1. Uygulama (iteration) vs. fikir üretimi (ideation)
- Uygulama odaklı düşünme: “Sadece kafanda düşünüp durma, bizzat harekete geç.”
(“Şirketin büyümesi ve gerçek öğrenme denemelerden gelir”)
- Ekibin ne kadar öğrenip büyüdüğünü ve bu süreçteki deneyimi önemseme
2. Sistem (system) vs. tekil bölümler (sections)
- Uçtan uca iş akışı bakış açısı: “Parçalı özelliklerden çok, ürünün genel akışını ve sistemini anlamaya takıntılı ol.”
(“İnovasyon, mevcut akışı söküp yeniden birleştirmekten doğar”)
- Parça optimizasyonu yerine platformlaşma ve mimari yaklaşımı vurgulama
3. Temel (foundation) vs. özellikler (features)
- Temele yatırım yapmak sürdürülebilir sonuç getirir: “Bariz kısa vadeli özellikler yerine, tekrar tekrar kullanılan building block'lara odaklan.”
(“1+1=3 etkisi; biriken borçlar büyük sorun olarak geri döner”)
- Teknik borç yönetimi ve uzun vadeli değere odaklanma
4. İçgörü (synthesis) vs. mevcut durum (status)
- Raporlanan durumun içinden anlam çıkarma: “Tablo ve grafiklerde görüneni olduğu gibi almak yerine, aradaki sinyalleri ve içgörüleri yakala.”
(“Tek bir ana mesaj seç ve 30 dakika boyunca derinlemesine incele”)
- Çıktı listesi yapmak yerine derin içgörüler üretme
5. Sonuçlar (outcomes) vs. çıktı (output)
- Küçük değişiklikler yerine büyük etki: “Sadece çıktının artması bir anlam ifade etmez. PM gerçek değişimi yaratmalıdır.”
(“Sektörde, daha büyük dönüşüm yaratacak sonuç odaklı düşünce giderek daha önemli hale geliyor”)
- Ölçülebilir etkiyi ve müşteri değeriyle doğrudan bağı vurgulama
6. Sürdürülebilirlik (sustainable) vs. tek seferliklik (sporadic)
- Yalnızca ölçeklenebilir çözümlere odaklan: “Ölçeklenemeyen kararlar alma. Kısa vadeli başarı, uzun vadeli riske dönüşür.”
(“Gerçek kriz, ölçeklenememekten gelir”)
- Sahiplenme duygusu ve uzun vadeli hayatta kalmayı gözeten stratejik kararlar
7. Esneklik (fluidity) vs. inatçılık (firmness)
- Görüşlerin güçlü olsun, takıntını bırak: “Güçlü fikirlere sahip ol. Ama onlara saplanma; gerekirse yönünü cesurca değiştir.”
(“Duygusal olarak bağlanmayan nesnellik”)
- Fikirleri/stratejileri tekrar tekrar değerlendirme ve hızla düzeltme yeteneği
8. Planlama (planning) vs. plan belgeleri (plans)
- Asıl önemli olan planın kendisinden çok plan yapma alışkanlığı ve mantığıdır: “Hedef plan dokümanı değil; öncelikleri ve bunların mantıksal gerekçesini açıklayabilmelisin.”
(“Sadece Always Now, Next, Later bile yeterlidir”)
- Backlog önceliklerinin açıklamasına ve gerekçesine odaklanma
9. Kalite (quality) vs. hız (quickness)
- Kaliteyi (kullanılabilirlik, performans, maliyet) daha en baştan tasarıma dahil et: “Sadece hıza odaklanırsan duygusal memnuniyetsizlik birikir.”
(“Gerçekten akılda kalan ürünler her zaman kaliteden başlar”)
- Pazara ilk çıkmaktan çok kullanıcı deneyimini ve memnuniyetini önceliklendirme
10. Derinlik (depth) vs. genişlik (breadth)
- Müşteri geri bildirim döngülerinin çeşitliliği ve kapsamını önemseme: “Sadece derin geri bildirim değil, pazarın farklı sinyallerini de topla.”
(“Belirli bir kanalın tekrar eden yapılandırılmasından çok, pazarla geniş temas noktaları”)
- Müşteri odağını korurken aynı anda farklı kanallardan ve bakış açılarından bilgi edinme
11. Yön (direction) vs. veri (data)
- Verinin amacı yön bulmaktır: “Mükemmel doğruluktan çok, net bir yön göstermek daha önemlidir.”
(“Sadece en iyi sinyali bulmak yeterli. Optimizasyon daha sonra gelir”)
- Büyük resmi görüp her adımda doğru yönü belirleme
12. Döngüler (loops) vs. sıçramalar (leaps)
- Şans ile beceri arasındaki fark: “Şanslı sıçramalardan çok, tekrarlanan iyileştirme gerçek yetkinliktir.”
(“Sürekli her gün %1 daha iyi olmak, başarının özüdür”)
- Süreklilik taşıyan kararların değerini öne çıkarma
13. Yazmak (writing) vs. doğaçlama tepki vermek (winging)
- Açık ve net yazı, düşünme gücünü doğrulamanın bir yoludur: “Uzun bir dokümanla düzgün şekilde açıklayamıyorsan, yeterince düşünmemişsindir.”
(“PowerPoint, Slack vb. şeylerde saklanabilirsin ama dokümanda saklanamazsın”)
- PM olarak gerçek değerin, açık ve net yazıda ortaya çıkması
Henüz yorum yok.