- Akıllı telefonlar can sıkıntısını ve sıkılmayı ortadan kaldıran makineler olsa da, bunun sonucunda yaratıcılık ve empati kurma becerisi zarar görüyor
- Ara zaman (interstitial time), aslında tefekkür, hayal kurma, gözlem gibi insani etkinliklerin yaşandığı anlardı; ancak artık bunların yerini neredeyse tamamen dijital tüketim almış durumda
- Beklemekten ve sıkılmaktan kaçınma alışkanlığı, bizim dikkat, sabır ve hayal gücümüzü zayıflatıyor
- Hayal kurma (daydreaming) geçmişte yaratıcılığın ve öz düşünümün kaynağıydı, ancak üretkenlik ve verimlilik odaklı kültür içinde giderek kayboluyor
- Ebeveynler çocuklara sıkılmaya nasıl katlanacaklarını öğretmeli, yetişkinler de kendi dijital alışkanlıklarını gözden geçirmeli
Önsöz: Neden giderek daha az insani hale geliyoruz?
- Jonathan Haidt, akıllı telefon merkezli yaşamın antik felsefe ve dini geleneklerle doğrudan çatıştığını belirtiyor
- Hızlı yargılar ve sürekli uyarım, insanlığımızı zayıflatıyor; özellikle de sessiz düşünme zamanını elimizden alıyor
- Christine Rosen'in kitabı bu sorunu can sıkıntısının ve ara zamanın kaybı üzerinden analiz ediyor
Ara zamanın ölümü
- Ara zaman, aslında dersler arasındaki 5 dakika, asansör beklerken olduğu gibi kısa ama önemli dinlenme anlarıydı
- Artık neredeyse herkes bu zamanı akıllı telefona bakarak geçirme alışkanlığına sahip
- Bu durum, yaratıcılık, duygu düzenleme, sabır gibi önemli zihinsel becerileri zayıflatan bir etken olarak işliyor
Can sıkıntısı ve hayal kurmanın rolü
- Geçmişte can sıkıntısı, hayatın doğal ve olağan bir parçasıydı; aynı zamanda yaratıcı etkinliklerin de kaynağıydı
- Akıllı telefonlar, can sıkıntısını ortadan kaldırırken aynı zamanda bilişsel olgunlaşmayı engelleyen bir araç olarak işlev görüyor
- Mihaly Csikszentmihalyi'nin 'mikro akış' teorisine göre, can sıkıntısı içindeki küçük eylemler yaşamın ritmini oluşturur
- Bugün artık sessizce beklenen zamanlar bile dijital uyarım tarafından işgal edilmiş durumda; bu da beynin varsayılan mod ağı (default network) için etkinleşme fırsatını azaltıyor
Akıllı telefonun yol açtığı dijital alışkanlıklar
- Pew Research'e göre ergenlerin %95'i akıllı telefona sahip, yarısı ise sürekli çevrimiçi
- Çocuklar ve yetişkinler, kısa bekleme anlarında bile akıllı telefona uzanma alışkanlığına sahip hale geldi
- Bu da zamanla toplumsal izolasyonun artmasına ve arkadaşlar ile aileyle etkileşimin azalmasına yol açıyor
Hayal kurmanın psikolojik etkileri
- Jerome Singer, hayal kurmayı olumlu, yaratıcı ve öz düşünüm içeren bir etkinlik olarak sınıflandırır
- Sinirbilimciler, hayal kurmanın hafızayı güçlendirme, ahlaki yargı ve başkalarının duygularını zihinde canlandırma üzerinde olumlu etkileri olduğunu açıklıyor
- Bu tür serbest çağrışım hali, teknoloji tarafından ne kadar fazla aşırı uyarılırsak o kadar sürdürülmesi zor bir hale geliyor
Verimlilik ve bekleme süresine dair algının değişmesi
- Modern insan beklemeyi bir 'sorun' olarak görüyor ve anında uyarım arıyor
- Bekleme ve beklenti zamanı, insana duygusal hazırlık ve empati yeteneği kazandıran önemli anlardır
- Teknoloji bu zamanı anlamsız tüketime dönüştürüyor; bu da duygusal tepkileri önceden sezme anlamındaki 'hayal etme tepkisi (imagination response)' becerisini zayıflatıyor
Çocukların sıkılmasına izin verin
- Can sıkıntısı, çocukların kendi başlarına problem çözme becerisi geliştirmesi için bir fırsattır
- Ebeveynler, çocuk her sıkıldığında hemen dijital cihaz vermek yerine, 'dışarı çık ve oyna' şeklindeki eski yaklaşımın daha etkili olabileceğini düşünmeli
- Yetişkinler de benzer şekilde, bekleme zamanlarında akıllı telefon yerine çevreyi gözlemleme ya da boş boş dalma alışkanlığı edinmeyi denemeli
Sonuç: Teknoloji çağında isyan, 'dalıp gitmek'tir
- Biraz can sıkıntısı, yaratıcılığı ve insaniliği yeniden kazanmanın anahtarı olabilir
- Akıllı telefon yerine hayal kurmak, beklemeye tahammül etmek, ara zamanı israf değil fırsat olarak görmek yeni bir direniş biçimidir
- Aristotle'un dediği gibi, "Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır"; bu klasik bilgelik bugün bize her zamankinden daha fazla gerekiyor
12 yorum
Dalgın dalgın otururken nöral hücrelerin etkinleştiği alanın genişlediği ve çok sayıda bilginin bir araya getirildiği,
boş boş dalmanın kesinlikle gerekli bir zaman olduğu beyin bilimi tarafından defalarca söylenmişti.
Gerçi ben de her gün elimden akıllı telefonu düşürmüyorum :)
Bu yazıyı ilgi çekici bulan herkese, Thinking is overrated adlı kitaba ve beynin default mode network’üne bir göz atmasını tavsiye ederim
Bu yazıyı gördükten sonra işe gidip gelirken telefon yerine manzarayı izleyip oradan buradan düşüncelere daldığım zamanlar yaratıyorum. Sanki ancak şimdi biraz nefes almaya başlamışım gibi hissediyorum.
Lise 2. sınıf öğrencisiyim; tesadüfen buraya girince vaktimin büyük kısmını sadece telefona bakarak geçirdiğimi bir kez daha fark edip gidiyorum. Dijital çağın insanları için iyi bir uyarı niteliğindeki bu yazı için teşekkürler. Hiç değilse biraz daha ders çalışmış olmak için galiba bir kâğıt kitap açmam gerekecek.
Veritasium'un Why Boredom is Good For You (Can sıkıntısının neden sizin için iyi olduğu) videosu da benzer bir içeriği ele alıyor.
O zamanlar telefonsuz askerlik hayatı, bunaltı ve yalnızlık içinde debelendiğim bir zaman gibi geliyordu ama şimdi dönüp bakınca o dönem kadar insani muhasebe yaptığım başka bir zaman olmadığını düşünüyorum. Çok katılıyorum.
Evet. Zorla da olsa biraz can sıkıcı boş zamana ihtiyaç var gibi görünüyor.
Bu yüzden sanırım bugünlerde yoga diye bir egzersiz daha iyi. Yoga yaptığım 1 saat boyunca telefona bakmıyorum ve sadece yoga ya da başka düşüncelerle meşgul oluyorum. Koşu ya da diğer egzersizlerde en azından müzik veya podcast dinliyorum ama yogada öyle bir şey de yok.
Hacker News görüşleri
Geçen yıl 4 ay boyunca akıllı telefon kullanmadım ve bir dumb phone'a geçtim. O dönem harikaydı ve yeniden akıllı telefon kullanmaya başlamış olmaktan pişmanım
Hayallere dalmak, iyi stratejiler kurmak için çok önemli
Ortalama bir insanın zihinsel yaşam kalitesi hakkında verebileceği en önemli karar bu olabilir
Yakın zamanda akıllı telefonun zamanı çaldığını fark ettim
Hayallere dalarken unutulmuş anılar yeniden su yüzüne çıkabiliyor
Küçük ekranlı mobil cihazlara hiç alışamadım
Kısa süreli hayallere dalmalar bile üretken olabilir
20 yıldır her gün 60 dakikadan fazla yürüyorum
Akıllı telefonların olmadığı dönemde yanımda kitap ya da bulmaca taşırdım
Sabit bir masaüstü PC neden zihinsel bütünleşme için önemlidir?
> tines
> I’ve realized also that having a dedicated space to do computing activities, the kind encouraged by having an immobile desktop computer rather than a phone, tablet or laptop, is immensely important for my mental stability. I’m bringing that back too.
Sanırım "mental integrity"yi "zihinsel bütünlük" yerine "zihinsel istikrar" olarak çevirmek daha doğru. Görünüşe göre amaç, amaca uygun bir alanı ayırarak cihaz kullanım süresini sınırlamak.
Cevabınız için teşekkür ederim!