İsviçre’de neden 25Gbps internet var da ABD’de yok?
(sschueller.github.io)- İsviçre, evlere kadar simetrik 25Gbps özel fiber internet sunuyor ve kamu altyapısına dayalı açık rekabet yapısını koruyor
- ABD ise bölgesel tekeller ve paylaşımlı ağlar nedeniyle daha düşük hız ve kaliteye sahip; tüketicilerin neredeyse hiç seçim hakkı yok
- İsviçre’de kamusal veya yarı kamusal kurumlar tarafından kurulan tarafsız altyapı, tüm operatörler tarafından eşit şekilde kullanılıyor ve 4 telli P2P yapısı rekabeti teşvik ediyor
- ABD ve Almanya’nın “serbest piyasa” modeli mükerrer yatırım ya da tekelleşmeye yol açarken, İsviçre düzenleme ile kamu yatırımını birleştirerek verimli rekabet sağlıyor
- Gerçek piyasa rekabeti, altyapının paylaşıma açık bir varlık olarak sunulduğu ve bunun üzerinde hizmet kalitesi ile inovasyonun yarıştığı bir yapıyı gerektiriyor
Paradoks: İsviçre’de neden 25Gbps internet var da ABD’de yok?
- İsviçre, evlere kadar simetrik 25Gbps özel fiber internet sağlıyor; birden çok operatör uygun fiyatlarla rekabet ediyor
- Ağ komşularla paylaşılmıyor ve teknik olarak 100Gbps üzeri de mümkün
- ABD’de çoğu bölgede yalnızca 1Gbps altı paylaşımlı bağlantılar sunuluyor ve seçilebilecek operatör sayısı bir ya da ikiyle sınırlı
- Almanya’da da benzer şekilde tek işletmeci merkezli sınırlı fiber hizmeti yapısı var
- İsviçre, güçlü düzenleme ile kamu altyapı yatırımını birlikte yürütüyor; ancak bu, Almanya’daki aşırı düzenlemeyle aynı şey değil
- Serbest piyasa söylemini öne çıkaran ABD’nin tekel ve durgunluk üretmesine karşılık, sıkı düzenlemeye sahip İsviçre rekabet ve inovasyonu hayata geçiriyor
Doğal tekel kavramı
- Doğal tekel, altyapı kurulum maliyetinin çok yüksek, her ek müşteri için marjinal maliyetin ise düşük olduğu sektör yapısını ifade eder
- Su borularında olduğu gibi, birden fazla şirketin aynı şeyi tekrar tekrar döşemesi verimsizdir
- Rasyonel yaklaşım, paylaşılan altyapıyı bir kez kurmak ve bunun üzerinde hizmet rekabetini teşvik etmektir
- İsviçre bu modeli benimsedi, ABD ve Almanya ise tersini yaptı
Alman modeli
- Almanya, “serbest piyasa” adına birden fazla işletmecinin yolları ayrı ayrı kazıp fiber kablo döşemesine izin verdi
- Sonuçta mükerrer yatırım (overbuild) ortaya çıktı ve aynı güzergâhta birden fazla kazı hattı oluştu
- Milyarlarca euro gereksiz inşaat işlerine harcandı; bu kaynak ekipman yatırımına ya da kırsal bağlantılara gidemedi
- Düzenleme var, ancak altyapı rekabeti odaklı tasarlandığı için boru kanalını paylaşma yükümlülüğü zayıf
- Deutsche Telekom, düzenlemeleri kullanarak rakiplerin erişimini zorlaştırıyor; yüksek ücretler ve süreç gecikmeleriyle fiilî erişim kısıtı yaratıyor
- Kanal paylaşımı, mükerrer kazıdan daha iyi olsa da hâlâ kaynakların verimsiz kullanımı anlamına geliyor
ABD modeli
- ABD, mükerrer yatırım yerine bölgesel tekel yapısı oluşturdu
- Comcast, Spectrum, AT&T gibi şirketler bölgeleri paylaşarak tekelci hizmet sunuyor; tüketicinin seçeneği neredeyse yok
- Bu yapı rekabet değil, kartel benzeri bir düzen ve kalite ile fiyat rekabeti ortadan kalkıyor
- Ağların çoğu P2MP (paylaşımlı) yapıda; “gigabit” dense bile gerçekte bant genişliği komşularla paylaşılıyor
- Yoğun saatlerde hız 200Mbps’nin altına düşebiliyor
- Rakipler pazara girmek istese bile merkezi hub (Point of Presence) özel mülkiyette olduğu için erişemiyor
- Yeni bir işletmeci kendi ağını kurmak için yolları yeniden kazmak zorunda kalıyor
İsviçre modeli
- İsviçre, fiziksel altyapıyı tarafsız bir kamu varlığı olarak ele alıyor
- Altyapı kamu veya yarı kamu kurumları tarafından yalnızca bir kez kuruluyor ve tüm işletmecilere eşit erişim sağlanıyor
- Her eve 4 telli özel fiber (Point-to-Point) döşeniyor; bu hat paylaşılmıyor
- Bu fiberler tarafsız bir açık hub noktasına bağlanıyor; Init7, Swisscom, Salt gibi herhangi bir operatör bağlantı sağlayabiliyor
- Kullanıcılar yalnızca optik terminal (OTO) numarasını vererek operatör değiştirebiliyor; teknisyen ziyareti veya ek inşaat gerekmiyor
- 4 telli yapı sayesinde aynı anda birden fazla operatör kullanmak da mümkün; rekabet fiyat, hız ve hizmet kalitesi etrafında şekilleniyor
Sonuçların karşılaştırması
- İsviçre: 25Gbps simetrik özel ağ, çok sayıda operatör, rekabetçi fiyatlar, iyi müşteri hizmetleri
- ABD: tek işletmecili tekel, düşük hızlar, yüksek ücretler, teknolojik gerilik
- Serbest piyasa söyleminin vaat ettiği inovasyon yerine yalnızca rant arayışı (rent-seeking) kalıyor
- ABD’de genişbant ücretleri on yıllardır enflasyondan daha hızlı arttı; hız artışları ise yalnızca rekabet ortaya çıktığında görüldü
- Rekabet yoksa inovasyon da yoktur; geriye sadece kâr çekip alma kalır
Düzenleme ve denetim
- İsviçre’nin açık modeli düzenleyici kurumların zorlamasıyla oluştu
- 2008’deki Federal Communications Commission yuvarlak masa toplantısında Swisscom, kendi isteğiyle 4 telli P2P standardını önerdi
- 2020’de Swisscom, maliyetleri düşürme gerekçesiyle P2MP (paylaşımlı) yapıya geçmeye çalıştı
- Bu durumda rakiplerin erişimi kapanacak, diğer işletmeciler üst katman kiracısına (reseller) dönüşme riski yaşayacaktı
- Init7, rekabet kurumu COMCO’ya başvurdu; COMCO 2020’de P2MP genişlemesinin durdurulmasını emretti
- Swisscom dava açtı, ancak 2021’de Federal İdare Mahkemesi COMCO’nun kararını destekledi
- Swisscom teknik ve ekonomik gerekçelerini kanıtlayamadı
- 2024’te COMCO, rekabet ihlali nedeniyle 18 milyon frank ceza verdi
- Sonunda Swisscom 4 telli P2P yapısına geri döndü ve rakiplerin fiziksel erişim hakkı korundu
- Swisscom, devletin %51 hissesine sahip olduğu yarı kamusal bir şirket; bu da kamusal fayda ile kârlılık arasında gerilim yaratıyor
Temel çözüm
- ABD ve Almanya tarzı “serbest piyasa”, doğal tekel niteliğindeki altyapıyı düzenlemesiz bırakarak sonucu israf ya da tekel olan bir düzene dönüştürüyor
- Gerçek kapitalizm, rekabetin mümkün olduğu alanlarda rekabeti teşvik etmeli
- İsviçre, altyapıyı paylaşılan bir temel varlık olarak kuruyor ve bunun üzerinde hizmet rekabeti yaratıyor
- Bu anti-kapitalist değil, kapitalizmin daha iyi bir biçimi; rekabeti değer üretilen alana yoğunlaştırıyor
- Serbest piyasa, güçlünün serbestliği değil, gerçek rekabetin mümkün olduğu koşulların oluşturulması demektir
Diğer ülkelerin öğrenmesi gerekenler
- Fiziksel altyapının açılmasını zorunlu kılmak – mevcut işletmecilerin kanal ve dark fiber altyapısını maliyet bazlı olarak paylaşması sağlanmalı
- Point-to-Point yapısını zorunlu kılmak – her haneye özel fiber hat verilerek rakiplerin fiziksel katmanda doğrudan erişebilmesi sağlanmalı
- Tarafsız ulusal standartlar belirlemek – İsviçre’deki gibi çoklu fiber kablolama standardı yasalaştırılmalı
- Rekabet otoritelerinin yetkisini güçlendirmek – COMCO benzeri, gerçek yaptırım gücüne sahip kurumlar gerekli
- Yerel yönetimlerin fiber ağ kurmasına izin vermek – özel şirketlerin başarısız olduğu yerlerde kamusal ağ kurulumu mümkün olmalı
- Daha hızlı internet ve daha düşük ücretler isteniyorsa, siyasi irade ve düzenleyici reform gerekiyor
- Teknoloji ve finansman zaten mevcut; eksik olan şey yalnızca gerçek rekabeti talep etme iradesi
5 yorum
Hat işletmecisi ile telekom operatörünün ayrılması kesinlikle tartışmaya değer bir konu, ancak İsviçre fazlasıyla uç bir örnek.
Ülkenin yüzölçümü küçük olmasına karşılık devletin mali kapasitesi son derece güçlü.
Bu da yatırım yapılabilir maliyet yoğunluğunun yüksek olduğu anlamına geliyor.
Karanlık fiber hahaha
Dark fiber, kurulmuş ama henüz iletişim ekipmanlarıyla etkinleştirilmemiş (
light up) fiber optik hatları ifade eder. Yani gerçekte verinin akmadığı “boş” bir fiber altyapısıdır.Neden kullanılır
Operatörlerin önceden çok sayıda döşediği optik kablolarda atıl kapasite oluşabileceği için, bu kullanılmayan hatlar şirketlere veya başka işletmelere kiralanır.
Doğrudan kendi ekipmanınızı bağlayıp kullandığınız için, bant genişliği ve ağ yapısını daha özgürce kontrol edebilirsiniz.
Büyük ölçekli veri merkezi bağlantıları, omurga ağları ve düşük gecikmeli özel ağlar gibi alanlarda sıkça kullanılır.
Kolay bir benzetmeyle
Apartmana kadar tesisatın döşenmiş olduğunu ama henüz su sayacına bağlanmadığını düşünün. Tesisatın kendisi vardır, ancak suyun akması için kullanıcının ekipman bağlayıp onu “aktif” hale getirmesi gerekir.
Terim farkı
Dark fiber ve dark fibre aynı anlama gelir; sadece yazımları farklıdır.
Genelde Amerikan İngilizcesinde
fiber, Britanya İngilizcesinde isefibredaha çok kullanılır.Bizim ülkede ise..
Simetrik 25 gigabit internetin var olduğunu bile bilmiyordum. Evde 10 gigabit seviyesinin bile fazlasıyla yeterli olduğunu düşünmüştüm...
Hacker News görüşleri
Yaşadığım küçük ada topluluğunda geniş bant interneti getirmek için belediye meclisine bağlı bir komitede yer aldım
Daha önce iki telekom şirketi vardı ama birinin yalnızca deniz altı fiberi vardı, eve kadar fiberi yoktu; diğeri ise 670Mbps kablosuz mikrodalga backhaul ve koaksiyel kablo kullanıyordu. Fiyatlar ikisinde de saçma derecede yüksekti
Elektrik şirketi yeni bir deniz altı enerji hattı döşerken yanına fiber kablo da koyma seçeneğini değerlendirdik. Elektrik şirketindeki yetkili bunun teknik olarak sorun olmadığını söyledi ama belediyenin bütçesi yetersizdi
Sonunda bir belediye meclis üyesi tanıdığı birine rica edip “deniz altı fiber kablo kurulumu değerlendiriliyor” diye bir basın bülteni yayımlattı ve birkaç hafta sonra kablo tekeli gerçekten fiber döşemeye başladı. Rekabet işe yarar, bazen ‘sahte rekabet’ bile
Şirketler “çok pahalı, yapamayız” dediğinde vergi veren vatandaşın “o zaman biz kendimiz yaparız” demesi gerekir. Gerçek rekabet ancak böyle oluşur
Fransa’da 2025 itibarıyla FTTH kapsaması %90, hanelerin %60’ı 1Gbps ve üzeri hız alıyor
Free (çalıştığım şirket) yoğun bölgelerde P2P fiber kurdu ama ekonomik nedenlerle P2MP tarafına geçiyor
Fransa’da hem altyapıda hem hizmette operatörler arasında rekabet var. Yoğun bölgeler bina bazında, orta yoğunluklu bölgeler bölge bazında, kırsal alanlar ise sübvansiyonlu ağlarla işletiliyor
Dezavantajı, her ISP’nin bağlandığı ‘ortak kullanım noktası (mutualisation point)’ tarafının karmakarışık hale gelmesi
Bu arada, haberdeki AI ile üretilmiş görseller o kadar gerçek dışıydı ki Almanya’da kablolar gerçekten böyle mi döşeniyor diye bir an düşündüm
ABD’de eyaletlerin çoğunda belediye fiber ağları (municipal fiber) kurulması yasak
Chattanooga’daki EPB örneğinden sonra, “böyle bir şey bir daha olmasın” diye bunu yasayla engellediler. Amerikan usulü ‘serbest piyasa’ bu işte — kurallar zenginlerin daha da zengin olması için tasarlanıyor
İsveç, İsviçre’den çok daha büyük olmasına rağmen dünya çapında en iyi fiber altyapılardan birini kurdu
10G yaygın, 1G temel seviye ve fiyatlar aylık 40-50 euro civarında
İsviçre’ye benzer şekilde açık altyapı modelini benimsedi; birden fazla sağlayıcı aynı fiber ağ üzerinde rekabet ediyor
Ben İsviçre’de yaşıyorum ama haberdekilerin bir kısmı abartı
Kırsalda ya da eski binalarda hâlâ fiber yok ve sadece bakır hat tabanlı hizmet alınabiliyor
Kanada’da hükümet küçük işletmecilerin rekabet etmesine izin verince internet hızları arttı, fiyatlar düştü
Yabancı operatörlerin pazara girmesine de izin verilince hizmet kalitesi iyileşti ama düzenlemeler hâlâ mevcut oligopol yapısını koruyacak şekilde işliyor
Küçük işletmeciler ağdan çok müşteri desteğine odaklanıyor. Bazı eyaletler (SK, QC) kendi altyapısını kurana sübvansiyon veriyor ama federal düzeyde destek neredeyse yok
ABD’deki ISP’ler rekabet karşıtı davranıyor ve elektrik gibi kamusal hizmet olarak ele alınmaları gerekiyor
Ama elektriğin ABD geneline yayılması bile 40 yıl sürdü. İnternetin tarihi ise henüz yaklaşık 35 yıl
Şu anda ABD’de yetişkinlerin %95’i internet kullanıyor ve medyan hız 250Mbps ile dünya genelinde ilk 10’da
Sorun hız değil, bölgeler arası dengesizlik. Öncelik şehirlerden çok kırsaldaki erişimi artırmak olmalı
Nüfus ve yüzölçümü düşünülünce, bir 15-20 yıl daha bekleyip görmek gerekir
İlgili kaynaklar: Christensen Institute, Pew Research, Tachus
Arkadaşlarımla siyaset konuşurken İsviçre’yi örnek vermemeye çalışıyorum
Çünkü o kadar iyi işliyor ve o kadar makul ki diğer ülkelerle karşılaştırmak zor
Bu haber sorunu yanlış teşhis ediyor
ABD’nin birçok bölgesi hâlâ 50-100 yıllık bakır tabanlı altyapıyı kullanıyor
Ben havai enerji hatlarının olduğu bir bölgede yaşıyorum; yakın zamanda 5Gbps fiber ve 700Mbps 5G geldi. Fiberin gerçekten kurulduğunu kendi gözümle gördüm
Henüz paylaşımlı ağ değil ama yeni kurulduğu için hızlı. Çoğu insan bakırın zaten yeterli olduğunu düşünüp yeniden inşa istemiyor
Havai tesisat maliyeti hatta düşürebilir. Japonya gibi deprem riski yüksek yerlerde yer altına döşemek verimsiz de olabilir
(Bu arada ben 25G internet kullanıyorum. Dizüstü bilgisayarım ise sadece 10G destekliyor)
Gerçekte bireysel kullanıcıların 10G’yi tamamen doldurması neredeyse hiç olmaz. Gerekirse 50G-PON’a çıkılabilir
İsviçre ABD’den çok daha küçük ve FTTH yaygınlığı da yaklaşık %60 düzeyinde
Devletin fiber altyapıyı sahiplenip işletmecilere kiraladığı model cazip ama bunu ABD geneline uygulamak muazzam bir maliyet gerektirir