- Yaklaşık 10 yıldır abone olunan proje yönetimi platformu Basecamp’in kullanımını durdurma kararı alındı
- Kararda, Basecamp’in ana şirketi 37signals yönetiminin sürekli olarak yol açabileceği "zarar" ve kurum içindeki kullanım sıklığı birlikte değerlendirildi; mevcut aboneliğin yenilenmemesine karar verildi
- İçerikler dışa aktarıldıktan sonra başka bir üretkenlik platformuna geçilmesi planlanıyor
Basecamp içindeki tartışma ve liderliğin tepkisi
- 2009’da Basecamp’in müşteri hizmetleri ekibinden biri "komik müşteri isimleri" listesi hazırlayıp paylaşmış, bu liste uzun süre varlığını sürdürdükten sonra 2021’de gündem olmuştu
- Bu ırkçı olay tartışma konusu olunca yönetim, "çalışanların sosyal ve siyasi tartışmalarını yasakladı"
- Bunun sonucunda büyük çaplı istifalar yaşandı ve yönetimin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) çalışmalarına yönelik tutumunun "destek"ten "kısıtlama"ya kaydığı ortaya çıktı
- Olayın yaşandığı 2021’de bu konu kütüphane ekibi içinde de gündeme geldi, ancak Basecamp kültürünü ve platformunu terk etme kararının günlük işe etkisine dair kaygılar dile getirildi
- Çalışanlar, platformun kullanım kolaylığını ve ona bağlı proje sayısını hesaba katarak başka bir şirketin değerlerine nasıl karşılık verilmesi gerektiğini tartıştı
- Ancak o dönemde aboneliği iptal etme yönünde adım atmamaya karar verildi
Blog yazıları ve değer çatışması
- 37signals’ın kurucu ortaklarından ve CTO’su David Heinemeier Hansson’ın (DHH) blog yazısı bu yılın temmuz ayında ekip içinde yeniden paylaşıldı
- "Torakların Yasası" başlıklı yazıda, Yüksek Mahkeme’nin "üniversite kabulünde azınlık gruplarına tanınan pozitif ayrımcılık programlarının kaldırılması" kararını kutluyor ve DEI’nin etkisinin zayıflamasını olumlu bir gelişme olarak anlatıyordu
- Söz konusu yazı, George Floyd olayının ardından yaşananları isyan olarak tanımlıyor ve bunun DEI hareketini güçlendirdiğini öne sürüyordu
- Bu tür ifadeler, 2020’deki büyük ölçüde barışçıl protestoları çarpıtıyor ve şiddet yüklü imgeleri teşvik eden aşırılıkçıların dilini kullanıyor
- Ayrıca onun "Meta işyerinde siyaset hakkında konuşmuyor (kimsenin umurunda değil)" yazısı da yeniden tartışma konusu oldu
- DHH’nin blog yazılarındaki çok sayıdaki yanlışlık ve çarpıtmayı tek tek ele almayacağız; bunun yerine değerlerimize aykırı olan bazı simgesel ifadelere odaklanacağız
- (Orijinal metinde, DEI hareketini tuhaf biçimde tasvir etmesi ve 2022 sonundaki teknoloji çalışanı toplu işten çıkarmalarına sevinmesi gibi noktalardan söz ediliyor.)
Duke Kütüphanesi’nin değerleri ve tepkisi
- Kütüphane, kendi değerleriyle çatışan şirketlerle çalışma konusunda deneyimli; akademik yayıncılık sistemi örneğinde olduğu gibi, değerlerine aykırı iş modellerine sahip şirketlerle iş yapıyor
- Kütüphane, ırkçı ve beyaz üstünlükçü varsayımlara dayanan materyalleri de topluyor ve araştırma amacıyla koruyor
- Kütüphane, insanlığın üretebileceği en kötü şeyleri de çok iyi biliyor; çünkü onları topluyor
- Ancak kütüphane, kendi işyeri kültürü ve uygulamalarının geçmişte yol açtığı zararları da kabul ediyor ve bunları azaltmak için çaba gösteriyor
- Önemli olan bizim kusursuz ya da örnek alınması gereken bir model olmamız değil. Asıl mesele saf olmamamız
- Siyah aktivistlerin öncülük ettiği, polis şiddeti ve kurumsal ırkçılığa karşı ülke çapındaki örgütlü protesto hareketine "isyan" diyen bir teknoloji şirketinin patronunu gördüğümüzde,
ekip üyelerinin bir kısmına komik gelen İngilizce dışındaki isimlerin listesini yaptıklarında buna itiraz edebilecek insanları işten çıkarmaktan keyif alan bir patronun bulunduğu bir şirket gördüğümüzde
kimle karşı karşıya olduğumuzu anlayabiliyoruz
- Bunun nedeni birinin geçim kaynağını elinden almak istememiz, yöneticileri cezalandırmak istememiz ya da abonelik ücretimizin büyük bir fark yaratacağını düşünmemiz değil
- Bu boşluğu doldurabilecek başka üretkenlik araçları var ve bu durumda bir seçim şansımız bulunuyor
- Bu yüzden Basecamp aboneliğimizi sonlandırmaya karar verdik
3 yorum
Ben şahsen DHH'nin geliştirici olarak sıra dışı biri olduğunu düşünüyorum ama şirketin yöneticisi olarak sık sık bu role pek uymayan söylem ve davranışlarda bulunduğu kanısındayım.
Bu yazıyla ilgili birkaç Hacker News yorumunu da getiriyorum.
Hacker News görüşleri
Hacker News yorumunu doğrudan görmedim, yalnızca bu özet yorumu gördüm; ancak “viral olabilen ünlü bir kişinin, topluma zarar veren bir görüşü savunup bunu kendi şirketine uygulayarak fiili etki yaratmasını” basitçe “farklı bir görüş” olarak ifade etmenin de sorunlu olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kamusal bir rolü olan eğitim kurumlarının kararlarına kamusal bir bakış açısı yansıtmasını da doğal buluyorum.