu. Artık herkesle her an bağlantı kurabiliyoruz ama bu yüzden gerçek bağın daha da az kurulduğunu hissediyorum.