- Son araştırmalar, Amerikalıların partilere katılma ve ev sahipliği yapma süresinin son 20 yılda yarıdan fazla azaldığını gösteriyor
- Araştırmaya göre gençlerin partiye ayırdığı zaman, 2003'e kıyasla %70 azaldı
- Bireyciliğin güçlenmesi, aile ve çalışma hayatındaki değişimler ile dijital teknolojilerin yaygınlaşması parti kültüründeki gerilemede etkili oldu
- Akıllı telefonlar ve sosyal medyanın yayılmasıyla sanal ilişkiler artsa da gerçek topluluk teması azalma eğiliminde
- Bu değişimin arka planında aşırı yalnızlaşma ve kırılgan sosyal bağlar kalıyor
Parti kültüründeki gerileme ve çarpıcı istatistikler
- 2023 itibarıyla Amerikalıların yalnızca %4,1'i hafta sonu ya da tatil günlerinde bir partiye veya törene katıldı ya da ev sahipliği yaptı
- Son 20 yılda tüm yaş gruplarında sosyal buluşmalara ayrılan zaman yarının da altına düştü
- Özellikle 15-24 yaş arası gençlerde partilere ayrılan süre %70 azaldı
- Amerikalıların yüz yüze sosyalleşme faaliyetleri 20 yılda yaklaşık %20 azalırken, bekar erkeklerde ve 25 yaş altındakilerde bu düşüş %35'in üzerine çıktı
- Son dönemde erkeklerin TV izlemeye ayırdığı süre, diğer insanlarla vakit geçirdikleri sürenin 7 katına ulaşıyor; kadınlar ise evcil hayvanlarıyla daha fazla zaman geçiriyor. Bu da yalnızlaşma eğilimini belirginleştiriyor
Amerika'da parti kültürünün tarihsel değişimi
- Geçmişte, erken dönem Amerikan toplumunda da sık sık bir araya gelme ve etkileşim kurma kültürü güçlüydü
- Büyük şehirleşmeden sonra bile 1970'lere kadar eve arkadaş çağırmak ve ziyarette bulunmak yaygındı
- Bu dönemde Amerikalı yetişkinlerin %75'i ayda en az bir kez arkadaşlarıyla bir araya geliyor, ortalama olarak ayda 3 özel buluşma yapıyordu
- 1990'ların sonlarında bu tür sosyal ziyaretlerin sıklığı %40'tan fazla azaldı ve 2000'ler civarında sosyal bir kriz belirginleşmeye başladı
- Bireyciliğin yayılmasıyla kilise, sendika ve boş zaman toplulukları gibi alanlardaki faaliyetler de genel olarak azaldı
- Bu değişim, sınıf ve gelir farkı gözetmeksizin Amerikan toplumunun geneline yayılan bir olgu
Parti kültüründeki gerilemeyi etkileyen faktörler
Çalışma hayatı ve aile yapısındaki değişim
- 1970'lerden bu yana kadınların iş gücüne katılımının artmasıyla, geleneksel olarak kadınların yönettiği aile içi sosyal takvim düzeni ortadan kalktı
- Erkekler parti ya da ortak buluşmaların hazırlık ve planlama sorumluluğunu devralamadığı için, çift gelirli hanelerde yetişkin buluşmaları giderek yok olmaya başladı
Çocuk bakımı ve ebeveynlik anlayışındaki değişim
- Geçmişe göre daha az çocuk sahibi olunuyor, ancak çocuk bakımına daha fazla zaman ayrılıyor
- Ebeveyn kaygısı ve başarı takıntısı nedeniyle hafta sonları bile çocukların kursları, etkinlikleri ve ulaşım ihtiyaçlarına odaklanılıyor
- Bunun sonucunda hane öncelikleri yetişkinlerden çok çocuk merkezli programlara kayıyor
Dijital teknolojiler ve medya tüketiminin etkisi
- TV'nin yaygınlaşmasından sonra boş zamanın büyük bölümü izleme süresiyle ikame edildi
- Akıllı telefonlar ve sosyal medya sayesinde aileyle veya 'online tribe' ile temas arttı; ancak gerçek komşular ve arkadaşlarla yerel topluluk bağları zayıfladı
- Çevrimiçi “parasosyal ilişkiler” (ünlüler, influencer'lar, YouTube vb.) için harcanan zaman arttıkça, gerçek hayattaki derin insan ilişkileri azaldı
İçki kültüründeki değişim
- Gençlerde alkol tüketim oranının sert biçimde düşmesi, içkinin parti için temel gerekçe olduğu ortamı zayıflatıyor
- Sosyal partilere ve içki odaklı eğlenceye ilgi azaldıkça, gençlerin yüz yüze sosyalleşme fırsatları da azalıyor
- 18-34 yaş arası gençler arasında “alkol sağlığa zararlıdır” diye düşünenlerin oranı son 20 yılda iki katına çıkarak %65'e ulaştı
Sonuç ve çıkarımlar
- Çift gelirli haneler, ebeveynlik koşullarındaki değişim, teknolojik gelişmeler ve yeni boş zaman kültürü daha konforlu bir yaşam yaratmış olsa da, toplumsal yakınlık ve derin dostluklar azaldı
- Teknoloji bir yandan yeteneklerimizi ‘genişletirken’, diğer yandan insan ilişkilerinde kopuş yaratan bir ‘kesinti’ de üretiyor
- Uzun vadede bunun yalnızlaşma, kaygı ve gerçek arkadaşlık ilişkilerinin kaybına yol açabileceği endişesi var
- Göz alıcı eğlence ve verimliliğin arkasında, sürdürülebilir toplumsal bağları yeniden kurma çabasına ihtiyaç var
1 yorum
Hacker News görüşü
Kısa süre önce GenX subreddit’inde bir Gen Z kullanıcısı, 90’ların sonu ve 2000’lerin başındaki gençlik filmlerinde görülen partilerin gerçekten var olup olmadığını soran bir gönderi paylaşmıştı
https://www.reddit.com/r/GenX/comments/1lu102v/were_parties_like_this_ever_actually_a_thing/
Gen X kuşağının tepkisi, "Bu nasıl soru? Bu gayet sıradan bir gençlik partisiydi. Kendimi resmen antik çağdan kalmış gibi hissediyorum" türü bir şaşkınlık ve afallama karışımıydı
Gen X’in yaşadığı ergenlik ile Gen Z’nin gerçeklik diye düşündüğü şey arasındaki uçurum ilginç
Bugünün gençlerinin sosyal medya, akıllı telefonlar, aşırı programlanmış yaşam ve aşırı korumacılık yüzünden pek çok şeyi kaybetmiş olması üzücü
Bunun konut ve ulaşım gibi meselelerle kolayca açıklanamayacağını vurguluyor
90’larda da banliyö aileleri ve çocukları çoktu ama bugünün çocuklarının "temel gençlik partisi" kavramını bile tanımayıp bunu bir fantezi gibi görmesinin sadece ev fiyatlarıyla açıklanamayacağını düşünüyor
Reddit ya da Twitter’daki Gen Z görüşlerini genellememek gerektiği vurgulanıyor
Reddit gibi yerlere yazan Gen Z’lerin çoğu, "internete çok uzun süre bağlı kalan aşırı online bir kesim"
Gerçek hayatta çocuklarla zaman geçirince, çoğunun Reddit ya da Twitter kullanmadığı ya da hesabının bile olmadığı görülüyor
Gerçek Gen Z çoğunluğu ile internette sesi çok çıkan küçük azınlık birbirinden çok farklı
Şimdiki "yeni nesil", önceki kuşaklarda dışlanmış insanların hissettiklerini varsayılan deneyim olarak yaşıyor
Gençlerle konuşunca, geçmişte dışlanmış grupların hissettiklerine benzeyen çok şey görülüyor
Sonuç olarak toplumun "varsayılan ayarı" başkalarından kopuk bir hale kaydı; eskiden dışlananlar çevrelerinde ne olduğunu bilir ama buna dahil olamazdı, bugün ise bir kuşak bütünüyle sosyal bağ kurma biçimini bilmeden yaşıyor ve durumu kavraması da zor oluyor
Bunu, 'herkesin olduğu partiye davet edilmemiş olma' hissine benzetiyor
Reddit’te böyle sorular soran kişiler, zaten o eski partilere de gidemeyecek tiplerdi
Benim iki çocuğumun deneyimine göre, liseliler arasında hâlâ neredeyse her hafta ev partisi oluyor
Sadece eskisine göre çok daha az içki içiliyor ve ortam daha olgun, daha açık
(90’larda lisede trans olmanın ne kadar zor olacağını düşünün)
Aşırı korumacılık ve fazlasıyla kişiselleştirilmiş bakım yüzünden bugünün çocuklarının sosyal becerilerinin zayıfladığını hissediyorum
Küçükken benden birkaç yaş büyük bir çocuğa emanet edilmemiz ya da akşama kadar her yerde dolaşmamız normaldi
Partiler televizyondaki gibi alkol ve seksin havada uçuştuğu şeyler değil, 10 kişinin tek bir bilgisayarın etrafında kola ve cips yiyip bir boss savaşını geçmeye çalıştığı zamanlardı
Bugün bunun gibi şeyler ebeveynler açısından bile riskli sayılıyor, o yüzden yapılamıyor
Çocukların başka yaşam perspektiflerini kaybetmesinin sebebi de bu olabilir
Sosyal medya, akıllı telefonlar ve aşırı korumacılığın bu kuşağa verdiği zararın düşünüldüğünden daha az olduğunu savunanlar da var
Hatta kendi kuşağımın parti kültürü daha zararlıydı gibi geliyor
1995 tarihli Larry Clark filmi "kids", gerçek partilerin olumsuz yönlerini iyi gösteriyor
Gerçek hayat "American Pie" gibi değildi. Gen Z’nin bu tür filmlerden yanlış izlenim edinmesi muhtemel
Parti kültüründeki değişimde konut, ulaşım ve barınma meselelerinin ciddi etkisi var
Parti vermek için mekân, misafirler ve onların gelip gideceği ya da kalacağı bir yer gerekir
Bugün sıradan insanlar ev sahibi olamıyor, çoğu kiralık dairelerde ya da sınırlı sayıdaki müstakil evlerde yaşıyor
Büyük evler, bahçeler, mutfaklar olmayınca büyük partiler zorlaşıyor; küçük buluşmalar da parti sayılmıyor
Ayrıca büyük evler genelde nüfus yoğunluğunun düşük olduğu ve toplu taşımanın bulunmadığı yerlerde
Arkadaşlar da artık yakında değil, internette dağılmış durumda
Öte yandan şehirde yaşayınca da evler küçük olduğu için parti vermek zorlaşıyor
Bu yüzden otellerin eşlik ettiği kongre benzeri kamusal etkinliklerin arttığı düşünülüyor
Aile ya da arkadaş evinin dağılması gibi bir risk de olmadığından herkes için daha iyi
Benim gittiğim partilerin çoğu küçük apartman dairelerinde, kiralık evlerde, dar ve tıklım tıkış alanlarda olurdu
Bugün sorun daha çok, partiye gitmeden önce hazırlanma, grupla gitme, Instagram’a uygun fotoğraf arka planı oluşturma gibi yüklerin artmış olması gibi görünüyor
Eskiden dar olsa da insanlar toplanıp eğlenirdi; şimdi o doğallık ve sadelik büyük ölçüde kayboldu
ABD’de konut sahipliği oranı son 45 yılda neredeyse hep %64 civarında kaldı
https://fred.stlouisfed.org/series/RSAHORUSQ156S
Eskiden San Francisco’daki bir apartman dairesinde 100’den fazla kişinin ayakta durduğu partiler de gördüm
15 kişi için masa yoktu; herkes yere ya da bulduğu herhangi bir yere oturup yemek yiyordu
Şehir-banliyö farkı, arkadaş çağırma meseleleri ve yaş aldıkça sosyal hayatın azalması da elbette gerçek
Ama küçük alanlarda bile, istek varsa gayet eğlenceli vakit geçirilebilir
ABD’de kuşaklar arasında konut sahipliği farkı bile en fazla 10 yüzde puan civarında
20’li yaşlardakiler kendi kuşaklarına bakıp varlıksız hissetse de, aslında eski dönemlerin 40’lı yaşlarındaki insanlarından daha iyi koşullara sahip olabilirler
Yaş ve kaynaklara dair bakış açısı farkını anlamak gerekiyor
https://www.census.gov/library/stories/2018/08/homeownership-by-age.html
Berlin’de yaşıyorum; herkes sıradan apartman dairelerinde yaşasa da ev partileri sık olur
İki odalı dairelerden misafirlerin merdivenlere taştığı bile olur
Bugünkü ebeveynlik rolündeki değişim önemli
Eşimle ben genelde önce bizim iletişime geçtiğimiz ve playdate ayarlayan taraf oluyoruz
Çocuklara arkadaşlarına vermeleri için kartvizit veriyor ya da sınıf iletişim listesi üzerinden diğer ebeveynlere ulaşıyoruz
Bizim kuşak okuldan sonra daha sık birlikte oynuyor gibiydi
Banliyöde yaşadığımız için çevre de özel olarak değişmiş değil
Diğer ebeveynlere nedenini sorunca genelde hafta sonu spor ligleri, akraba ziyaretleri ve ebeveynlik yükünden tükenmiş olmaktan söz ediyorlar
Çocuklar daha sık playdate yapsa aileler de birbirine daha yakın olur, güven oluşur diye düşünüyorum; ama gerçekte parklar bile boş
Çevremde buna sadece ben mi içerliyorum bilmiyorum
Artık neredeyse bütün ailelerde iki ebeveyn de çalıştığı için öğleden sonraları çocuklara bakmak gerekiyor; bu yüzden yaz tatilinde bile çocuklar evde kalamıyor
80’lerde tek maaşlı aileler daha yaygındı ve çocuklar yaz boyunca mahallede dolaşırdı
Şimdi ebeveynler kamp programlarını sonuna kadar doldurup çocukların sürekli gözetim altında olmasını sağlıyor, bu yüzden mahalleler boş kalıyor
Biz daha özgür bir düzene geçmeye çalıştık ama çevredeki çocuklar da hep meşgul olduğundan ikna ve müzakere gerekti
Sonunda bir ölçüde iyileşme oldu ama benim çocukken yaşadığım kadar bağımsız büyüme yine de mümkün olmadı
Çocuklar aslında birlikte iyi vakit geçirmek istiyor ama pratikte çoğu zaman daha dışlanmış ve daha asosyal hissedenler ebeveynler oluyor
Özellikle 50-60 yaşlarındaki büyükanne ve büyükbabaların getirdiği arkadaşlarda yüz yüze konuşup saat ve alma-bırakma detaylarını da konuşabiliyorsunuz
Ama 25-35 yaş arası ebeveynler çoğu zaman çocuktan arabadan indirip hemen gidiyor
Park gibi yerlerde karşılaşınca da telefonlarına gömülüp diğer ebeveynlerle az etkileşiyorlar
80’lerde ebeveynler buluşmalarda mangal yapar, havadan sudan konuşurdu; bu kültürün büyük ölçüde kaybolduğu hissediliyor
Artık tüm oyunlar playdate’e dönüştü. Eskiden "akşam yemeğinden önce dön" denirdi ve herkes mahalle arkadaşlarıyla oynardı
Biraz büyüyünce paten pistine ya da bowling salonuna gidilir, ya da her gün parkta kickball oynanırdı; bunlar hayatın doğal parçasıydı
O günler özleniyor
Bunun doğum oranı ve yeni konut üretimiyle de ilgili olduğunu düşünüyorum
Benim büyüdüğüm mahalleye yeni evli çiftler topluca taşınmıştı, bu yüzden her yerde yaşıt çocuklar vardı
Şimdi bizim mahallede çocuklu hane sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor
Eskiden ilkokul çocuklarının ödevi ya yoktu ya da lisede bile çok azdı; şimdi ise 1. sınıftan itibaren ödev arttığı için oyun zamanı azalıyor
O zamanlar buna karşı devrim yapmak gerekirdi ama artık bu da geçmişte kaldı
Son iki yılda 12 ila 40 kişilik partiler verdim ama parti kültürünün gerilediğini hissediyorum
İnsanlar neredeyse hiç karşılık olarak parti vermiyor; bu da sürekli parti düzenleme isteğini kırıyor
Partiler sayesinde dostluk kurulmasını ve yeniden davet edilmeyi umuyordum ama pratikte bu olmuyor
Kurulumun da toparlamanın da yükü bende; temizlik, yemek hazırlığı ve koordinasyon düşünüldüğünde yatırımın getirisi düşük geliyor
İnsanlar parti bittikten sonra ne yapılması gerektiğini unutmuş gibi
"Çok eğlendik, biz de bir tane yapalım" demek yerine herkes hızla unutup geçiyor
Parti vermenin sonuç ya da çıktı beklentisiyle yapılan bir şey olmamasını isterim
HN’de ROI meselesinin konuşulması ilginç
Parti eğlenceli değilse bırakılır, eğlenceliyse zaten kendi başına anlamlıdır
Parti düzenlemenin amacı yakın ilişki kurmak ya da sıra bana gelsin diye davet beklemek değil, geniş bir ağ oluşturmaktır
Derin dostluklardan çok, zayıf bağları çoğaltmak önemlidir
Gerçekten arkadaş edinmek istiyorsanız, belirli biriyle bire bir zaman geçirmek çok daha etkilidir
12-40 kişilik ölçekte potluck tam uygun olur
Ana yemeği belirleyip herkesin bir şeyler getirmesini sağlarsanız bulaşık da paylaşılır
Parti sonrası temizliğe yardım eden iyi misafirdir; etmeyeni bir sonraki davetten çıkarabilirsiniz
Her ay aynı gün düzenli yapılırsa doğal bir etkileşim oluşur
Partilerde insanların beklentileri, getirdikleri şeyler ve davranış kalıpları çok farklı olduğu için bütün yükü tek kişinin taşıması yorucudur; sürdürülebilirlik için bir sistem kurmak gerekir
Parti sayesinde "ben de davet alırım" diye beklemek yerine, aslında insanların genel olarak parti vermediği ihtimali düşünülmeli
Eğer herkes parti veriyor da sadece ben çağrılmıyorsam bu bir sorundur ama çoğu durumda insanlar zaten kendileri parti vermiyor
Gerçek yakın arkadaşlıklar bire bir zaman geçirerek kuruluyor; büyük partilerde ev sahibi yeterince sohbet edemiyor
Sürekli sadece büyük partilere giderseniz sonunda samimi konuşmalar da zorlaşıyor
Eğer San Diego’da yaşıyorsanız benim partime beklerim
Genelde masa oyunları, kamp ateşi, akşam yemeği, film ve sahil yürüyüşü oluyor; alkol şart değil
Ortalık yıkılmıyor ama her zaman keyifli oluyor
2005’te Midwest’te lise öğrencisiyken reşit olmayanların içki içmesi ve partiler yaygındı
Bunun çoğu, "cool ebeveynler" izin verdiği için mümkündü
Partilerde içki içenlerin gece orada kalması ya da ebeveynlerinin aranması gibi kurallar vardı
O dönem bugüne göre daha hoşgörülüydü
Bugün alkollü araç kullanırken yakalanırsanız hayatınız bir süre ciddi biçimde aksayabilir; eskiden ise polisin gençleri sadece eve bıraktığına dair hikâyeler duyulurdu
Bugünün çocukları çevrimiçi ve algoritmaların dünyasına hapsolmuş durumda, ebeveynler de artık böyle etkinliklere izin vermekte zorlanıyor
Reşit olmayanlara alkol sağladığı için polis tarafından suçlanmak istemedikleri için ebeveynler de daha temkinli
Aslında ortam eskisine göre daha az hoşgörülü olmaktan çok, risk toleransı büyük ölçüde düştü
Milenyal ebeveynler risk alma konusunda daha katı; Gen Z ve Gen A gençleri de kurallara daha çok uyuyor
Riskten kaçınmanın arkasında medyanın korku pompalaması, düşen doğum oranları gibi çeşitli etkenler var
Eskiden riskli davranışlar olmazsa insan sıkılırdı; şimdi ise internette düşük yoğunluklu eğlenceye kolayca ulaşıldığı için büyük risk almaya gerek duyulmuyor
Ben de benzer yaştayım; arkadaşlarımızın ebeveynleri partilerde anahtarları toplar ve "burada güvendesiniz" havası yaratırdı
Alkollü araç kullanırken sorun çıkaran bir arkadaş sonsuza dek davet listesinden çıkarılmıştı; sonradan gerçekten bir DUI sonucu hayatını kaybetti
90’lar/2000’ler anıları özleniyor
Bu toplumsal dönüşümün daha derin nedenleri olduğunu düşünüyorum
Bu yazının değinmediği noktalardan biri de şu: Eskiden yalnızca erkekler ev dışında çalışırken, evde kalan kadınlar çok izoleydi
Bu yüzden kadınların sosyal toplantıları ya da küçük gathering’leri önemli bir toplumsal işlev görüyor olmalıydı
Kadınların iş hayatına katılmasıyla, iş yerindeki ilişkiler mahalle bağları kadar derin olmasa da yalnızlığı bir ölçüde hafifletiyor
Şimdi ise çift gelirli hanelerde herkes yorgun ve parti hazırlamak başlı başına ekstra bir işe dönüşmüş durumda
Ev de giderek aile ve ekranlar için bir mekâna dönüşmüş halde; çocuklar için de evde sosyal buluşma yerine online olmak daha doğal hale geldi
Konserler ya da toplantılar bile artık eskisi kadar enerji vermiyor
Artık tek bir kişinin sırtlandığı bir iş değil; mesai sonrası ya da hafta sonu halledilmeye çalışılıyor ve bu da neredeyse 20 saate varan bir zaman gerektiriyor
Eski parti kültürünün alkol tüketimine ne kadar çok dayandığı yeterince hesaba katılmıyor gibi geliyor
Mothers Against Drunk Driving gibi örgütlerin çalışmaları ve sert DUI yasaları da önemli etkenler
70’lerde ve 80’lerde birkaç içki içip direksiyon başına geçmek çok yaygındı, hatta öğle yemeğinde bile içki içilirdi
Bugün insanlar designated driver, taksi (kırsalda yok) ya da doğrudan içmemeyi tercih ediyor
Bu atmosfer yüzünden sosyalleşme süresi de kısalıyor, herkes erken dönüyor
Ertesi gün işe gitme zorunluluğu da işin pratik tarafı
Eskiden de reşit olmayanlara alkol vermek yasaktı ama ebeveynlerin gerçekten cezalandırıldığına pek rastlamıyordum
Görünüşe göre artık yaptırım daha sıkı
Araba kullanmadan gidip gelinebilen bir mahalle yapısı varsa durum daha iyi olabilir
0.08 sınırı yine de iki üç içkiye alan tanıyor
Kültürel değişimlerde birçok etken birlikte rol oynuyor
Birincisi, ABD’nin dava kültürü ve bunun doğurduğu aşırı riskten kaçınma
İkincisi, eskiden bütün hataların hızla unutulmasına karşın şimdi sosyal medya sayesinde her şeyin kalıcı biçimde kayda geçmesi
Spor merkezli okul kültürünün aşırı güçlenmesi de ayrı bir sorun
Eskiden hafta sonu davet edilmediğiniz bir partiyi pazartesi okulda duymak moral bozucuyduysa, şimdi SNS canlı yayınında davet edilmediğiniz anları gerçek zamanlı görmek çok daha yıkıcı
Dürüst olmak gerekirse, eski parti kültürü biraz da içip araba kullanma alışkanlığı sayesinde mümkündü
Bugün de tamamen yok olmuş değil ama eskisi kadar yaygın değil
Ya da yürünebilir mahalleler ve toplu taşıma sayesinde mümkündü
Uber çıktıktan sonra insanın kendi arabasını sürmek zorunda olmaması yardımcı oldu
2009’a kadar parti kültürünün hâlâ var olduğuna dair veriler de var
Fiyatlar ve ekonomik koşullar da o kadar önemli
Üniversite yıllarında dive bar’larda ucuz fıçı bira ile düşük bütçeyle eğlenebiliyorduk
Şimdi ise bir içki $10 olmuş, üstüne giriş ücreti de var; bu da ciddi yük
1800’lerde New England’da da alkollü araba kullanma var mıydı diye yapılan bir şaka da geçiyor
Benim büyükannem yerel bir hava kuvvetleri eşleri kulübünün başkanıydı; evlerinde hep içki olur, her gün çeşitli insanlar uğrardı
En az 10 kadar komşuyla çok yakınlardı ve eski komşularıyla da bağlarını sürdürürlerdi
Bugünün Amerika’sında böyle bir topluluk duygusunu bulmak zor geliyor
Göçmen topluluklarında hâlâ yaşıyor olabilir ama artık çoğu yerde komşularla temas, ticari bir sebep yoksa neredeyse hiç kalmadı
Benim yaşadığım işçi sınıfı sokağında komşuluk kültürü hâlâ canlı
Telefonsuz yaşarken dışarıda tinyhome inşa etmem sayesinde komşularla yakınlaştım
"Nasıl ulaşabiliriz?" diye sorduklarında, "öğleden gün batımına kadar doğrudan zile basıp gelin" diyorlar
Son iki yılda 24 hanenin tamamıyla yakınlık kurdum (çoğu kiralık)
Yeni bir komşu gelince bir hafta sonra bir bira ve sohbet teklifiyle ilk adımı ben atıyorum
Varlıklı mahallelerde yaşadığım zamana kıyasla işçi sınıfı komşularım çok daha sıcak, cömert ve paylaşımcı
Telefon kullanımını azalttım, komşularla birlikte çim biçme makinesi bile ortak kullanıyoruz
Topluluğun yaşaması için gerçekten yüz yüze temas kurmak ve komşu gibi davranmak gerekiyor
Güney Kaliforniya’da da eskiden farklı göçmenlerin bir arada yaşadığı canlı mahalleler vardı
Pandemiden sonra konut fiyatları patladı, nüfus hareketliliği arttı; müzik sustu, geceler sessizleşti
İnsanlar da birbirinden uzaklaşıp daha çok kendi işine bakar hale geldi
Hâlâ göçmen mahalleleri ama gelenlerin kökenleri değiştikçe kültürel farklar ve ekonomik baskılar da etkili oluyor gibi
Kendi deneyimime göre, HOA olmayan nehir kıyısı kasabalarında komşularla partileyip gün batımında bira içme anıları çoktu
Askerî topluluklar da belirgin biçimde daha sıkı bağlı ve aile gibidir
Az sayıda evin bulunduğu bir cul-de-sac’a taşındıktan sonra kendimi tanıtan ve iletişim bilgisi bırakan notları komşuların posta kutularına koydum
Yanıt veren yalnızca 1 komşu oldu; hatta notu geri bırakan bile vardı
Mahallenin ne kadar soğuk olduğunu böyle anladım
Göçmen topluluklarında ya da yaşlı nüfusun yoğun olduğu mahallelerde komşuluk kültürü hâlâ daha canlı olabiliyor
Ya eski kültürü korudukları için ya da yalnızlık nedeniyle, bu topluluk özellikleri oralarda yaşamaya devam ediyor