Patreon ile Nasıl Rekabet Edilir
(siderea.dreamwidth.org)- Patreon'ın anlamlı bir rakibi yok ve aynı zamanda pek çok kullanışsız yanı da var; bu da pazar payını alabilecek büyük bir fırsat olduğu anlamına geliyor. Ancak bunun için, içerik üreticilerinin gelirlerinin %5'ini (ek olarak ödeme işleme ücreti %5) ödeyerek neden bunu kullandığını anlamak gerekiyor
- İçerik üreticilerinin gerçek ad yerine takma adla (stage name·pen name) faaliyet gösterebilmesi ve platformun yasal olarak tutmak zorunda olduğu gerçek ad·vergi kimliğini gizli tutması en temel ön koşul
- Aylık aboneliğe ek olarak iş başına (by-works) fonlama modelini desteklemesi temel farklılaştırıcı unsur; destekçiler, iş başına bir tutar taahhüt eder ve üretici sabit bir takvim olmadan her sonuç ürettiğinde ücretlendirme yapar
- İçerik üreticisinin destekçiye doğrudan bir şey satması değil, dünyaya açık olarak yayımlanan çalışmaları (açık kaynak, aktivizm, yazarlık vb.) destekleten karşılıksız (non quid pro quo) destek modeli de desteklenir
- Ücret birleştirme (charge bundling), API tabanlı kitle yönetimi, düşük donanımlı cihaz erişilebilirliği gibi alanlarda Patreon'un zayıflıkları büyüyor; bu nedenle sadeliği koruyan bir rakibin pazarı alma şansı yüksek
Genel bakış: Patreon gerçekte ne yapıyor
- Patreon, müzisyen ve müzik videosu yapımcısı olan gerçek bir içerik üreticisi tarafından kuruldu ve tasarlandı; bu yüzden üreticilerin platformda gerçekten hangi özelliklere ihtiyaç duyduğunu anlıyordu
- Patreon kusurlu olsa da, aşağıda anlatılan temel işlevlerde diğer tüm ödeme kabul platformlarının önünde; bunları uygulayıp geliştirmeden rekabet etmek mümkün değil
1) Takma ad (Pseudonym) desteği
- Sahne adı ve müstear ad, 2.000 yılı aşkın süredir sanat dünyasının gerçeği; içerik üreticileri sıradan satıcılardan farklıdır
- Üreticinin destekçilerle olan tüm etkileşimlerinde takma ad kullanabilmesi gerekir ve platformun, yasal olarak bilmesi gereken gerçek ad·vergi kimliği bilgilerini (ABD'de SSN) gizli tutması gerekir
- Sadece takma adı desteklemek yetmez; bunun içerik üreticisine önceden açıkça vaat edilmesi gerekir ve ideal olarak yeni üretici kazanım anlatımına da dahil edilmelidir
- Gerçek adın ifşa olmasını kabul edecek olsalardı zaten şimdiye kadar PayPal aboneliği kullanabilirlerdi; dolayısıyla gerçek adı gizli tutmayan bir platform Patreon'un işini elinden alamaz
2) İş başına (By-works) fonlama modeli desteği
- Patreon'un iki temel modelinden biri aylık abonelik ve bu basit; ama asıl fark yaratan diğer model olan iş başına model
- Destekçi aylık değil, üreticinin ortaya koyduğu her bir iş için bir tutar taahhüt eder (hikâye başına, müzik videosu başına vb.) ve üretici bir ayda 0, 1, 10 ya da 100 iş üretebilir
- Yazarın kendi rekoru bir ayda 10 iş
- Destekçinin beklediğinden fazla ücretlendirilmemesi için aylık üst sınır (monthly upper limit) ayarlanabilir ve bunun üzeri tahsil edilmez
- Sistem, üreticinin gerçekten bir şey teslim edip etmediğini doğrulamaz
- Üretici Patreon'a girip "bir iş ürettim" diyen kısa bir yazı yayımlar, "ödeme talep et" kutusunu işaretleyip gönderir; hepsi bu
- Gerçek teslimatın olup olmaması üretici ile destekçi arasındaki meseledir; yazar da ücret karşılığı teslimatı Patreon yerine ayrı bir kanal üzerinden yürütüyor
- Esasen bu, destekçinin kredi kartına bağlı bir "ödeme talep et" düğmesine benzer ve üreticinin bu düğmeye aşırı basmasını engelleyen bir mekanizma yoktur
- Ama bunu abartırsa destekçiler öfkelenip desteği iptal eder; bu tek başına yeterlidir
- PayPal ile peyzaj işi faturası gönderdiğinizde PayPal'ın işin gerçekten yapılıp yapılmadığını kontrol etmemesiyle aynı mantık
- Yazarın bildiği kadarıyla bu modeli Patreon dışında destekleyen yalnızca bir platform daha var: Tipeee.com; orada da ücret %5 değil %8 ve istenen kişisel belgeler aşırı müdahaleci
- İş başına modelin temel yapısı
- Destekçi, iş tamamlanmadan önce her iş için $n tutarında sürekli taahhütte bulunur
- Üretici, sabit bir takvim olmadan geçici/ad hoc şekilde işler üretir ve her seferinde arayüzden destekçileri ücretlendirir
- Platform, bu ücret taleplerini toplayıp aylık olarak destekçinin kredi kartına yansıtır
3) Karşılıksız (Non quid pro quo) destek
- Patreon bir şey satmak için kullanılabilir, ama para ödeyen kişiye doğrudan bir şey verilmeden destek toplamak için de kullanılabilir
- Açık kaynak katkıcıları, aktivistler, gazeteciler ve blog yazarları; destekçiye bir ürün vermek için değil, dünyaya bir şey sunmak için destek alır (herkesin kullanabileceği kod yayımlamak, dünyayı değiştirmeye yönelik faaliyet yürütmek, herkesin okuyabileceği yazılar yazmak gibi)
- Yazarın 9 yıl önce Patreon'a katılmasının en büyük nedeni, yazılarını satmadan (yalnızca ödeme yapanlara sunmadan) internette herkese açık yayımlayıp herkesin okuyup alıntılayabilmesini sağlarken aynı anda finansman bulmanın tek yolu olmasıydı
- Mesele telif ihlali korkusu değil; yazıyı PDF, kitap ya da dergi yapıp sattığınız anda sadece ödeme yapanların görebileceği bir satış modeline dönüşmesi, yazarın istediğinin tam tersiydi
- Birçok potansiyel rakip Patreon'u bir tür DRM sistemi sanıyor; ancak üyeliği belge satışıyla birleştirmek sürtünme yaratıp geliri düşürebilir
4) Kitle ilişki yönetimi (Audience Relationship Management) sistemi ve API
- Yazarın, "müşteri ilişki yönetimi (CRM)"ne benzeterek türettiği terimle; içerik üreticisi destekçileri ve ödemelerini takip edebilmeli, onlarla iletişim kurabilmeli ve taahhüt tutarı, alınan tutar, kesilen ücretler, reddedilen kartlar gibi para akışı ve analizleri görebilmeli
- Patreon'un buna ilişkin altyapısı çöküyor ve bazı özellikler hata düzeltmek yerine tamamen kaldırıldı
-
Patreon API sorunları
- Patreon, içerik üreticisinin belirli taahhüt tutarlarını katman (tier) paketlerine bağlamasına izin veriyordu ve harici yazılımların kullanıcının destekçi olup olmadığını ve hangi katmanda bulunduğunu gerçek zamanlı sorgulayabildiği bir API sunuyordu
- Örneğin üretici, yalnızca destekçilere açık bir tartışma forumu işletiyorsa, giriş sırasında e-postayı Patreon ile karşılaştırıp erişime izin verilip verilmeyeceğini ve katmana göre hangi özelliklerin açılacağını belirleyebiliyordu
- Bazı üreticiler tüm iş modelini bu API üzerine kurdu; hatta API'ye uygun ürün geliştirip üreticilere satan üçüncü taraf entegrasyon şirketleri de vardı
- Patreon bir ara API'yi kapatacakmış gibi göründü, sonra geri adım atıp kapatmayacağını ama artık desteklemeye ya da geliştirmeyeceğini açıkladı
- Sonuçta insanlar Patreon'u yalnızca destekçi kimliğini değil, destekçi statüsünü de sağlayan bir kimlik sunucusu (identity server) olarak kullanıyor; bunu desteklemeyen bir rakip üreticileri çekemez
-
İçerik üreticisi arayüzünün zayıflaması
- Patreon, üreticilerin mali durumlarını anlamasını sağlayan temel işlevleri, özellikle iş başına kampanyalarla ilgili özellikleri web arayüzünden kaldırdı
- Eski arayüzde iş bazında taahhüt tutarı, fiilen alınan tutar, Patreon ücreti, ödeme işlemcisine giden tutar ve üreticinin net gelirini tek bakışta gösteren bir sayfa vardı; bu artık silindi
- Bu tür özellikleri iş başına modelle birlikte sunmak, Patreon'dan memnuniyetsiz şekilde ayrılan kullanıcılar için son derece çekici olur
Not: 5) Ücret birleştirme (Charge Bundling)
- Patreon'un ortadan kaldırmaya çalışıp her şeyi bozduktan sonra kullanıcıların değerini fark ettiği gizli özellik
- Aralık 2017'de Patreon, sanki içerik üreticisinin yararına olacakmış gibi sunulan ama gerçekte başka bir değişiklik açıkladı
- Önceden: Bir destekçi birden fazla üreticiyi destekliyorsa, o ayın toplam tutarı tek bir işlem olarak ödeme işlemcisine gönderiliyordu
- Yeni planda: Desteklenen her üretici için ayrı işlem yapılacaktı (3 üretici desteklenirse ayda 3 işlem)
- Ödeme işleme ücretlerinde oran dışında işlem başına sabit $0.30 ücret bulunması ve Patreon'un ortalama taahhüt tutarının $2'nin altında olması sorunun özünü oluşturuyor
- Önceden: 3 üreticiye ayrı ayrı $1 destek verilirse toplam 39 sent kesilir → üreticiler $2.61'i üçe bölüşür
- Değişiklikten sonra: toplam 99 sent kesilir → üreticiler $2.01'i üçe bölüşür
- Yani ödeme ücret oranı %13'ten %33'e yükselir
- Dahası Patreon, ücretleri taahhüt tutarından düşmek yerine taahhüt tutarına eklemek istiyordu
- $1 taahhütte karttan çekilecek tutar $1.33 olurdu ($1 taahhüt + %2.9 [3 sent] + sabit 30 sent)
- Patreon'un kendi %5 ücreti (5 sent) de eklenince $1.38 olurdu
- İnternette oluşan büyük tepki üzerine Patreon geçici olarak geri adım attı; mevcut üreticilerin birleştirilmiş ödemeyi korumasına istisna/geçiş hakkı (grandfather) tanındı, ancak belirli bir tarihten sonra açılan yeni hesaplar birleştirme olmadan çalıştı
Mikro ödemeler ve Long Tail
- Birleştirme olmadan rakamlar tutmuyor; Patreon'un patlayıcı başarısının sırrı, internetin en zor problemlerinden biri olan mikro ödemeler (micropayments) sorununu çözmesindeydi
- Küçük tutarlı işlemler, ödeme işleme ücretlerinin işlem tutarına göre çok büyük pay alması nedeniyle ekonomik değildi; Patreon ise kendi %5'i + yaklaşık %5 ödeme işleme maliyetiyle küçük destekleri mümkün kıldı
- Yazarın hesabına göre %5'lik ücretin ödeme işleme maliyetini gerçekten karşıladığı eşik, $14.29 ve üzeri taahhütlerdir ("Fourteen Twenty-Nine Hypothesis")
- Özel indirim olmadan %5 korunacak olsaydı, $14.29 altındaki taahhütlerde zarar edilirdi
- Hipotez 1: PayPal'ın sunduğu sabit 5 sent + %5 oranlı alternatif ücret yapısı kullanıldı
- Hipotez 2: Yüksek tutarlı taahhütlerden alınan ücretler, düşük tutarlı taahhütlerin işlem maliyetini sübvanse etti
- Bunu mümkün kılan şey birleştirilmiş ödemeydi
- Bir destekçi 15 farklı üreticiye ayrı ayrı $1 verirse, sabit $0.30 ücret yalnızca bir kez uygulanır ve üretici başına ücret yaklaşık $0.05 seviyesine iner
- Patreon özünde bir long tail işidir; milyonlarca farklı şeyi $1'e satma yapısına dayanır ve long tail'in sorunu hâlâ mikro ödeme işlem maliyetindeki sürtünmedir
- Long tail terimi Chris Anderson tarafından 2004'te Wired'da popülerleştirildi, ancak terimi ilk ortaya atan kişinin kendisi olmadığına dair bir düzeltme notu da bulunuyor
- Amazon'un ücretsiz kargo için belirli bir tutarın üstünde siparişe yönlendirmesi de long tail işlemlerini paketlemek/batch etmek içindir
- Tek bir destekçinin birçok üreticiyi tek bir yerde keşfedip destekleyebildiği bir destek pazaryeri olması, Patreon'un birleştirilmiş ödemeyi mümkün kılan büyük avantajıydı; ancak bugün yeni kampanyalarda bu birleştirmenin artık uygulanmadığı görülüyor
Karmaşıklık ve yeni özellik takıntısı (Neophilia)
- İki fonlama modeli, yıllık üyelik, ay başı/ay sonu ödeme, taahhüt değişim zamanını izleme, ürün gönderimi ücretleri, kampanyanın yaşına göre iki farklı ödeme işleme yöntemi gibi unsurlar yüzünden Patreon'un iç muhasebe mantığı aşırı karmaşık hale geldi
- Yazar, Patreon'un teknik olarak taşıyamayacağı kadar büyük bir yük aldığını düşünüyor; hem kredi kartı tahsilat yönetiminde hem de para durumu arayüzü sunmada yaşanan zorluklar, çekirdek muhasebe sisteminin frensiz bir tren gibi olduğunu düşündürüyor
- Bir yandan karmaşıklığı azaltmaya çalışırken öte yandan misyon için zorunlu olmayan yeni özellikleri durmadan çıkarması, organizasyonun yeni özellik takıntısı (neophilia) yaşadığını gösteriyor
- Bir rakibin Patreon'u geçmesinin temel yolu, sadeliği koruyan KISS (Keep It Simple, Stupid) ilkesine bağlı kalmasıdır
-
Teknoloji yığını ve erişilebilirlik sorunları
- Patreon, neredeyse çoğu statik sayfa sayılabilecek arayüzü son derece soyut DHTML/Ajax (muhtemelen bir JavaScript framework'ü) ile kurarak üç kötü sonuca yol açtı
- Hata ayıklanamaz (Undebuggable): İstemci tarafı mimari aşırı soyuttu; bu nedenle hata çıktığında düzeltmek zordu ve bu karmaşıklık gereksizdi
- Erişilemez (Inaccessible): Aşırı JavaScript yüzünden ekran okuyucu kullananlar siteyi kullanmakta zorlandı, ADA davası riski doğdu ve ancak 2020'de American Council of the Blind ile uzlaşıp iyileştirme sözü verdi
- Sınıfsal olarak dışlayıcı (Classist): JavaScript tarayıcıda işlemci yükü yarattığı için eski bilgisayarlarda yavaş ve ağır çalışır; oysa Patreon'un çekmek istediği yoksul üreticilerin çoğu zaten eski bilgisayar kullanıyor
- Yazar, 2015 civarında görüntülü görüşme tabanlı pazarlama araştırmasına katılma teklifi aldığında, pek çok yoksul üreticinin görüntülü görüşme yapabilecek bir platforma bile sahip olmadığını belirtmişti
Rakipler için tavsiyeler
- Kullanıcı tabanına tepeden bakmayın; yoksul sanatçılar için bir platform yapıyorsanız düşük donanımlı cihazları ve engelli erişilebilirliğini desteklemelisiniz
- Gereksiz kod katmanlarını azaltın ki hata ayıklarken teknik borç altında ezilmeyin
- Fonlama modeline ve siteye yeni özellikler ya da süsler eklemeden önce dikkatli olun; temel modeli desteklemek zaten yeterince zor, yenilik peşinde koşarak işi kendiniz için daha da zorlaştırmayın
- Gösterişli ama kararsız olan ile güvenilir ama sıkıcı olan arasında seçim yapmanız gerekiyorsa, güvenilir ama sıkıcı olanı seçin; finans arayüzlerinde sağlamlık (stolid) gayet kabul edilebilir bir estetik değerdir
- Arayüze profesyonel özen gösterirseniz Patreon'un önüne geçebilirsiniz; özellikleri gerçekten oldukları şey olarak adlandırın ve gezinme yapısını iyi düzenleyin
1 yorum
Hacker News yorumları
Patreon etrafında bahşişler ve tüketiciler hakkında çok konuşuluyor ama aslında patron dediğimiz kişi, ortaya çıkan üründen bağımsız olarak birini destekleyen kişiydi.
Acı çeken bir dâhi yılda yalnızca bir eser çıkarsa da durum buydu; ayçiçekleri gibi eserler yağdırırsa bu daha da iyi bir şeydi.
Mutlaka karşılıklı bir değiş tokuş olması gerekmez. Bugünün diliyle söylersek, birinin fazlasıyla finanse edilen temel gelire daha yakın.
Fazla karmaşık görmeye gerek yok; bahşiş değil, bir hediye ve destek ifadesi. Üzerine daha fazla anlam yüklenebilir ama sonuçta birine para vermektir.
Ayrıca ABD’de Patreon ödemelerini gelir saymak gerekip gerekmediği de epey belirsiz. Eğer hediyeyse bunu bağışlayan tarafın ele alması gerekir; bu durumda içerik üreticisinin 1099 alması gerekip gerekmediği de tartışmalı.
Patron genelde eseri sahiplenebilir, satabilir veya sipariş edebilirdi; bir sanatçıyı himayesinde bulundurmak prestij açısından da iyiydi ama bu koşulsuz iyi niyet değildi.
Uzun süre eser veremese de desteklenmeye devam edilen örnekler daha çok hayatta kalma yanlılığı gibi görünüyor. Ünlü olamayan bir sanatçıyı destekleyip sonra desteği kesen pek çok kraliyet mensubu ya da aristokrat da olmuş olmalı.
Bu yüzden çıktı azsa veya içerik konuları arasındaki sapma çok büyükse 1–3 ay abone olup sonra bıraktığım oluyor. O noktada fiyat kendini haklı çıkarmıyor.
Bazı sanatçılar için Patreon fiilen geçici bir abonelik platformu. Her ay 3–4 sanat eseri vaat ediliyorsa, haber vermeden hiçbir şey paylaşmadığında aboneliği iptal etmek gayet doğal.
Buna hediye demek de zor. Patreon içeriklerinin çoğu özel erişimden ibaret ve bir istisna dışında hepsi hizmet gibi tanıtılıyor. Başka bir platformda ücretsiz görülebiliyorsa durum farklı olurdu ama genelde öyle değil.
Yine de henüz istikrarlı bir gelirim yok; o sorun çözülürse alışkanlıklarım da değişebilir.
Asıl yazı odadaki fili gözden kaçırmış. Patreon, kamera önünde açık seçik şeyler çekmeden softcore NSFW içerikleri meşru ödemelerle dolaylı olarak satabildiğiniz neredeyse tek platform.
Erotik sanat, çizimler gibi muazzam miktarda içerik, niş yetişkin video sitelerinin ödeme aracılarını kullanmadan Patreon üzerinden satılıyor.
Yazının amacı Patreon’ın işini elinden alabilecek tüm yolları belgelemek değil; bugüne kadar rakiplerin anlayamadığı içerik üretici destek platformunun temel unsurlarından birkaçını özetlemek.
Belirli bir içerik kategorisine izin verip vermemek, müşterinin temel ihtiyaçlarını anlamaktan bir kademe daha aşağıda bir iş kararıdır.
Patreon yavaş ama kesin biçimde yetişkinlere yönelik içerike daha düşmanca hale geliyor. Şu anda bile yetişkin içerik üretenlerin üçüncü taraf bir site üzerinden ek kimlik doğrulaması yapması gerektiği sorunuyla destek ekibiyle uğraşıyorum; o site de bilgisayarımda ve telefonumda çalışmıyor.
Çok derine inmedim ama en azından biri açık seçik tamamlanmış işleri tamamen herkese açık bırakıp Patreon ödüllerini, fazla açık seçik hâle gelmeden önceki ara çalışmalar, koçluk ve kredi verme gibi doğrudan hiçbir şey göstermeyen bir şekilde yürütüyor.
Yazarın istediği her şeyi %5’in altında komisyonla iyi biçimde geliştirip sürdürebileceğini, üstelik kendisinin de kabul ettiği mikro ödeme işleme tarafında işlem ücretlerini bile yansıtmayabileceğini düşünmesi sevimli
Yine de Patreon’ın ödemeleri paketlemeyi bırakma motivasyonunu pek anlayamıyorum. Bunu kartı veren banka ya da ödeme aracısı bir nedenle zorlamıyorsa tabii
Biraz daha düşününce bunun dolandırıcılık tespiti ve önleme nedeniyle olma ihtimali var gibi görünüyor. Patreon gibi siteler, çalıntı kartlardan para çekmek için kullanılan yerlere dönüşme riski taşır. Sahte sanatçılar oluşturup çalıntı kartlarla sahte destekçilerin onlara destek vermesi sağlanabilir
Birden fazla sahte sanatçının, bazı gerçek sanatçılarla tek bir tahsilatta karışabildiği paketli ödemelerde bu tür dolandırıcılığı tespit edip engellemek muhtemelen çok daha zordur
Çevrim içi bir ödeme dolandırıcılık nedeniyle chargeback olursa maliyet sorumluluğunun kartı veren bankada değil, üye iş yerinde, bu durumda Patreon’da olduğunu birçok kişi bilmiyor gibi. Elbette sorumluluğun devredilebildiği durumlar var, ama yaygın değil
Yüksek chargeback oranı üye iş yeri ücretlerinin artmasına da yol açabilir; dolandırıcılığı tespit etme, önleme ve sonradan ele alma maliyetleri de Patreon’ın komisyonundan karşılanmak zorunda
https://liberapay.com/Liberapay/
Ko-Fi ise kapalı kaynak yazılım örneği; bağış komisyonu %0. “Gold” ürünü ve bağış dışı gelirlerden aldığı %5 komisyonla para kazanıyor ve şu an işe alım yapabilecek kadar başarılı durumda
https://more.ko-fi.com/careers
Örneğin bir müşterinin içerik üretici A’ya ayda 1 dolar, içerik üretici B’ye ayda 1 dolar abonelik yaptığını ve karta paketlenmiş olarak 2 dolar yansıtıldığını varsayalım. Bu tutar, ödeme aracısının işlem ücretini telafi edebileceği fiyat bandının altında gibi görünüyor
Buna karşılık iki kez 1 dolarlık tahsilat yapılınca bir şekilde zarar azalıyor gibi; ama ödeme işleme uzmanı değilim ve yazarın paylaştığı ayrıntılı şartları da okumadım, bu yüzden tam nedenini bilmiyorum
Çözüm, Patreon’ın bir asgari abonelik modeli koyması olabilir. Destekçi kaydolduğunda hesabı aktif olduğu sürece otomatik olarak ayda 15 dolar tahsil edilir ve bu 15 doları istediği içerik üreticilere dağıtır
Faturada tek kalem olarak görünür; daha fazla içerik üreticiyi desteklemek isterse elbette o eşiğin üzerine çıkıp ödeme yapabilir
Asıl cevap, Patreon’ın aslında kötü bir iş olduğu ve kimsenin mikro işlemleri gerçekten çözemediği olabilir
Patreon’ın ücretlendirme değişikliği aptalca görünüyor, ama bunun aptallıktan ziyade CFO’nun yönetim ekibiyle gerçeklerle yüzleşen bir konuşma yapmış olma ihtimalini en az %50 görüyorum. Çünkü kredi kartları üzerinde çalışan mikro işlemler zor
Büyük yatırımlar alması da, yeterli ölçeğe ulaşıldığında benim gibi ayda 20 dolar civarı harcayan çok kişi olacağı ve %5 komisyonla işlem ücretlerini karşılayabilecekleri beklentisiyle yüksek ücretlere katlanıp idare ettilerse daha anlamlı oluyor
Platform tüketicilerinin çoğu için Patreon, sık sık etkileşime girmeleri gereken ya da girmek istedikleri bir yer değil
Sorun, Patreon’ın kendisini kendi platformunda etkileşimi teşvik edebilecek ve içerik üreticilerden daha fazla değer yakalayabilecek bir teknoloji şirketi olarak görmesinde. Pandemi ve ardından gelen içerik üretici/tüketici patlaması bu yanılgıyı daha da büyüttü
Bu iki etken yüzünden girişim sermayesi aktı ve şimdi çoğu kurguya yakın bir değerleme üzerinden kâr üretmek zorunda kaldılar
Ortalama içerik üretici zengin değil ve tişört gibi şeylerden büyük para kazanmıyor; bu en başından bir uyarı işareti olmalıydı
Kişisel olarak 2010’larda tüm operatörlerle bağlantılı bir mikro ödeme aracısında çalıştım
Yapı şöyleydi: NSFW içerik üreticileri ortak SMS numaraları kullanıyor, örneğin HNCODE25 gibi bir kodla parayı bakiye hesabına aktarıyordu. İnsanlar her ödeme yaptığında operatör %15 alıyor, kalanı aracıya aktarıyordu
Ayrıca Brezilya’da PIX [1] sayesinde PayPal dahil neredeyse tüm ödeme platformları anlamsızlaşıyor. Takibi zor rastgele token’lar oluşturabiliyorsunuz ve tüm ödemeler anında gerçekleştiği için sansür girişimleri ya da politika değişikliklerinden önce parayı çekmek için yeterince zaman sağlıyor [2]
[1] - https://en.wikipedia.org/wiki/Pix_(payment_system)
[2] - https://news.ycombinator.com/item?id=19867120
Yazının kendisine gelince, bugünkü teknoloji düzeyinde bile eskisi gibi “aptal boru” ödeme sistemlerinin olmaması ve hâlâ bu tür aracılara ya da kullanımı kötü P2P kripto para alternatiflerine bel bağlanması şaşırtıcı. Bir ölçüde kasıtlı cehalet gibi de görünüyor
Elbette “bu içerik üretici her ay dahil edilsin” diye de belirtebiliyordunuz
Gerçekten basit ve zarifti. Tüketici olarak maliyet kontrolü de mümkündü; benim tarafımda mikro işlem değil, tek bir tahsilat vardı
Tüm aptalca kararların arka planı bu
Bozuklukları toplamak için harika bir modeli vardı, ama VC’lere Taylor Swift’in Patreon’a geleceği vizyonunu sattılar
Bana göre Patreon’ın en büyük avantajı, orada zaten bir hesabımın olması. Desteklediğim üreticiler on farklı platforma dağılacak kadar rekabet artarsa muhtemelen peşlerinden gitmem. En azından hepsinin değil.
Ödeme bilgilerimi elinde tutan şirket sayısının mümkün olduğunca az olmasını isterim; diğer koşullar aynıysa, daha uzun süre ayakta kalmış şirket daha iyidir. Bu da Patreon.
Merkezileşme üreticiler için de işe yarıyor. Zaten sevdiğim bir üreticinin Patreon kullandığını düzgün duyurmadığı için bilmediğim, ama ben zaten Patreon’da olduğum için tesadüfen keşfedip desteklediğim çok oldu.
%5 + %5 büyük, ama hesap doğruysa %10 ediyor; bugün internette sanatçıların nerede daha iyi koşullar bulduğunu da pek bilmiyorum.
Patreon arayüzü kullanıcılar için pek iyi değil; daha sık uğraşmak zorunda olan üreticiler için muhtemelen çok daha kötüdür. Yine de kişisel olarak başka bir alternatif arayacak kadar kötü değil.
Dijital üreticiler için eser başına ödeme modeli kurmayı denemiş olan herkes bunun gerçekten berbat bir iş modeli olduğunu bilir.
Yaratıcı işlere talep o kadar yüksek değil ve bunu telafi edecek balina müşteriler de yok. Kimse 10 tane matematik açıklama videosu satın almıyor.
Platformun hayal kuranlardan yinelenen gelir elde etmesi, unicorn’larda ise arka tarafta pay sahibi olması akıllıca.
2023’ten sonraki en büyük sorun genel olarak sinyal-gürültü oranı gibi görünüyor. İçerik o kadar çok dağılmış durumda ki kaliteli olanı bulmak giderek zorlaşıyor.
Gürültünün içinden geçmek için giderek daha fazla kişisel kaynak harcanıyor; asıl kaliteli şeylere ayıracak zaman ve enerji azalıyor.
Çok ilgili bir video: The Rise (and Fall) of Patreon - Tom Nicholas
https://m.youtube.com/watch?v=mXyN3-gQwJw
Bu, üst yönetimin tipik kötü yönetimi ve C-level yöneticilerin aşırı iyimser kararlarına bir örnek. Kimse onları o parayı almaya zorlamadı; başlangıçta şirketin büyümesine ve Subbable gibi daha az sermayeli rakipleri yenmesine açıkça yardımcı oldu, ama video bu kısmı üstünkörü geçiyor.
Açıkçası bu tür video denemelerini genelde görmezden gelmemin nedeni de bu. Üretenlerin eleştirileri çoğu zaman tembel oluyor ve her zaman aynı günah keçilerine, yani VC’ye, kapitalizme, ABD’ye falan bağlanıyor.
Sanatçı kendi mali durumunu ve istediği geliri çok şeffaf biçimde açıklarsa para vermeye daha istekli olacağımı düşünüyorum.
Örneğin ben hayali hedef olarak yılda 50 bin dolar belirliyorum; destekçiler bu hedefe ulaşınca sonraki bağışlar ya herkesin yükünü azaltıp üst sınırı koruyor ya da fazla para, tercihli oylama tarzı bir taşma gibi desteklediğim başka sanatçılara şeffaf biçimde akıyor.
Zaten popüler olan ve yeterince kazanan birine para fırlatıyormuşum hissinden hoşlanmıyorum. Yerel gıda bankasının da yardıma ihtiyacı var; değerlerimle örtüşen başka pek çok amaç da var.
Patreon rakipleri var. Sadece eser başına ödeme özelliği olan yer yok.
Tüketiciler muhtemelen öngörülebilir harcamayı daha çok tercih ediyor; bu yüzden böyle bir yönteme talep pek büyük görünmüyor.
“Patreon’ın başta patlama yapmasının nedenlerinden biri, internetteki en zor sorunlardan biri olan mikro ödemeleri çözmüş gibi görünmesiydi” ve “Patreon çıkana kadar insanlar internet mikro ödeme sorununu en az 20 yıl tartışmıştı” denmiş; ama yazar, Flattr düğmesinin her web sitesine, bloga, hatta yorumlara bile konduğu dönemleri kaçırmış gibi.
Flattr 1.0, 2013 Twitter APIpocalypse’ı, önce euro yaklaşımı ve Silicon Valley merkezli olmamasının birleşimiyle ölmüş görünüyor.
https://blog.hsnyc.co/post/flattr-works/
https://thenextweb.com/news/flattr-twitter-payments-ban
Sonra Flattr 2.0 yeniden denedi.
https://www.engadget.com/2017-10-24-adblock-plus-relaunches-...
Ayrıca “paketleme” tekniğini ilk Flattr’ın kullandığı da şüpheli. Belki Minitel’i başarılı yapan şey de bu yöntemdi.
Ancak görüldüğü gibi yön ters. Destekçi her ay dağıtılacak belirli bir miktar belirliyor; bu para da hangi üreticiyle ne kadar etkileşime girdiğine göre yeniden dağıtılıyor. Elle daha fazla desteklemek de mümkün.
Tipeee Paris merkezli olduğu için bu zahmet AB düzenlemeleriyle ilgili olabilir.
Patreon ile rekabet edebilecek BTC Lightning ödemeleri ve Podcasting 2.0 hareketi var. Şimdilik çoğunlukla podcast ve müzik için, ama bu değişecek.
Gelişmiş ayarlara girip ödeme kanıtını kopyalayabiliyorsun. Peki bunu perakendeciye nasıl ileteceksin ve perakendeci bununla ne yapacak?
Genel tüketici akışının bir parçası olmaması, insanların hâlâ bunu ciddi bir araçtan çok oyuncak gibi gördüğünü gösteriyor.