Yargıç, ChatGPT’nin tüm kullanıcılarına zarar veren “kitlesel gözetim programı” iddiasını reddetti
(arstechnica.com)- Telif hakkı davasında delillerin korunması gerekçesiyle OpenAI’ın milyonlarca kullanıcının ChatGPT kayıtlarını süresiz olarak saklamak zorunda kalması, kullanıcı gizliliği tartışmasını mahkeme gündemine taşıdı
- İkinci başvurucu Aidan Hunt, silinmiş ve anonim sohbetlerin bile saklanmasını öngören emrin ülke çapında bir kitlesel gözetim programına benzediğini, yalnızca çıktılar saklansa bile girilen soruların veya konuların ortaya çıkabileceğini söyleyerek itiraz etti
- Yargıç Ona Wang, bu emri özel bir şirketin elindeki mevcut verileri dava amacıyla korumasını, ayırmasını ve saklamasını sağlayan bir tedbir olarak değerlendirdi; kitlesel gözetim yorumunu kabul etmedi
- Mahkeme, ChatGPT kullanıcılarının anayasal ve sözleşmesel gizlilik haklarının ihlal edilme olasılığının telif hakkı ihlali esas davasıyla doğrudan ilgili olmayan ikincil bir mesele olduğunu belirterek Hunt’ın müdahalesine izin vermedi
- OpenAI, 26 Haziran’daki sözlü duruşmada saklama emrine ilişkin kaygılara itiraz edecek; EFF’den Corynne McSherry ise yapay zeka sohbet botu kayıtları için bildirim, silme ve şeffaflık mekanizmalarının gerekli olduğunu vurguladı
ChatGPT kayıtlarını saklama emri ve kullanıcı müdahalesi girişimi
- Mahkeme, OpenAI’a milyonlarca kullanıcının ChatGPT kayıtlarını süresiz olarak saklamasını emretti; silinmiş sohbetler de saklama kapsamına alındı
- Bu emir, haber kuruluşlarının açtığı telif hakkı ihlali davasında olası delilleri korumaya yönelik bir tedbir
- İlk kullanıcının müdahale başvurusu şirket adına yapılmıştı; ancak Yargıç Wang, şirketin belgeleri bir avukat aracılığıyla hazırlaması gerektiği gerekçesiyle başvuruyu mayıs ayında reddetti
- İkinci başvurucu Aidan Hunt, ChatGPT’yi zaman zaman kullandığını ve hizmeti kullanırken OpenAI’a “son derece hassas kişisel ve ticari bilgiler” gönderdiği durumlar olduğunu belirtti
Aidan Hunt’ın gizlilik ihlali iddiası
- Hunt, saklama emrinin tüm ChatGPT kullanıcılarını etkileyen ve onlara potansiyel zarar veren ülke çapında bir kitlesel gözetim programı oluşturduğunu söyleyerek itiraz etti
- Kullanıcıların silinmiş sohbetlerin ve anonim sohbetlerin bir anda saklanacağından önceden haberdar edilmemiş olmasını da sorun olarak gösterdi
- Saklama kapsamı ChatGPT çıktılarıyla sınırlı olsa bile riskin sürdüğünü savundu
- Çünkü çıktı, girilen soruyu veya konuyu özünde ortaya çıkarabilir ya da sık sık açıkça yeniden ifade edebilir
- Hunt, ilgili haberi çevrim içi forumlarda görene kadar OpenAI’ın bu bilgileri sakladığını bilmediğini söyledi
- Kendi Dördüncü Değişiklik ve adil yargılanma usulü haklarının ihlal edildiğini belirterek mahkeme emrinin iptaline yönelik bir başvuru önerdi
Anonim ve hassas konulu sohbetlerin kapsam dışı bırakılması talebi
- Hunt, Yargıç Wang’ın Anonymous Chats özelliğini saklama ve açıklama kapsamı dışında tutma seçeneğini değerlendirmediğine dikkat çekti
- Anonim sohbetlerin kullanıcıların en hassas ve potansiyel olarak en zararlı bilgilerini içerme olasılığının yüksek olduğunu savundu
- Kapsam dışı bırakılmasını istediği sohbet türleri şunlardı
- Tıbbi, finansal, hukuki ve kişisel konuları ele alan sohbetler
- Kullanıcıya ilişkin derin özel bilgiler içeren, ancak davacı haber kuruluşlarının çıkarlarıyla hiçbir ilgisi olmayan sohbetler
- Hunt, bu davanın yapay zeka kullanımıyla bağlantılı gizlilik hakkı konusunda yeni ve önemli bir anayasal soru içerdiğini savundu
- Bir hukuk davasındaki delil keşfi emriyle ülke çapında bir kitlesel gözetim programı oluşturulup oluşturulamayacağını da bir mesele olarak gündeme getirdi
Yargıç Wang’ın ret gerekçesi
- Yargıç Wang, 20 Haziran tarihli emrinde Hunt’ın iddialarını kabul etmedi
- Dipnotta, belge saklama emrinin kitlesel gözetim olarak yorumlanamayacağı net biçimde belirtildi
- Emir, özel bir şirketin elindeki belirli verileri yalnızca dava amacıyla korumasını, ayırmasını ve saklamasını gerektiriyor
- Yargı erkinin kolluk kuvveti olmadığı açıkça ifade edildi
- OpenAI’ın dava sürecinde normalde sildiği belirli sohbet çıktı kayıt verilerini geçici olarak saklamasının bireysel tüketicilerin anayasal ve sözleşmesel gizlilik haklarını ihlal edip edemeyeceği meselesi ikincil bir mesele olarak değerlendirildi
- Bu meselenin, telif hakkı ihlali esas davasının olgusal çerçevesinin oluşmasına “hiçbir şekilde” katkı sağlamadığı görüşüne varıldı
- Hunt’ın gündeme getirdiği “yeni” soruların telif hakkı ihlali davasının konusu olmadığı, ele alınmaları halinde de gerçek uyuşmazlıkların çözümünü haksız biçimde geciktireceği değerlendirildi
OpenAI’ın sözlü duruşması ve kullanıcı bildirimi meselesi
- OpenAI, 26 Haziran’da Yargıç Wang’ın huzurunda saklama emrine ilişkin kaygıları ele alacağı bir sözlü duruşma fırsatı bulacak
- Hunt’ın en çok kaygı duyduğu nokta, saklama emrinin yürürlükte kalması ve sohbet verilerinin davacı haber kuruluşlarına açıklanma olasılığıydı
- Yargıç Wang, henüz hiçbir sohbet verisi haber kuruluşlarına açıklanmadığı için mevcut aşamada bir risk olmadığı görüşünde
- Hunt ise veriler paylaşılmasa bile OpenAI’ın verileri saklamasının tek başına ciddi ve telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğinden endişe ediyor
- Bazı kullanıcılar, OpenAI’ın ne kadar güçlü bir mücadele vereceğini sorguluyor
- Hunt, OpenAI’ın dava maliyeti, hızlı çözüm veya itibar zararından kaçınma gibi başka kaygılara daha fazla önem vermesi halinde kullanıcı gizliliğini savunmanın ikinci plana itilebileceğinden endişe ediyor
- OpenAI, yorum talebine hemen yanıt vermedi; daha önce ise etkilenen kullanıcı kapsamını ortaya koyarak emre karşı mücadele edeceğini belirtmişti
- Electronic Frontier Foundation’dan Corynne McSherry, bu delil keşfi emrinin kullanıcı gizliliği için gerçek bir risk oluşturduğunu ve başka davalar için emsal teşkil edebileceğini düşünüyor
- McSherry, yapay zeka sohbet uygulamalarında kullanıcıların kayıtlarını silebilmesi ve bunların gerçekten silindiğinden emin olabilmesi gerektiğini; ayrıca kullanıcı bilgilerine yönelik talepler için zamanında bildirim ve düzenli şeffaflık raporlarının da gerekli olduğunu söyledi
Henüz yorum yok.