- Crap Towns adlı kitap, Birleşik Krallık'taki en kötü yerleri ele alan bir kitaptı ve 2003'te yayımlandı
- Kitap, o dönemde Birleşik Krallık'taki toplumsal sorunları mizahla ele alarak büyük ilgi gördü
- Ancak bugün, bu tür bir kitabı yayımlamayı zorlaştıran bir toplumsal atmosfer oluşmuş durumda
- Mizaha yönelik toplumsal algıdaki değişim ve kimlik siyaseti bu dönüşüme yol açtı
- Yazar, geçmişteki mizahın bugün hâlâ geçerli olup olmadığı üzerine düşünüyor
O şaka artık komik değil
Crap Towns'ın arka planı
- Crap Towns, Birleşik Krallık'taki en kötü yerleri konu alan bir kitap serisiydi ve 2003'te yayımlandı
- Kitap, web sitesi üzerinden insanlardan öneri alınan yerlerin araştırılmasıyla hazırlandı
- O dönemde Birleşik Krallık'taki toplumsal sorunları mizahla ele alarak büyük ilgi gördü
Günümüz toplumunda yayımlanabilirlik
- Bugün, Crap Towns gibi bir kitabı yayımlamayı zorlaştıran bir toplumsal atmosfer oluşmuş durumda
- Kimlik siyasetiyle ilgili tartışmalar bu değişime yol açtı
- Mizaha yönelik toplumsal algıdaki değişim, yayıncılık sektörünü etkiliyor
Mizahın önemi
- Mizah, toplumsal sorunlara dikkat çekmek ve değişim çağrısı yapmakta önemli bir rol oynar
- Ancak modern toplumda mizah yanlış anlaşılmalara yol açabilir
- Yazar, geçmişteki mizahın bugün de geçerli olup olmadığı üzerine düşünüyor
Crap Towns'ın etkisi
- Crap Towns, o dönemde Britanya toplumunda büyük etki yarattı
- Ancak kitabın yayımlanmasının ardından Birleşik Krallık'taki toplumsal sorunlar hâlâ çözülebilmiş değil
- Yazar, Crap Towns'ın toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlayamamış olmasından üzüntü duyuyor
Alternatif yaklaşım
- Crap Towns'a benzer web siteleri hâlâ var, ancak yazar bu sitelerin yaklaşımına şüpheyle bakıyor
- Günümüz toplumunda geçmişteki mizah artık geçerli olmayabilir
- Yazar, toplumsal değişime bağlı olarak mizahın rolünün de değişmesi gerektiğini düşünüyor
1 yorum
Hacker News görüşü
Yazar, bu yazı sayesinde çok trafik aldığını belirterek teşekkür ediyor. Okurların, orijinal yazıda net bir sonuca varamamasını anlayışla karşılamasına minnettar. 2003'te şakalaşmanın daha kolay olabileceği fikrini ilginç buluyor.
Yazar bir komedyen değil ve yayıncılık sektöründe çalışıyor. Yayınevlerinin gergin olduğuna dair düşüncesini kanıtlayamasa da, belli bir içgörüye ve sezgiye sahip olmayı umuyor.
Bu kitabın bugün yayımlanmayacağı ya da daha az popüler olacağı defalarca söylendi. Ancak yazar bunun ötesinde bir şey gözlemliyor: aynı şakalar bugün komik gelmiyor.
Bugünün dünyasının neden Britanya'nın geleneksel başarısızlıklarını kutlamanın, yakınmanın ve sevgi dolu öz-aşağılamanın ötesine geçtiği sorusu ortaya atılıyor.
Yazar, hükümetin ve yerel yönetimlerin onun yazdıklarını okuyup davranışlarını düzeltmemiş olmasına gülüyor. Kitap yayımlandığında yaşadıklarını paylaşıyor.
Yazar, insanların kendi bölgeleriyle gurur duyduğunu ve yerel sorunlara çözüm önerileri olduğunu öğrendiğini söylüyor. Bunun için devlet desteği gerekiyor.
20 yıl önce küçük kasabaların tekdüzeliğine birlikte gülebiliyorduk. Bugün ise yerlerin kaderi keskin biçimde ayrışıyor ve topluluk kimliği kayboluyor.
Üst orta sınıf daha mizahsız ve daha püriten hale geldi; işçi sınıfı ise gülmeyecek kadar öfkeli. Güç sahibi olanlar hiçbir şey yapmıyor.
ChavTowns adlı web sitesi hâlâ yayında ve sahibi siteyi bırakmayı planlıyor.
Politik doğruculuğu eleştirmeden ya da yazarı suçlamadan önce, orijinal yazının sonunu okumaları tavsiye ediliyor.
Yazar, şakalarının artık işlememesini püritenliğe bağlayamayacağını kabul ediyor. Crap Towns kitabının tam anlamıyla bir başarı olmadığını da kabul ediyor.
Yazar, şakalarının insanlara yabancılaşma, can sıkıntısı ve umutsuzluk duygularını daha da artırmış olabileceğinden endişe ediyor.
Kişisel öz-aşağılama mizahının kendi mutsüzlüğüne katkıda bulunduğunu fark ediyor.
Şakayı yapan kişiyle dışarıdan bakan kişinin bakış açısı farklıdır. Bu, mizah içeriği üretenlerin sık sık zor yoldan öğrendiği bir derstir.
Yazar, "Crap Towns, 20 Year Update" yayımlayıp nelerin değiştiğini sormayı denemeyi öneriyor.
Zamanla insanlar birbirine zarar vermek için kullandıkları silahları değiştirir. Politik doğruculuk, zarar verme niyetiyle zarar vermeme niyetini net biçimde ayırmaya çalışır.
Son birkaç on yılda öne çıkarılan şey, başarı sorumluluğunun bireye ait olduğu fikriydi. Alain de Botton'un "Status Anxiety" kitabında bu fikir derinlemesine inceleniyor.