- Gerçek hayatta kullanılan gündelik dil düzenli değildir ve karmaşıktır
- Dilbilimciler, bu başına buyruk özellikleri bastırmak için bir tür yapıştırıcı işlevi gören "gramer"in gerekli olduğunu düşünüyordu
- Ancak büyük yapay zeka dil modelleri, çok büyük miktarda dil verisine dayanarak dili kullanıyor ve şaşırtıcı biçimde bunu çoğunlukla gramerin yardımı olmadan yapabiliyor
- Ürettikleri cümlelerdeki kelime seçimi bazen tuhaf ya da anlamsız olabiliyor, ancak çoğu zaman dilbilgisel olarak doğru oluyor
- Bir sonraki kelimeyi tahmin etme yeteneği açısından bu yapay zeka modelleri ile insan beyni benzer şekilde çalışıyor
- GPT-3'ün, insanın 20 bin yıllık dil deneyimine eşdeğer veriyle eğitildiği için bunun böyle olduğu düşünülebilir, ancak araştırmalara göre yaklaşık 100 milyon kelimeyle eğitilen GPT-2 de insan beyninin bir sonraki kelimeyi düşünmesine benzer şekilde bunu yapabiliyor
(100 milyon kelime, ortalama bir çocuğun 10 yılda duyduğu kelime miktarına benzer)
- Bunun gösterdiği şey, yalnızca maruz kalmanın bile yeterince iyi gramerli cümleler üretecek kadar dili iyi öğrenmek ve insan beyninin işleyişine benzer bir şekilde öğrenmek için yeterli olabileceğidir
- Uzun yıllar boyunca birçok dilbilimci, doğuştan gelen bir gramer şablonu olmadan dil öğrenmenin imkansız olduğuna inanıyordu
- Ancak yeni yapay zeka modelleri bunun böyle olmadığını kanıtlıyor. Dilbilgisel dil üretme becerisinin dilsel deneyimle öğrenilebildiğini gösteriyor
- Yani çocukların dil öğrenmesinde gramerden çok dil deneyimi daha önemlidir
8 yorum
AlphaGo Go oyununu iyi oynuyor diye Go'nun kuralları yok demek değil.
Kesinlikle, dili öğrenmenin en doğru yolu bol deneyimdir. Ancak yapay zekanın da gösterdiği gibi temel öncül "muazzam miktarda deneyim"dir. Yapay zeka açısından bakarsak bu, tam 10 yıllık maruz kalma demek. İnsan için bu kadarına gerek olmayabilir ama o ülkenin insanı değilken, yabancı bir ülkede böyle bir dil deneyimi oluşturmak zor. Evet, İngilizceyi en hızlı, en doğru ve en verimli şekilde öğrenmek için birkaç yıl yurt dışında okuyup eğitim almak yeterlidir. Ama çoğu insanın ekonomik ya da başka nedenlerle bunu yapamadığı aile koşulları daha yaygın. Bu yüzden dil bilgisi öğreniliyor. Yine de Kore eğitiminde dil bilgisinin fazla vurgulanması ve bunun dili öğrenmeye yarayan bir araç olarak kullanılmasından ziyade okul notlarında çıkan dil bilgisi soruları için çalışmaya dönüşmesi biraz düzeltilmesi gereken bir şey gibi görünüyor.
Ben ise, salt maruz kalma stratejisinin 10 yıllık maruz kalma gerektiren verimsiz bir yöntem olduğunu düşünüyorum.
| Sadece maruz kalmayla bile yeterince iyi dil bilgisine sahip cümleler üretebilecek kadar dili iyi öğrenmesi
bu kısım, GPT çıktılarında gördüğümde benim de aynen hissettiğim nokta.
İlginç! Bana öyle geliyor ki, dil de dahil olmak üzere başka alanlardaki bilgiye de yukarıdaki bağlama benzer şekilde yaklaşmak mümkün. Buna karşılık, ülkemizde eğitimin hâlâ herkesin bildiği gibi standartlaştırılmış bilgiyi ezberletme yöntemine dayanması üzücü. Sistem açısından her bireye uygun deneyimler sunmak zor ve maliyetli olsa da, yukarıdaki sonuçlarda olduğu gibi beyin hücrelerini taklit ederek ortaya çıkan yapay zekanın sonuçlarına bakıp daha iyi bir yöne bakabilmeyi umuyorum.
Her şeyden önce, yetişkinler yüzünden moralsiz bir şekilde öğrenmek zorunda kalan çocuklara çok üzülüyorum 😢 Oysa öğrenmenin özü keyifli olmaktır!
Aslında çocukken İngilizce eğitimi alırken bile bunu sorguluyordum. Biz Korece alfabe ve dili öğrenirken önce gramer mi öğrendik?..
Bugün bile yabancılar Korece eğitimi alırken gramerle ilgili içeriklere bakınca ne anlatıldığını anlamak zor ve kulağa da tuhaf geliyor. Yine de Koreceyi gayet iyi konuşuyorlar.
İlginç. Acaba Chomsky dönemi sona mı eriyor?
Bana kalırsa tam tersine Chomsky’nin dönemi geliyor gibi görünüyor. Chomsky’ye göre dilbilgisi öğrenilen bir şey değil, daha çok doğuştan gelen bir şeydir; daha doğrusu doğuştan gelen bir yetiyle üretilir. Ve bugünün yapay zekası, Chomsky’nin gözünde ancak bilgisayarların yapabileceği türden gösterişli bir öğrenmedir. Chomsky, bebeklerin yüz binlerce kelime öğrenerek dili edinmediğine dikkat çeker. Chomsky’nin kuramı, makine öğrenmesine kıyasla oldukça sınırlı olan 1-2 yıllık dil deneyimine rağmen dili edinen bebeklerin bu yetisini açıklamaya yöneliktir; bugünkü makine öğrenmesi ise, bilgisayar insan olmadığına göre neden ille de bir bebek gibi dil öğrenmek zorunda olsun dercesine, ona on yıllık verilerle dili öğretmektedir.