- Otizm benzeri davranış özellikleri gösteren ancak farklı nedenlere sahip birçok ruhsal bozukluk klinikte sık sık karıştırılır
- Birçok kişi, anksiyete, sosyal beceriksizlik ve obsesif eğilimler gibi nedenlerle kendini otistik olarak düşünse de, gerçekte anksiyete bozukluğu veya kişilik bozukluğu olma olasılığı da yüksektir
- DSM-5 ölçütlerine göre otizm için hem sosyal iletişimde zorluk hem de tekrarlayıcı ve kısıtlayıcı davranışların bulunması gerekir ve çocukluk döneminden beri süren işlev kaybı eşlik etmelidir
- Klinik olarak, şizoid, şizotipal, obsesif-kompulsif kişilik bozuklukları, sosyal kaygı, travma sonrası reaksiyonlar, sosyal iletişim bozukluğu gibi durumlar otizme benzer tablo gösterebilir
- Tanı kategorilerinden çok temel kişilik özellikleri ve bağlamsal faktörler üzerinde durmak gerekir; bu, psikiyatrik sınıflandırmanın akışkanlığını ve kişiye özel yaklaşım ihtiyacını gösterir
Otizm tanısındaki karmaşa ve öz tanı yayılması
- Son dönemde psikiyatri kliniklerinde, otizmden şüphelenip veya zaten otizm tanısı aldıklarına inanan kişilerin sayısı artmaktadır
- Bu kişiler göz teması kaçınması, sosyal uyum zorluğu, obsesif rutinler, odaklanmış hobi ilgisi, sosyal yorgunluk gibi şikâyetler sunmaktadır
- Ancak bu belirtilerin önemli bir bölümü sıklıkla anksiyete bozukluğu veya sosyal anksiyete, düşük özsaygı ile ilişkilidir
- Otizm gerçek bir bozukluktur, ancak toplumsal bilinilirlik ve çevrim içi kültür nedeniyle diğer tanılara kıyasla daha sık tercih edilir
- Pek çok kişi otizmi, kendi ‘garipliği’ veya ‘sosyal uyumsuzluğu’nu açıklayan bir anlatı olarak benimser ve diğer tanı olasılıklarını fark etmez
DSM-5 ölçütlerine göre otizm spektrumunun tanımı
- Otizm için, sosyal iletişim ve etkileşimde üç alanda zorluk ile en az iki tekrarlayıcı ve kısıtlayıcı davranış bulunmalıdır
- Örnek: göz teması ve jest sorunları, arkadaşlık ilişkisini sürdürmede zorluk, tekrar eden hareketler, katı rutin ısrarı, duyusal aşırı duyarlılık
- Bu özellikler çocukluk döneminden itibaren var olmalı ve entelektüel yetersizlik veya başka bir hastalıkla açıklanamamalı
- Otizm belirli bir beyin yapısı veya genetik bozuklukla tanımlanmaz; klinik değerlendirmeye dayanan teknik bir tanıdır
- Spektrum geniş olduğundan, şiddetli entelektüel yetersizlikten yüksek işlevli ‘nörd’ tipe kadar çok farklı formlar görülür
Otizmle karıştırılan başlıca ruhsal bozukluklar
Schizoid Kişilik (Schizoid Personality)
- İlişki kurma ihtiyacı neredeyse yoktur ve duygusal ifade sınırlıdır; yalnız kalmayı tercih eder
- Sosyal normları anlar ama ilgi göstermediği için ilişkiden kaçınır
- Otizmden farklı olarak tekrarlayan davranışlar ve duyusal duyarlılık bulunmaz
Schizotypal Kişilik (Schizotypal Personality)
- Tuhaf düşünceler ve algısal deneyimler, büyüsel düşünce, paranoid eğilim ayırt edicidir
- Sosyal kaygı süreklidir ve başkalarına yönelik şüphe fazladır
- Otizmin sosyal zorluğundan farklı olarak gerçekdışı düşünce ve algı bozulmaları merkezde yer alır
Obsesif-Kompulsif Kişilik (Obsessive-Compulsive Personality)
- Mükemmeliyetçilik, kontrol ihtiyacı, kurallara takıntı güçlüdür
- Otizmin rutin ısrarını andırsa da, kökeni kaygıyı kontrol etme amacı taşır
- Otizmde rutinler ise öngörülebilirlik ve duyusal düzenleme için görülür
Sosyal Fobi (Social Phobia)
- Başkalarının değerlendirmesinden veya hata yapmaktan aşırı korku nedeniyle sosyal kaçınma oluşur
- Otizmden farklı olarak güvenli bir ortamda belirtiler azalır
- Otizmde sosyal zorluklar tüm bağlamlarda tutarlı şekilde devam eder
Borderline Kişilik Bozukluğu (Borderline Personality)
- Duygusal istikrarsızlık, ilişkilerde uç noktada değişim, terk edilme korkusu belirgindir
- Otizmden farklı olarak kimlik dalgalanması ve ilişki odaklı duygusal patlamalar temel özelliktir
- Otizmde ise duyusal hassasiyet, sınırlı ilgi alanları ve tutarlı bir benlik korunur
Sosyal İletişim Bozukluğu (Social Communication Disorder)
- Dilsel sosyal kullanıma ilişkin yetersizlik odak noktasıdır ve otizmin sosyal zorluklarıyla benzerdir
- Ancak tekrarlayıcı davranış, duyusal duyarlılık ve rutin takıntısı yoktur
- Otizmden ziyade sigorta, eğitim ve hizmete erişim olanakları daha yüksek olduğundan pratik nedenlerle otizm tanısı tercih edilir
- 2013 DSM’ye yeni eklenmiş olması nedeniyle araştırma, tedavi ve topluluk temelli dayanakları sınırlıdır
Travmayla İlgili Bozukluklar (Trauma-Related Disorders)
- Erken travma veya ihmale bağlı sosyal geri çekilme, duygudurum düzenleme sorunları ve tekrarlayıcı davranışlar otizme benzerlik gösterebilir
- Ancak güvenli ortam ve tedavi sonrasında iyileşme görülür ve belirgin bir travma öyküsü vardır
- Otizmde ise özünde doğumdan itibaren süregelen sosyal işleme bozukluğu vardır
Sosyal Beceri Eksikliği (Social Awkwardness)
- Klinik bozulma olmadan basit sosyal olgunlaşmamışlık
- Otizmden farklı olarak sosyal kuralları anlar ama uygulamada beceriksizdir; alıştırma ve olgunlaşmayla iyileşebilir
- Duyusal hassasiyet ve tekrarlayıcı davranış yoktur, günlük işlev korunabilir
Diğer ayırıcı tanılar
- Seçici sessizlik bozukluğu, entelektüel yetersizlik, ADHD, şizofreni spektrumu, çekingen kişilik bozukluğu, obsesif-kompulsif bozukluk, Rett sendromu gibi durumlarda da benzer belirtiler görülebilir
Eşlik eden bozukluklar ve tanı karmaşıklığı
- Otizmle birlikte diğer kişilik bozuklukları, anksiyete ve travma bozuklukları bulunabilir
- Gelişimsel bağlam, ilişki tepkileri ve öznel deneyim birlikte değerlendirilmelidir
Tanıdan çok kişilik özelliklerine dayalı yaklaşımın gerekliliği
- DSM kategorilerinin yerine temel kişilik etmenleri (ör. duyusal hassasiyet, mükemmeliyetçilik, düşük açıklık gibi) odaklanılarak anlaşılmalıdır
- Bağlama göre DSM tanısı değişebileceğinden, değişmeyen kişilik özellikleri ve çevresel faktörler vurgulanmalıdır
- Örneğin OCPD, düşük açıklık ve yüksek sorumluluk (conscientiousness) bileşimiyle açıklanabilir ve açıklığın artırılması terapötik etki yaratabilir
- Psikiyatrik tanı sabit bir öz değil, bağlama bağlı bir ifade olduğundan bireye özel (n=1) yaklaşım gerekir
Sonuç
- Otizm gerçek bir bozukluktur ancak onun benzerleriyle ayrımı çok ince ve karmaşıktır
- Öz tanı kültürü ve ‘nöroçeşitlilik’ söylemi tanı karmaşasını artırmaktadır
- Uzun vadede tanı adından çok bireyin kişilik özelliklerini ve çevresel bağlamını anlamaya odaklanan yaklaşım daha etkilidir
Henüz yorum yok.