- GPT kodlamayı iyi yapmaya başladıkça "Kodlama öğrenmek gerekir mi?" sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
- "Kodlama öğrenmek gerekir mi?" sorusu, hayatta kalma motivasyonuyla sorulan bir soru. O halde bunu, "Yapay zeka çağında hangi şeyi öğrenmek hayatta kalma gücünü artırır?" diye sorabiliriz.
- Teknik olan şeyler önce ikame edildikten sonra, geriye başkalarının ne istediğini anlayabilmek ve bunu karşılayabilmek gibi daha özsel olan şeyler kalır.
- Başkalarının ne istediğini anlamak empati yeteneğidir; bunu karşılamak ise yaratıcılıktır.
- Yaratım, belli ölçüde istikrarlı bir bilgi sistemi olduğunda mümkündür. Yeni teknolojilerle bilgi sistemi sürekli değişiyorsa, yaratıcı kapasiteyi etkileyen şey yeni olanı hızla öğrenme ve uyum sağlama becerisidir.
- Yeni olanı hızlı öğrenebilmek için, karmaşık şeyleri parçalara ayırıp sadeleştirebilmek gerekir. Kodlama, bu beceriyi geliştirmede etkilidir.
- Kodlamadan daha etkili bir yöntem varsa, özellikle kodlama öğrenme gereği ortadan kalkar.
7 yorum
Benim kişisel düşüncem şu...
Yazılım geliştirme içinde gerçekten çok çeşitli alanlar var ama
programmingaçısından bakıldığında, bunun yapay zeka tarafından ikame edilmesi çok kolay bir alan olduğunu düşünüyorum.Verinin kendisi çok yapısal, eğitim verisi de çok fazla ve yapay zekayı geliştiren insanlar da sonuçta
geliştiriciolduğu için bu durum daha da geçerli bence.Bu yüzden Programming, yani kod üretme ve düzenleme alanının dışındaki başka alanlara da odaklanmak gerekmez mi diye düşünüyorum.
Öte yandan,
öğrenmeaçısından bakıldığında kodlama öğrenmenin gerekli olduğunu düşünüyorum.Öğrenme açısından kodlama eğitiminin gerekli olduğunu düşünen çok kişi var gibi görünüyor :)
Kodlamada uygulama ağırlığını azaltıp problem çözme becerisini geliştirmemiz gerekmiyor mu? Ayrıca, bence kod incelemesi yapabilmek için de kod yazmayı bilmek gerekiyor.
Sorun çözme becerisini geliştirmek gerektiği sözü sanırım doğru!
Kodlamadan daha etkili bir yöntem varsa, özellikle kodlama öğrenmeye gerek kalmaz.
Bu sonuçta kodlama öğrenmek gerektiği anlamına gelen bir paradoks değil mi?