En İyi Tasarımcıların Sahip Olduğu Alışkanlıklar
(whydesignishard.substack.com)- Üstün tasarımcılar, yeteneğin kendisinden çok yeteneği etkili kullanma becerisine odaklanır; fikirlerin ekip ve organizasyon içinde gerçekten hayata geçmesini sağlama konusunda güçlüdür
- Gerçekliği ideal hale getirme arzusundan çok, gerçekliği doğru okuyup onun içinde büyümenin yolunu bulma tutumu ortak olarak görülür
- İdeal ile gerçeklik arasında köprü kurmak için sorunları parçalara ayıran, ilişkiler kuran ve uygulanabilir biçimlere dönüştüren pratik düşünce temel unsur olarak öne çıkar
- Sorun ne kadar zorsa, bakış açısını değiştirip onu çözülebilir şekilde yeniden tanımlayan reframing becerisi etki yaratmanın bir unsuru olarak ortaya çıkar
- Çevresindeki bilgisizliğe öfkelenmek yerine, uzmanlığını açıklama sorumluluğunu kabul eden tutum; organizasyonda güven ve etki inşa etmenin temeli olarak sunulur
- Tasarımcılar ne yapmaları gerektiğini düşünürken, aşırı metodoloji, ilke ve teori nedeniyle gerçek durumu kaçırma riski taşıyabilir
- Projenin ve ekibin gerçekliğini okuyamadan soyut düşünceye kapılabilirler
- “En iyi tasarımcı”, en üst düzey yetenek sahibi değil; fikirleri etkili şekilde hayata geçiren kişi anlamına gelir
- Yetenek gerekli bir koşuldur ama tek başına yeterli değildir; asıl önemli olan gerçek etki yaratma becerisidir
- En iyi tasarımcılar özfarkındalık, sosyal beceri ve pratiklik açısından güçlü oldukları için daha büyük etki üretir
- Sadece yaratıcılık, bir projeye katkı sunmak için yeterli değildir; ikna ve uygulama mutlaka onu takip etmelidir
En İyi Tasarımcıların Yaptıkları
-
Açık fikirli olmak
- “Tasarım aslında böyle yapılmalıdır” şeklindeki tasarım dogması tuzağından uzaklaşıp, kendi kör noktalarını ve gelişim alanlarını arayan bir tutumdur
- Kendine “Neyi kaçırdım?”, “Kim farklı bir bakış açısı sunabilir?” gibi sorular sorarak öğrenme isteğini sürdürür
- Mükemmel koşulları beklemek yerine, eksik koşullarda bile ne öğrenilebileceğini araştıran merak temelli düşünceyi korur
- “Tasarım aslında böyle yapılmalıdır” şeklindeki tasarım dogması tuzağından uzaklaşıp, kendi kör noktalarını ve gelişim alanlarını arayan bir tutumdur
-
Gerçeklik temelli düşünme
- Organizasyonun Apple gibi ‘tasarımı anlayan bir yer’ olmayabileceğini kabul edip, bulunduğu ortamın artılarını ve eksilerini doğru biçimde kavrayan bir tutum
- Mevcut organizasyonun sınırlarını ve beklentilerini net biçimde anlayıp, bu çerçevede katkı sunmanın yollarını arar
- Gerçekliğin değişmesini istemekten doğan öfke ya da hayal kırıklığı yerine, verilen koşullarda harekete geçilebilecek noktaları merkeze alır
- Organizasyonun Apple gibi ‘tasarımı anlayan bir yer’ olmayabileceğini kabul edip, bulunduğu ortamın artılarını ve eksilerini doğru biçimde kavrayan bir tutum
-
Pratik idealizm
- İdeali korur ama aynı zamanda onu küçük uygulama birimlerine bölüp, ekip arkadaşlarının birlikte ilerleyebileceği bir şekle dönüştürme becerisine sahiptir
- Tasarımın organizasyon içinde bir ‘sosyal süreç’ olduğunu kabul eder ve ilişki kurmaya aktif biçimde yaklaşır
- Çözülemeyen “gravity problems” üzerine takılıp kalmak yerine, çözülebilir bölümleri ayırt edip harekete geçer
- İdeali korur ama aynı zamanda onu küçük uygulama birimlerine bölüp, ekip arkadaşlarının birlikte ilerleyebileceği bir şekle dönüştürme becerisine sahiptir
-
Sorunu yeniden tanımlama becerisi
- Tasarımcıların alışık olduğu UX ya da görsel sorunlarla sınırlı kalmayıp, iş ve organizasyon sorunlarını da yeni bir bakışla yeniden yorumlar
- Liderlerin hedeflerini ve kısıtlarını anlayıp, sorunu çözmesi daha kolay bir yapıya dönüştürür
- İçgörünün yeni bir açıdan bakabilme yeteneği olduğu ilkesinden hareketle, organizasyondaki zor sorunların çözümüne katkı sağlar
- Tasarımcıların alışık olduğu UX ya da görsel sorunlarla sınırlı kalmayıp, iş ve organizasyon sorunlarını da yeni bir bakışla yeniden yorumlar
-
Bilgisizliğe karşı sabır
- Toplam iş gücü içinde tasarımcılar çok küçük bir azınlık olduğundan, çoğunluğun tasarımı bilmemesi doğal bir yapıdır
- “Neden yaptığımız işi anlamıyorlar?” öfkesi yerine, uzmanlığı açıklamanın mesleğin bir parçası olduğunu kabul eder
- Daha yaygın mesleklerden farklı olarak tasarımın nadir bir uzmanlık alanı olduğunu bilir; eğitim ve açıklamayı işin doğal bir parçası olarak benimser
- Toplam iş gücü içinde tasarımcılar çok küçük bir azınlık olduğundan, çoğunluğun tasarımı bilmemesi doğal bir yapıdır
-
Bununla ilgili olarak, bu kavramların bir kısmını özetleyen yaklaşık 1 dakikalık video
Overcoming "gravity problems" in #design with ottberkun, author of Why Design is Hard
1 yorum
Görünüşe göre bu, uzmanlık gerektiren mesleklerin çoğu için geçerli.
Tasarımcı yerine geliştirici koysanız da kulağa hiç garip gelmiyor.