- Avustralya’da aile hukuku avukatı olan Stephanie Costi, kötü bir işyeri kültürü deneyimledi
- Patronu, stres altında evrak fırlatmak gibi şiddet içeren davranışlar sergiliyordu
- İş arkadaşları da uzun çalışma saatleri ve mantıksız muamele nedeniyle panik atak geçirdiklerini söyledi
- Durumu İK’ya bildirdi ancak etkili bir adım atılmayınca şirketten ayrıldı
- Ardından LinkedIn’de işyerinde zorbalık deneyimini paylaştığı gönderi büyük yankı uyandırdı
- “Bir zamanlar parlak genç bir avukat vardı, ama işyerinde zorbalığa uğradı ve özgüvenini kaybetti” diyen yazı 1,2 milyondan fazla görüntülenme ve 10.000 beğeni aldı
- Birçok kişi yorumlarda benzer deneyimlerini paylaştı
- LinkedIn üzerinden okurlarıyla iletişim kurarak “toksik şirket/işyeri” sorununu ele alan yeni bir tür influencer faaliyeti yürütmeye başladı
- Şu anda 80 bin takipçisi var
- Sık sık beyaz tahtaya mesaj yazıp onunla birlikte fotoğraf paylaşma yöntemini kullanıyor ve patronlar ile İK sistemine yönelik eleştirel tavsiyeler veriyor
- "Toksik bir patron, performans iyileştirme planını (PIP) size yardım etmek için değil sizi kontrol etmek için kullanır"
- "Beklentileri karşıladığınızda övgü yağdırır ama takdiri esirger"
- "Başarısızlık korkunuzu kullanarak sizi makul sınırların ötesine iter"
- LinkedIn unvanını “The Anti-Bullying Lawyer” olarak değiştirdi
LinkedIn’de yeni akım: işyerindeki toksisite sorununa ışık tutan influencer’lar
- Pandemi sonrası şirkete bağlılığın azalması ve işveren-çalışan geriliminin artmasıyla birlikte LinkedIn daha kişisel ve çatışmalı bir platforma dönüşüyor
- Bazı kullanıcılara göre bir flört sitesi, başkalarına göre ise bir komedi kulübü gibi görünüyor
- Yeni bir influencer türü ortaya çıktı
- Verimliliği artırma ya da işte başarıya ulaşma yöntemleri yerine iş hayatının karanlık tarafını görünür kılıyorlar
- Toksik işyeri sorunlarını ele alan gönderilerle dikkat çekiyorlar
- Toksik işyerlerini ele alan LinkedIn topluluğunun yükselişi
- Yeni influencer’lar ve takipçileri, toksik işyerlerini nasıl tespit edeceklerini, nasıl başa çıkacaklarını ve nasıl ayrılacaklarını paylaşıyor
- “Korkunç patron” hikâyelerini ele alan gönderiler artıyor
- İK’yı şirket politikalarını dayatan bir araç olarak görme ve ona güvenmeme eğilimi var
- Costi, "Toksik bir işyerinde İK ne insanidir ne de bir kaynaktır" diye yazdı
- Empati kuran LinkedIn topluluğu, sağlıklı bir işyeri için alternatif olarak öne çıkıyor
- Çalışanlar deneyimlerini paylaşıp teselli ve tavsiye alıyor
- İK uzmanları, LinkedIn’de sorunları kamusallaştırmanın ters tepebileceği uyarısında bulunuyor
- Resmî bildirim süreçlerini atlamak, sorunu daha da karmaşık hale getirme riski taşıyor
- İşyerindeki toksisite, üretkenliğe ve çalışanların ruh sağlığına büyük zarar veriyor
- 2023 tarihli bir araştırmada çalışanların %22’si psikolojik zarar yaşadığını söyledi
- 2024 tarihli bir araştırmaya göre katılımcıların %59’u işyerlerinin ruh sağlığı durumunun gerçekte olduğundan daha iyi olduğu düşünüldüğünü bildirdi
- HR Brain raporuna göre çalışanların %37’si her gün toksik işyeri deneyimliyor, %32’si ise başlıca stres kaynağı olarak patronunu gösteriyor
- Uzaktan ve hibrit çalışma, geleneksel iş sınırlarını bulanıklaştırarak toksik davranışların daha kolay gizlenebilmesine yol açabiliyor
- E-posta ve mesajlaşma yüz yüze konuşmaların yerini aldıkça sorunların ağırlaşma ihtimali var
- İşyerindeki toksisite çok farklı biçimlerde ortaya çıkıyor
- Costi, toksik işyeri deneyimi yaşayan insanlarla bağlantı kurup onların hikâyelerini dinliyor
Toksik işyerinde kişisel deneyim: Beverly’nin hikâyesi
- Avustralya’daki bir hukuk firmasında çalışan Beverly (takma ad), işyerindeki gelişimi ve terfi konusunda tavsiye almak için kıdemli bir partnere gitti
- Söz konusu partner Beverly’yi ofisine çağırdı, kapıyı kapattırdı ve kendi çalışma alanında başarılı olamayacağına ikna etmeye çalıştı
- Zorlayıcı biçimde, aralarında hapishanede toplu tecavüz sahneleri de bulunan bir davanın grafik videolarını izleterek onu korkuttu
- Ardından davranışlarını açıklarsa kendisine iftira davası açacağını söyleyerek ve iş hayatını zorlaştırmakla tehdit ederek gözdağı verdi
- Beverly, süregelen zorbalık ve tehditlerden kaçınmak için şirketten ayrıldı
- Söz konusu partnerin işyerinin ötesinde özel hayatına kadar uzanacak şekilde tacizde bulunabileceğinden endişe ediyordu
- Ayrıldıktan sonra deneyimini yavaş yavaş paylaşmaya başladı
- Sık sık Costi’nin LinkedIn gönderilerine yorum yaparak toksik işyeri deneyimlerini anlattı
Helen Pamely: LinkedIn’de toksik işyeri kültürünü ele alan bir ses
- İspanyol avukat Helen Pamely, LinkedIn’i kullanarak toksik işyeri kültürü hakkındaki hikâyelerini paylaşıyor ve yardım sunuyor
- “İnsanlar şirketlerini değil patronlarını terk eder” gönderisiyle dikkat çekti
- Şu anda 30.000’den fazla takipçisi var ve hukuk kariyerinde öğrendiği dersleri sık sık paylaşıyor
- Pamely, hukuk sektöründeki LinkedIn topluluğunun “gerçek bir dönüm noktasına” ulaştığını düşünüyor
- Belirli bir şirketle ilişkisinden bağımsız olduğu için kültürel ve sistemsel sorunları özgürce ele alabiliyor
- Gelen çok sayıdaki mesaj ve geri bildirimde, başkalarına ses verdiği için teşekkür ediliyor
- “Gerçek olumlu değişim, dürüst ve açık konuşmalarla mümkün olabilir”
- İnsanlara yalnız olmadıklarını hissettirmek önemli
LinkedIn’de toksik işyeri sorunlarının neden tartışıldığı ve öneriler
- Costi, insanların neden İK yerine LinkedIn’i seçtiğini şöyle açıklıyor
- "İK çoğu zaman çalışanı desteklemekten çok şirketin çıkarlarını korumaya odaklanır"
- Toksik davranışı bildirenler “sorun çıkaran kişi” olarak damgalanabilir ve mesleki risk altına girebilir
- Sorumlu tutulması gereken birçok toksik patronun, tam da bunu yapması gereken sistemler tarafından korunduğu gerçeği var
- Costi, toksik davranışlarla başa çıkmanın en etkili yolu olarak şunları öneriyor
- Tüm olayları, konuşmaları ve e-postaları titizlikle kaydedin
- Bu, yalnızca kendinizi korumak için değil, şirketin görmezden gelemeyeceği açık bir dosya oluşturmak için de önemli
- İK harekete geçmezse, bu kanıtları hukuki yollara başvurmak veya yeni bir iş aramak için kullanın
- LinkedIn, empati kurmak ve sorunları tartışmak için iyi bir platform
- Ancak belirli isimleri veya işyeri bilgilerini paylaşmamaya dikkat etmek gerekiyor
- Bazı uzmanlar LinkedIn’in sorun çözmek için uygun bir yer olmadığını savunuyor
- Galvin: "Şikâyetleri alenen dile getirmek, ekip içindeki saygıyı zayıflatabilir ve olumsuz bir çalışma ortamı yaratabilir"
- Liderler, sorunların açık iletişim ve iç kanallar üzerinden çözülmesini yönlendirmede önemli bir rol oynamalı
- Düzenli check-in’ler, mentorluk programları ve çatışma çözüm stratejileri, sorunların sosyal medyada büyümesini önleyebilir
Uzman görüşü: LinkedIn’in sınırları, İK ve hukuki adımlar arasında denge
- Tim Glowa (HR Brain kurucusu ve CEO’su):
- "Memnuniyetsizliği internette dışa vurmaktansa bildirim prosedürlerini izlemek daha uygundur; bu sayede gizlilik ve profesyonel itibar korunabilir"
- "İnternete koyduğunuz şeyler kalıcı olarak peşinizi bırakmayabilir" noktasını vurguluyor
- Nicole Brenecki (New York’lu iş hukuku avukatı): LinkedIn’de deneyim paylaşmak, yalnızca belirli şirket adları verilmediğinde kabul edilebilir
- "Belirli bir şirket hakkında olgusal ifadeler, ileride çıkabilecek hukuki uyuşmazlıklarda aleyhinize çalışabilir"
- Sorunları İK’ya bildirmenin tercih edilme nedenleri:
- İşyerinde zorbalık, ayrımcılık veya başka uygunsuz davranışlar yaşandığında İK’nın, eyalet yasalarına göre sorunu ele alma yükümlülüğü vardır
- İK’ya bildirim yapılmazsa şirket, ayrımcılık ya da misillemeye göz yumduğu gerekçesiyle hukuki sorumlulukla karşılaşabilir
- İK düzgün çalışmıyorsa, iş hukuku ihlali (özellikle kasıtlı ihlal) şirketin sorumluluğu sayılır
- İşyerindeki toksisite sorunu yalnızca İK, hukuki süreçler ya da LinkedIn ile çözülemez
- Joseph Grenny (VitalSmarts kurucu ortağı, Crucial Conversations yazarı):
- "Teknoloji, ilişki sorunlarını çözmek için gerekli kırılganlıktan kaçınmanın daha kolay yollarını sunuyor"
- Yüz yüze konuşma becerisinin zayıflaması, yalnızlık ve dışlanma hissini artıran bir tablo yaratıyor
- Sorunların çözümü, iş arkadaşlarıyla doğrudan ve dürüst konuşmalarla mümkün olabilir
Etkili iletişimin önemi
- Karşı tarafın psikolojik olarak güvende hissetmesi, bir konuşmanın başarısını belirliyor
- Karşı taraf niyetinizi zarar verici olarak algılarsa savunmacı davranma olasılığı artar
- Karşı tarafın ilgi ve kaygılarına saygı gösteren bir tutum sergilenirse savunmacılık azalır
Costi’nin çalışmaları ve misyonu
- Sorunun ne kadar yaygın olduğunu ve İK’ya duyulan güven eksikliğini vurguluyor
- İnsanlar sorunu bildirme ya da kendi başlarına ele alma konusunda kendilerini güvende hissetmiyor
- Temmuz 2024’te The Rising Heard adlı bir startup kurdu
- Toksik işyeri deneyimi yaşayan insanlara hukuki danışmanlık, koçluk ve eğitim sunuyor
- Gönderileri aracılığıyla farkındalık yaratmaya ve insanlara destek vermeye devam etmeyi planlıyor
Costi’nin inancı
- Sorunu inkâr edenlerden eleştiri ve trollük görmesine rağmen faaliyetini sürdürüyor
- "Doğru olan için ayağa kalkmak riskli olabilir ama adaletsizlik karşısında sessiz kalmak çok daha büyük bir kayıptır"
Henüz yorum yok.